DERMOKOZMETİK GÜNEŞ ÜRÜNLERİ

30 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Cilt Bakımı, Güzellik

PHARMETIC SAĞLIK DERGİSİNİN ÖNERDİĞİ  DERMOKOZMETİK GÜNEŞ ÜRÜNLERİNİ SİZ MODERN KADINLAR İÇİN YAYINLIYORUZ. ANNELER GÜNÜNÜNDE YAKLAŞMAKTA OLDUĞU BU GÜNLERDE, BU ÜRÜNLERDEN BİR TANESİNİ ANNENİZE HEDİYE EDEBİLİRSİNİZ.

BABE, AFTER SUN ( GÜNEŞ SONRASI LOSYON) PH6 200 ML

Yüz ve vücut için çabuk emilen, hafif kıvamlı, ferahlatıcı losyondur. Güneşlenme sonrasında tahriş olmuş cildi nemlendirir ve yumuşatır. Zengin shea butter içeriği ile cildin hidrolipitik tabakasının beslenmesine yardımcı olur. Hipoalerjiktir. Paraben içermez. Kullanımı: Güneş sonrası cilde masaj yaparak uygulanır.

Fiyatı: 36,50 TL

babe dudak koruyucusuBABE, DUDAK KORUYUCU SPF 30

Dudakları korur. Dudaklarda etkili nemlendirme ve yumuşatma sağlar. UV ışınlarına karşı korur. Metabolizmayı stimule eder. Epedermisi yeniler. Yumuşatıcı etkisi vardır. Dış etkilere karşı dudaklarda bariyer görevi görür.

Fiyatı: 12,50 TL

 

ddfDDF, ENHANCING SUN PROTECTION SPF 30

Gözle görülür kızarıklıkların en düşük seviyeye inmesine yardımcı olur. Antienflamatuar ve antioksidan özellikteki etkili içeriğiyle cildi yenilemeye, yatıştırmaya ve korumaya yardımcı olur. Güneş ışınlarına maruz kalmadan 15-30 dakika önce ve ihtiyaç duyulduğunda bolca ve eşit olarak yüze ve vücuda uygulayınız. Giyinmeden önce ürünün emilerek kuruduğundan emin olunuz. Uygulama sonrası ellerinizi yıkamadan ağız ve göz temasında bulunmayınız. Yüzdükten havlu ile kurulandıktan sonra veya güneşe uzun süre maruz kalındığında sık aralıklarla tekrar uygulayınız. 6 aydan küçük bebeklerde sadece doktor tavsiyesi ile kullanınız. 113.4 g.

Fiyatı: 75  TL

skinceuticalsSKINCEUTICALS, ADVANCED UV DEFENSE SPF 30 YÜKSEK KORUMA

İçerdiği Mexoryl SX ve XL ile cildi UV ve UVB ışınlarının zararlı etkilerine karşı korur ve nemlendirir. Tüm cilt tipleri için, özellikle de hassas ciltler için uygundur. Cildi erken yaşlanmadan, lekelerden ve cilt kanserine kadar gidebilecek olumsuz etkilerden koruyabilmek için SkinCeuticals Advanced UV Defense SPF 30 profesyonel bakım ürününüzü yaz kış günlük bakım ürünlerinizle birlikte kullanmanız önerilir. 100 ML

Fiyatı: 80 TL

baby blanketBABY BLANKET, BEBEKLERE ÖZEL SAÇLI DERİ GÜNEŞ KORUYUCUSU SPF 45 +

Alkol içermeyen özel formülü ile bebeklerin hassas saçlı derilerinin korunması için geliştirilmiştir. Suya dayanıklılığı, hipoalerjikliği, tahriş etmeyen, PABA içermeyen ve rahatsızlık hissi vermeyen yapısı dermatologlarca test edilmiştir.

Fiyatı: 44.90 TL

dermalogicaDERMALOGICA, GÜNIŞIĞINDAN KORUNMA SİSTEMİ, GÜNEŞ KORUMASINA BAKIŞI TAMAMEN DEĞİŞTİRİYOR!

Cildi güneş ışınlarına karşı yaz-kış korumak gerektiğine inanan Dermalogica, özel olarak geliştirdiği Smart Booster Teknolojisi ve gündüz nemlendiricisi gibi kullanılabilecek bir yapıya sahip. Bu sistemin ürünleri ile cildiniz güneşe karşı koruma altına alınıyor.

 

darphin-vital-protection-spf50DARPHIN, VITALPROTECTION SPF 50

Darphin ile güneşlenirken gençleşin… Vitalprotection SPF 50 güçlü antioksidan özelliği ve yüksek koruma faktörüyle cildi güneşe ve olgunlaşmaya karşı korurken lüksü yaşatıyor!

Fiyatı: 149 TL

 

BABY BLANKET, GÜNEŞ KORUYUCU CONTINUOUS SPREY SPF 50+

Çok hareketli bebekler için kullanım kolaylığı getirmektedir. Suya dayanınıklığı, hipoalerjenikliği ve rahatsızlık vermeyen hassas yapısı dermatologlar ve pediatristler tarafından test edilmiştir. Alkol içermez. Bebeklerin cildinde normale göre 50 kat daha fazla koruma sağlar. Koruyucu etkisini, suda 80 dakika kadar muhafaza edebilmektedir. 150 ml

Fiyatı: 69.50 TL

bioderma_photo50BIODERMA, PHOTODERM MAX FLUIDE SPF 50+ (UVA 38)

Karma ve yağlı ciltler için akışkan yapıya sahip güneş koruyucu. Hücresel BioProtection patenti ile cildin Uv’ye karşı doğal savunma sistemlerinin aktive edilmesini destekler. Bu sayede güneş yanıklarına karşı güvenli koruma sağlar ve güneş kaynaklı erken yaşlanmanın önlenmesine yardımcı olur. Geniş spektrumlu UVA  ve UVB koruması ile hücresel hasar riskinin azaltılmasına destektir. Yüz bölgesine kullanılabilir.

Fiyatı: 49.50

Ducray_Nutricerat_concentDUCRAY, NUTRICERAT CONCENTRE

Güneşin zararlı ışınlarına maruz kalarak kuruyan saçları nemlendiren, durulanmayan bakım. Saç uçlarına uygulanarak, saçı nemlendirir ve onarır.

Fiyatı: 46 TL

 

LA ROCHE POSAY, ANTHELIOS XL

Maximum UV koruma, minimum kimyasal içerik. Yenilenen formül; Mexoplex teknoloji, daha yüksek UVA VE UVB koruma, daha az filtre ile daha çok koruma, parfüm içermez, paraben içermez. Akışkan ve renkli dokusuyla kolayca emilir. Karma ve hassas ciltlerin kullanımı için uygundur. Yüz bölgesinde kullanılabilir.

Fiyatı: 49.90 TL

avene-spray-spf50+EAU THERMALE AVENE, 50+SPF SPREY GÜNEŞ KORUYUCU

Eau Thermale AVENE 50+SPF Sprey Güneş koruyucu alana 200 ml güneş sonrası nemlendirici bakım kremi Reperateur Apres Soleil bedava. Her tip cilt için çok yüksek korumalı vücut güneş spreyi ve güneş sonrası rahatlatıcı, nemlendirici, yeniden yapılandırıcı bakım sütü özel kutusunda!

Fiyatı: 55 TL

BEYOĞLU

28 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet

SİNEMA ÇIKIŞI İSTİKLAL CADDESİNDE UĞRAYABİLECEĞİNİZ 8 YER

fransız kültür merkeziFRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ

Eski Fransız Hastanesi’nden dönüştürülen kültür merkezi yıl boyu sanat aktivitelerine sahne oluyor. İstiklal Caddesi no:4′teki mekanın programı her daim dopdolu. Örnek olarak 8 Mayıs’ta, 19. yüzyıl Osmanlı ressamlarının eserlerinin görülebileceği Pera Sergilerini rehber eşliğinde gezebilirisiniz.

 

fotoğrafeviFOTOĞRAFEVİ

İstanbul’u, Türkiye’yi ve dünyayı fotoğraf üzerinden okumak için bu mekana uğramalısınız. Yılın 365 günü sergiler, söyleşiler ve projelerle renklenen mekanda fotoğraf kursları ve geziler de organize ediliyor. Şehrin önde gelen fotoğraf sanatçılarının uğrak yeri olan mekan, Tütüncü Çıkmazı no:4′te. Tel: 0212 249 02 02

 

mısır apartmanıMISIR APARTMANI

Galerileri, tiyatrosu ve restoranlarıyla Beyoğlu’nda sanatın yeni adreslerinden. Art Nouveau stilinde inşa edilen 1910 tarihli apartman, İstiklal Caddesi no: 163′te. İstiklal Marşı’nın yazarı vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un bir dönem yaşayıp hayata veda ettiği yüksek tavanlı apartmanın kendisi de bir sanat eseri.

 

 

 

galatasaray hamamıGALATASARAY HAMAMI

Dan Brown, John Travolta ve Monica Molina gibi isimlerin müşterisi olduğu tarihi hamam, Turnacıbaşı sokak no:24′te. Geçmişte paşaları ağırlayan 1481 tarihli hamam; köpüklü paşa masajı, tellak şovları ve gelin damat organizasyonlarıyla ünlü. 07:00-22:00 arası açık. Tel: 0212 252 42 42

 

asmalı mescit gece kulübüASMALIMESCİT

Dünyanın en eski metrolarından biri olan Tünel’in karşısındaki geçit ile arkasındaki mahalleye yayılan eğlence mekanları son dönemlerin gözdesi. İran, Thai, Rum mutfaklarının da aralarında bulunduğu etnik restoranları ve açık hava bistrolarıyla ünlü bölge, İstanbul’un gözde gece kulüplerinin e ev sahibi.

 

pera müzesiPERA MÜZESİ

Meşrutiyet Caddesi’ndeki müzede Osmanlı’dan esinlenmiş oryantalist ressamların tabloları ile ”Anadolu Seramik, Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu” sergileniyor. Pablo Picasso’nun Sulte Vollard gravürleri ile İstanbul’un Tarih Sahnesi sergileri ise Nisan sonuna kadar pazartesi hariç her gün açık. Tel: 0212 334 99 00

 

balık pazarıBALIK PAZARI

En lezzetli Boğaz balıklarının tezgahları süslediği tarihi pazardaki çeşitlilik şaşırtıcı: Midye ve turşucu dükkanları, sahaflar, şarküteriler ve aktarlar… Darbuka ve keman performanslarının şenlendirdiği yakın çevredeki restoranlarda deniz ürünlerinin ve mezelerin tadına mutlaka bakmalısınız.

 

avrupa pasajıAVRUPA PASAJI

Biri Balık Pazarı’na diğeri Galatasaray Meydanı’na açılan iki kapılı tarihi pasaj, nostalji tutkunları için gerçek bir hazine. Osmanlı madalyonları, eski İstanbul plakları, antikalar, şapkalar, fularlar… Dış cephelerini kadın heykellerinin süslediği karşılıklı on bir dükkanın sıralandığı asırlık pasaj, 08:30-20:30 arası açık.

HIZLI GÜZELLİK ÖNERİLERİ

26 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Güzellik, Manşet

Acil hazırlanmanız gerekiyor ve çok fazla vaktiniz yok mu? Pratik bakım önerileriyle 2 dakikadan 30 saniyeye kadar saçlarınızda, cildinizde ve makyajınızda kusursuz bir görünüm elde edebilirsiniz.

DOĞAL GÖRÜNÜMDOĞAL GÖRÜNÜM

2 DAKİKA: Cildinizi fondöten veya pudrayla hafif renklendirdikten sonra elmacık kemiklerinize ve çene altınıza cilt renginizle uyumlu bir allık sürün.

30 SANİYE: Işık yansıması hilesini uygulayın. Altın renkli bir allığı burnunuzdan elmacık kemiklerinize doğru fırçayla sürün.

 

 

 

KUSURSUZ BİR CİLTKUSURSUZ BİR CİLT

2 DAKİKA: Cildinizdeki kusurlu bölgeleri kapatmak için, cilt renginizden bir ton açık kapatıcıyı yüzünüze sürün.

30 SANİYE: Cildinizdeki akneleri kamufle etmek için yatıştırıcı özelliği olan temizlik ve bakım ürünlerinden destek alın. Parlamalardan kurtulmak için de yüzünüzü tonik ile silin.

NEUTROGENA, DEEP CLEAN

Cildi kir ve yağdan arındıracak temizleme jeli.

SAÇLarınız ışıldasınSAÇLARINIZ IŞILDASIN

2 DAKİKA: Kuru ve elektrikli saçlarınız için birkaç damla bakım kremini saçlarınıza sürün. Bir dakika kadar saç kurutma makinesini tutun.

30 SANİYE: Sönük ve parlaklığını yitirmiş saçlarınızın, daha ışıltılı ve canlı görünmesi için, besleyici bakım spreylerinden destek alabilirsiniz.

ORGANIX

Yeşil çay ve nane özleriyle saçlara canlılık veren koruyucu sprey.

pürüzsüz bacaklarPÜRÜZSÜZ BACAKLAR

2 DAKİKA: Bacaklarınızda oluşan pul pul dökülmeleri önlemek için ilk önce kese yapın. Böylece ölü derileri temizlemiş olursunuz. Bu işlemden sonra su bazlı bir nemlendirici kullanın.

30 SANİYE: Banyodan çıkarken bacaklarınıza soğuk su tutun. Böylece kan dolaşımınız hızlanacak ve diri bir görünüme kavuşucaksınız. Sonra içeriğinde avokado, susuam, badem gibi doğal yağlar bulunan kremler veya masaj yağları uygulayın.

GEHWOL, FUSSKRAFT

Avokado özüyle bacakları besleyen, canlandıran krem.

dudaklarÇEKİCİ DUDAKLAR VE YANAKLAR

2 DAKİKA: Avucunuza alacağınız az miktarda nemlendirici kremi yanaklarınıza ve dudaklarınıza iyice yedirin. Renkli bir nemlendirici de tercih edebilirsiniz. Ardından cilt renginize uygun bir parlatıcı sürün. Seçtiğiniz renk tonlarının birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edin.  Şeftali- kayısı ikilisi gibi…

30 SANİYE: Hem nemlendirici özelliği olan hem de renkli, ikisi bir arada rujları ve kullanımı çok kolay olan krem allıkları tercih edin.

GOLDEN ROSE

Dudaklara renk ve nem veren ruj.

sally hansenKUSURSUZ AYAKLAR

2 DAKİKA: Banyodayken ayak tabanınızda ve topuğunuzda oluşmuş sert bölgeleri ayak taşıyla ovalayın. Nemli bir yerde bu işlemi yapmanız sert bölgelerin kolayca yumuşamasını sağlar. Ölü derilerden arındırmak için peeling uygulayın. Ayaklarınızı kuruttuktan sonra nemlendirici ayak kremiyle masaj yapın.

30 SANİYE: Ayaklarınızı yumuşatmak ve rahatlatmak için yeşil çay özlü nemlendirici kullanın.Bunun yanında yoğun nemlendirici özelliği olan vazelin ve buğday yağı da kullanabilirsiniz.

SALLY HANSEN, HYDRATING FOOT CREME

Ayaklara yoğun bakım yapan krem.

YAZ GELMEDEN SELÜLİTLERE VEDA

26 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Cilt Bakımı, Güzellik, Kadın Sağlığı, Manşet

B’IOTA LABORATUVARLARI MEDİKAL MÜDÜRÜ DR. ÖMER TEZCANER, SELÜLİTLE İLGİLİ GERÇEKLERİ ANLATTI…

selulitSelülit dolaşım, genetik yapı, hormonlarla ilgili bir sorundur. Kadınlarda ergenlikle birlikte başlayan hormonal değişiklikler, genetik nedenler veya dolaşım bozukluğu kişinin sağlıksız yaşam tarzıyla birleşerek selülit oluşumuna neden olabilir. Yapılan araştırmalara göre kadınların %90′ının selülit sorunu yaşadığı belirlenmiştir. Ergenlik çağından itibaren görülmeye başlanan bir sorun olan selülite karşı 14-15 yaşlarından itibaren önlem almak daha iyi sonuç verir.

 

SELÜLİTE KARŞI NE YAPMALI?

Selülitin oluşumunu engellemek ve görünümünü en aza indirmek için bunlara dikkat edin!!!

Sabahları kalktığınızda bir bardak ılık suyun içine, birkaç damla limon veya elma sirkesi damlatıp için. Bu şekilde metabolizmanız daha hızlı çalışacak ve yağ yakımınız hızlanacaktır. Gün içinde 2 litre su içmeye dikkat edin.

Günde en az 1 bardak taze sıkılmış greyfurt suyu için. Greyfurt, yağları parçalayıcı özelliğiyle selülitlerin görünümünü azaltır ve cildinizin daha canlı görünmesini sağlar.

Siyah çay ve kahve yerine bitki ve meyve çaylarını tercih edin. Biberiye, funda, sinameki, karanfil, zencefil ve lezzetini sevdiğiniz çayları için. Bal ve limonla tatlandırın.

Tuz, şeker ve şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun.

Kızartmalardan ve yağlı yiyecekler tüketmekten kaçının. Yemeklerinizi haşlanmış, buharda pişmiş ya da buğulama olarak tercih edin.

Haftada en az iki kez balık tüketin. Izgara ya da buğulama yapın.

Vitamin ve minerallerden destek alın. A ve E vitaminleri derinin görünümünü düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum ise dokuları kuvvetlendirir.

Bol bol taze sebze ve meyve tüketin. Siyah üzüm, kırmızı greyfurt, portakal, elma, enginar, brokoli, ıspanak ve maydonozu tercih edin. Meyveleri yemeklerinizden 2 saat sonra veya öncesinde tüketin.

Selülit giderici ürünlerden destek alın. Antiselülit kremleri deriye direkt nüfuz edip yağ hücrelerini etkiliyor. Selülitler tamamen yok olmasa da görünümlerini azaltmak mümkün.

MASAJSelülitlerden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biri de masaj. Evde kendi kendinize bile bunu yapabilirsiniz. Antiselülit kremleriyle yapacağınız masajla daha etkili sonuç alabilirsiniz.

Beslenme ve antiselülit ürünleri yanında, mutlaka düzenli olarak spor ve yürüyüş yapmalısınız. Günde 15 dakika bile ayırmanız sonucu olumlu etkileyecektir.

 

 

 

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

CLARİNS, LIFT-MINCEUR HAUTE DEFINITION

Cilt yüzeyini sıkılaştıran ve gerginleşmesine yardımcı olan losyon.

Fiyatı: 128 TL

M. ASAM, BODY STYLING CREME

Üzüm çekirdeği ekstresi, yeşil çay ve jojoba yağı özleriyle cildi şekillendirici krem

Fiyatı: 86 TL

biothermBIOTHERM, CELLULI LASER INTENSIVE NIGHT

Üçlü bitkiler ile şeker karşıtı bileşenlerle harmanlanmış. Selüliti kontrol altında tutmak için mikro dolaşımı canlandırır.Vücudun depoladığı yağ ve şekeri enerjiye dönüştüren inceltici losyon.

Fiyatı: 159 TL

Strawberry fiyatı: 70 TL

 

NIVEA, GOOD-BYE CELLULITE

Cildin sıkılaşmasına ve selülitlerin azalmasına yardımcı krem

Fiyatı: 29 TL

MURAD, FIRM AND TONE SERUM

Sıkılaştırıcı ve tonlayıcı serum. Cilt içinde dolaşımı harekete geçirir. Sıkılığı ve esnekliği arttırır. Selülit ve çatlakların görünümünü fark edilir derecede azaltır. Selülitleri 8 haftada azaltmayı hedefler.

Fiyatı: 210 TL

Strawberry Fiyatı: 99 TL

korresKORRES, BLACK TEA AND VERBENA ANTI- CELLULITE CREAM GEL

Vücut hattını yeniden şekillendirmeye yardım eden krem jel. Yağ birikimini önleyen siyah çay, mine çiçeği ve kafeini birleştirir. Mineral yağlar, silikon ve paraben içermez. Dermatolojik olarak test edilmiştir.

Strawberry Fiyatı: 64 TL

 

 

 

laura mercierLAURA MERCIER, CREMEE BRULEE SUGAR SCRUB

Şeker tanecikli ovucu. İçerdiği macadamia nut ve tatlı badem ile cildi yumuşatırken, A ve E vitaminleriyle cildi nemlendirir ve yatıştırır. Cildin yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlar.

Strawberry fiyatı: 73 TL

 

ÇOCUKLARIMIZLA DOĞRU İLETİŞİM KURABİLİYOR MUYUZ?

23 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Manşet, Çocuk Sağlığı

Anne babalar, çocuklarıyla bir sorun, bir sıkıntı yaşadıklarında, çocuğa soru sorarak ya da öğüt vererek sorunların çözüleceğini düşünürler. İlişkilerin sağlam temellere oturması için tabii ki anne babalar çocuklarıyla konuşmalıdır. Çocuklar da anne babalarıyla konuşma gereği hissetmelidir. Ancak yaklaşım iyi niyetli olsa da sorunu çözmeye yetmez; hatta içinden çıkılmaz hale getirebilir. Yanlış yaklaşımlar çocuk ile  anne baba arasındaki iletişime engel oluşturabilir.
 
Öyleyse Doğru İletişim İçin Nelerden Uzak Durmalıyız?
 
 
emir vermekEMİR VERMEK, YÖNETMEK     
 
İster yetişkin ister çocuk olsun, kimse emir almaktan hoşlanmaz. Kendisi ile ilgili bir konuda en az bir seçeneğinin olmasını beklemek herkesin hakkıdır.
Örnek:  Başka annne babaların ne yaptığı umurumda değil, eve en geç saat 7′ de geleceksin!
                   Annenle böyle konuşma !
                   Şikayet etmeyi bırak!
 
TEHDİT ETMEK, GÖZDAĞI VERMEK
       
Tehdit edilen çocuk, kendini korumaya geçip benzer bir tavır takınabilir ya da sinip köşesine çekilir. Ancak iç dünyasında bunu büyütür. Tehdit sevgiyi törpüler, güvensizlik yaratır.
Örnek:Eğer yatağa hemen şimdi gitmezsen dayağı şimdi yiyeceksin!
                 Geçen gün ağladığında başına neler geldiğini biliyorsun değil mi?
 
dövülmüş çocukYARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, SUÇLAMAK
 
Yargılanan, her davranışı eleştirilen ve suçlanan çocuk, kendisine bu davranışları sergileyen kişiye karşı tepki geliştirir. Sürekli savunma durumunda olur. İçten içe olumsuz düşünceler geliştirebilir. Kendisine yapılan olumsuz eleştirileri içselleştirebilir. Bir süre sonra bakarsınız ki çocuğunuz tıpkı eleştirdiğiniz gibi olmuş.
Örnek:Sen çok pis bir çocuksun
                 Her zamanki gibi yine hatalısın.
                  Çok düşüncesizsin.
 
AD TAKMAK, ALAY ETMEK, UTANDIRMAK
 
Bu eylemlerin üçü de çocuğun öz güvenini yerle bir eder. Zayıf kişilikli, korkak, kendini sevemeyen bir birey olur.
Örnek:Korkak sen de.
                 Koskoca çocuk oldun hala ağlıyorsun.
         
KARŞILAŞTIRMAK- KIYASLAMAK
 
Sürekli olarak başkaları ile kıyaslanan çocuk kendini değersiz hisseder. Motivasyon sağlamak için başvurulan bu yöntem, geri teper. Bu yalnızca çocuğun hevesini kırmaya yarar.
Örnek:Bak ablan ne güzel yemek yiyor.
                 Ayşe Hanım’ın kızının karnesini gördün mü? Bir de kendi karnene bak.
 
VAAZ VERMEK, AHLAK DERSİ VERMEK
 
Sadece çocuklar değil, yetişkinler de vaaz dinlemekten hoşlanmazlar. Söylenenler ne kadar doğru olsa da, yöntem yanlış olduğundan, bir işe yaramaz. Bu tutumu sergileyen ebeveyn çocuğu kendinden uzaklaştırır.
Örnek:Sen her zaman öğretmenlerine saygılı olmalısın.
                 Biri bir şey okurken rahatsız edilmez.
 
Çocuklarımızla aramızdaki iletişimde doğru davranışlar nasıl olmalıdır? Elbette saygı birinci sırada gelir. Çocuk da olsa onun bir birey olduğunu hep hatırlamalıyız. Çocuklarımız bizim aynamız gibidirler. Ne görürlerse onu yansıtırlar.
Beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz davranışları varsa, önce dönüp kendimize bakmalıyız. Kendi yanlışlarımızı düzeltmeye çalışmalıyız öncelikle. Geriye, doğru davranışları ona nasıl öğreteceğimiz kalır ki, bu da biraz çaba, biraz sabır ve bolca da sevgi gerektirir.
Ona doğruyu öğretmenin yolu, her zaman yanında olduğumuzu ve onu ne kadar sevdiğimizi hissettirmekten geçer.
Bir sorun ile bize geldiği zaman, yapılacak en iyi şey onu dinlemektir.
Hemen, ne yapacağını söylemek yerine, önce onun ne düşündüğünü sormak doğru olan tutumdur.
Ona sınırlamalar koyarken çok katı olmaktan uzak durmak gerekir.
Kuralları koyan büyükler olmalı. Ancak, çocukların fikirleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır. Mantık çerçevesi içinde davranılmalıdır.
Çocuklarında olumsuz davranışlar gören anne babalar üzülürler. Bunun sonucu olarak duygusal davranırlar. Yaptığı yanlışı yüzüne vurmak, yapılan en büyük yanlışlardandır. Bunun yerine sakince konuşmak,
kişiliğine değil, davranışına yönelik eleştiri yapmak daha uygundur.
Güzel davranışlarından övgü ile söz etmeli. Hatalı davranışı ile doğru davranışlarını kıyaslamak, hatasını görmesini sağlar.
Takdir görmek, onu doğru davranışlar, iyi alışkanlıklar edinme  konusunda motive edecektir.
Sevgi dolu yarınlar dileğiyle…..

VAN; DOĞUYA AÇILAN KAPI

21 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Manşet

VAN, kendine has bir şehirdir. Bir yandan tarihi mirası bir yandan da kahvaltısından kedisine dek kendine özgü değerleriyle Van, ekonomik açıdan büyük potansiyel sergileyen illerimizden biri.

TURİZM POTANSİYELİ

vanVan, tarihi boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış ve bu kültürlerin zenginliğini bugünlere taşıyabilmiş bir kent. Asurlular, Urartular, Persler, Bizans İmparatorluğu, Türkmenler, Selçuklular, Osmanlılar gibi dönemin en güçlü uygarlıkları, Van’ı önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmışlardır. Özellikle Urartu medeniyetini anlamak, geçmişten bugüne olan izleri takip etmek için bu medeniyetin başkenti olan Van’ı ziyaret etmek bir zorunluluktur. Tüm bu zenginsel miras, Van’ı turizm açısından bir cazibe merkezi haline getiriyor. Van halkından yöneticisine kadar her noktada turizmin önemini kavramış bir kent. Bu potansiyeli hayata geçirme konusunda da herkes üzerine düşeni yapıyor. Öyle ki geçtiğimiz aylarda düzenlenen EMITT Fuarı’na çıkarma yapan Van, bu fuarda ” En Etkili Tanıtım Ödülü”ne layık görüldü.

VAN’I GEZERKEN…

akdamar kiliseAKDAMAR ADASI, turistlerin ilgi odağı.

Adadaki ERMENİ KİLİSESİ mimari detaylarla dikkat çekiyor.

VAN MÜZESİ, özellikle Urartu dönemi eserleri açısından oldukça zengin.

Selçuklu döneminden kalan Kümbet örnekleri.

ENGİNAR

20 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Ana Yemekler, Genel, Manşet, Yemek

Tadı kadar görünüşüyle de ilginç bir sebzedir  enginar. Aslında enginara sebze demek haksızlık olur. Hem tadı hem de yararları bakımından çok özeldir.
Batı ve Orta Akdeniz bölgelerinin yerli bitkisidir. İlk çağlarda Doğu Akdenizde yetiştirilmiş, dünyaya oradan yayılmıştır.
Nisan ayının 15′i ile Mayıs ayının ortaları en güzel olduğu zamandır. Bundan sonra kartlaşmaya  ve lifleşmeye başlar. Seviyorsanız ya da hiç tatmadıysanız, bizden hatırlatması.
Enginarın etken maddesi  ”Cinarin” dir. İşte bu maddenin sayesinde safra kesesi ve karaciğerde toplanan nikotin, alkol ve yağların atılmasına yardımcı olur.
Karaciğer rahatsızlıklarında ilaç niyetine kullanılır. Sindirimi de çok kolaydır. Ayrıca enginarla yapılan yemeklerin tadına doyum olmaz.
 
100 gram enginar
 
ENGİNAR53        kalori
3gr       protein
7,8gr    karbonhidrat
0,2gr    yağ
1,5gr    selüloz
70mgr   fosfor
55mgr   kalsiyum
0,8mgr  demir
45mgr   sodyum
118mgr potasyum
30mgr   magnezyum   içerir.
 
İşte size, hem nimetlerinden faydalanmanız, hem de doya doya tadına varmanız için enginarlı tarifler…
 
enginar börekENGİNAR BÖREĞİ
 
MALZEMELER
 
2adet büyük boy milföy hamuru
4 adet enginar
2 adet soğan(incecik doğranmış olmalı)
1çorba kaşığı doğranmış dereotu(ince doğranmış)
2yumurta sarısı
30 gr tereyağı(yaklaşık 2,5 kibrit kutusu büyüklüğünde)
tuz,karabiber
 
 
 
YAPILIŞI
 
Ayıklanıp limonlu suda haşlanmış(suyun miktarı az olmalıdır) enginarları dilimleyin. Tencereye tereyağını alın. Soğanı ekleyin. Biraz kavurun. Doğranmış enginarları da ekleyip biraz daha kavurun. Son olarak dereotu ve damak zevkinize uygun ölçüde tuz ile karabiberi ekleyip soğumaya bırakın.
Milföy hamurlarının içine iyice soğumuş enginarlı harcı yayıp kapatın. Burada hayal gücünüze iş düşüyor. İsterseniz enginar şekli verebilirsiniz mesela.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp, önceden ısıtılmış 180-190 derecelik fırında 20-25 dakika kadar pişirin.
 
 
garnitürlü enginarSEBZE GARNİTÜRLÜ ENGİNAR
 
MALZEMELER
 
6 adet enginar
2 orta boy soğan
1su bardağı dondurulmuş ya da taze bezelye
1 su bardağı küp şeklinde doğranmış havuç
1 su bardağı küp şeklinde doğranmış patates
Yarım  demet dereotu
3 yemek kaşığı  + bir çay bardağı zeytinyağı
1 limon 
1 tatlı kaşığı şeker
tuz
 
YAPILIŞI
 
Öncelikle enginarları kabuk ve saplarını ayırın. Temizlenmiş şekilde aldıysanız, kılçık olup olmadığını kontrol edin.Varsa liflerini de temizleyip yarım limon sıktığınız suyun içine bırakıp üzerini kapatın.
Bu arada soğanı doğrayın. Bezelyeyi, küp şeklinde doğranmış patates ve havuçları, soğan ile birlikte bir tencereye koyun. 3 yemek kaşığı zeytinyağını ekleyin. Bir tatlı kaşığı şekeri de ekledikten sonra 1 dakika kadar yüksek ateşte kavurun. Daha sonra ateşi kısıp, tencerenin kapağını kapatarak 5- 10 dakika pişirin. Ateşi kapatıp dereotu ve damak tadınıza uygun miktarda tuz ekleyin. İyice karıştırın. Enginarları, pişireceğiniz tencereye yerleştirin. Kase şeklindeki enginarların içine hazırladığınız harcı eşit olacak şekilde paylaştırın. Yarım su bardağı su ekleyip tencerenin kapağı kapalı olacak şekilde pişirin. Arada kontrol edin. Eğer suyu azalmış ama enginarlar hala pişmemişse çok az su ilave edin(Yemek piştiği zaman suyunu iyice çekmiş olmalıdır. Bu yüzden fazla su eklemeyin). Enginar çabuk pişer. Piştiğini anlamak için bir çatalı hafifçe batırmanız yeterlidir.
Ateşten aldIğınız enginarların üzerine 1 çay bardağı zeytinyağını gezdirin. Seviyorsanız, damak tadınıza uygun ölçüde limon suyu gezdirin. Ilık iken servis yapın.
 
 
 

SAÇLARIMIZ NİÇİN BEYAZLAR? BEYAZ SAÇLARIMIZ NASIL ARTAR?

19 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Güzellik, Manşet, Saç Bakımı

 
İŞTE TÜM BU SORULARINIZIN YANITLARI…
 

 

BEYAZ SAÇAslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten başka bir şey değildir.

Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır.

Yaşlandıkça derimiz saçlarımızı ve vücudumuzdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı olarak üretemez.

Kılların ortasındaki sıvı kaybolur, boya hücreleri de tutunamadığından sadece hava kalır.

Saçlar boyasız hale gelir, beyaz renge yani asıl rengine dönüşür.

Bütün saçlarımızın beyaza dönüşme süreci 10 ila 20 yıl sürebilir.

Aslında her bir saç telinin rengi ya siyahtır (sarı, kırmızı, kumral vs.) ya da beyaz.

Yani her bir saç teli yavaş yavaş grileşip beyazlanmaz.

Ancak bu süreç içinde hepsi aynı anda beyazlanmadığından, beyazların sayısı arttıkça bütün saç gittikçe açılan gri renkte görülür.

İşin ilginç tarafı boya hücreleri bazen üretime hız verirler.

Gittikçe beyazlaşan saçlar geçici bir süre tekrar biraz koyulaşmış gibi görünebilirler.

İnsanlar arasında bir şok veya aşırı gerilim geçiren birinin saçlarının bir gecede beyazlaştığı, bir süre sonra da tekrar eski rengine döndüğü söylenir.

Hatta bazı tarihçiler Kraliçe Marie Antoinette’nin giyotine gideceği günün gecesinde saçlarının hepsinin bembeyaz olduğunu yazarlar.

Saçların devamlı olarak uzadığı, belirli bir süre sonra dökülüp alttan yeni saç geldiği hatırlanacak olursa, mevcut saçın değil, ancak yeni gelecek saçın beyaz olabileceği, dolayısıyla saçların bir gecede beyazlaşmasının mümkün olmadığı görülüyor.

Ancak bilim insanları bu olayın birkaç haftalık bir süreçte olabileceğini söylüyorlar.

Tiroid bezi, şeker gibi hastalıklarda ve aşırı stres veya şok gibi durumlarda kişinin renkli saçları bu süreçte tamamen dökülebilir ve geriye sadece daha önceden beyazlaşmış saçlar kalabilir.

Diğer saçlarla birlikte beyazların yerine de daha gür ve siyah saçlar çıkabilir.

Saçların beyazlaşması insanlık tarihinde nedense hep sorun olmuştur.

Kimileri onu olgunluğun ve bilgeliğin simgesi olarak görürken, tarih boyu savaş kahramanları, yaşlılığın ve güçsüzlüğün belirtisi olarak görmüşler ve bir şekilde saçlarını boyamışlardır.

Bu arada bir şeyi daha belirtelim; saçlarımızın kıvırcık, dalgalı veya düz olmasını da ebeveynlerimizden aldığımız genler belirliyor.

Kıvırcık bir saçı kestiğimizde kesitinin dikdörtgene yakın olduğunu, dalgalı saçın elips, düz saçın kesitinin ise daire olduğunu görebilirsiniz.

İşte bu saç kesitlerinden dolayı bazı saçlar dümdüz uzarken bazıları hemen kıvrılmaya başlar.

Kıvırcık saçlılar, saçlarınızı boşuna ütülemeyin, saçın yapısını yani kesitinin şeklini değiştirmeden kalıcı bir düz saça sahip olmanız mümkün değil.

POLEN ALERJİSİNE DİKKAT!!!

15 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Manşet, Sağlık

Baharın gelmesiyle, özellikle nisan ve mayıs aylarında bitkilerin çoğu çiçek açar  ve çiçek tozları ( polenler ), havaya yayılır. Solurken havadaki bu polenleri ciğerlerimize taşırız. Alerjik sorunu olanlar, bu durumdan ciddi biçimde etkilenirler. Çünkü polenler bronşlarda tıkanmalara yol açarak, soluk almayı zorlaştırır.

polen-alerjisiAlerji tedavilerinde temel kural, alerji yaratan maddelerden (allerjen) mümkün olduğunca uzak durmaktır.
Bitkiler polenlerini, sabah 05.00 ile 10.00 arası yoğun olarak havaya salarlar. Bu saatlerde çok zorunlu değilse, dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkmak zorunda kalınırsa, mutlaka ağzı ve burnu kapatacak şekilde maske takılmalıdır.
 
Bu dönemlerde sabah ve öğlen saatlerinde açık havada spor yapmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü saçlar toz tutar. Dışarıdan gelince, maske takılmış olsa da saçlar yıkanmalıdır. Dışarıda giyilen kıyafetler hemen çıkartılmalıdır.
Arabadaysanız camları mutlaka kapalı tutun.
Tatil için deniz kenarını tercih etmekte yarar vardır.
Dışarıda mutlaka gözlük ve şapka kullanın. Gözlüklerinizi sık sık su ile yıkayın.
Çim biçmekten kaçının ya da çim biçerken maske takın.
Evin içinde  mümkün olduğunca çiçek yetiştirmeyin, bulundurmayın.
 
 MODERN KADINLAR OLARAK SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİZ…

RUHR

14 Nisan 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Güncel, Manşet

ruhr areaYENİLİKÇİ VE SIRA DIŞI BİR KÜLTÜR BAŞKENTİ

Almanya’nın Ruhr Vadisi bu yıl, süprizlerle dolu bir ” 2010 Avrupa Kültür Başkenti ” olarak ziyaretçi sayısını katlamayı hedefliyor.

SANAYİNİN KALBİNDEN KÜLTÜRÜN BAŞKENTİNE

2010 Avrupa Kültür Başkenti unvanını İstanbul ve Pecs(Macaristan) kentleriyle paylaşan Ruhr metropolü, Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde konumlanıyor. 5,3 milyon yerleşik nüfusa sahip ve 53 kentten oluşuyor.

ruhr1Yüzyıldan daha uzun bir süre kömür ve demir-çelik üretimiyle sanayinin kalbi durumunda olan bölge bugün, 170′den fazla kültürden insanın yaşadığı, kültür merkezlerine dönüştürülmüş görkemli sanayi anıtları ve dönüşüm projeleri ile öne çıkan bir metropol. Bölge 200 müzeye, 100 kültür merkezine, 100 konser salonuna, 120 tiyatroya, 250 festival ve şenliğe, 3500 endüstri anıtına sahip. Bu çok merkezli metropolü temsilen Essen şehri bu yıl, uluslararası ziyaretçi sayısını katlamak üzere 2500′den fazla etkinlik için geri sayım yapıyor.

 

 

KÜLTÜR BAŞKENTİNDE NELER VAR?

Ziyaretçileri pratik bir seyahat sağlamak için bölge beş farklı deneyim bölgesine ayrıldı. Ve her bölgede farklı bir tema ve portal şehri hayata geçirildi. ”Kültür Limanı RUHR-Duisburg ve çevresi”, ”Sanat ve yaratıcılık RUHR-Essen çevresi”, ”Festival alanı RUHR-Bochum çevresi” ve ”RUHR Yaratıcı- Dortmund çevresi”.

ESSEN

red dot tasarım müzesiAlmanya’nın 7. büyük kenti durumundaki Essen, Ruhr metropolünü temsilen ”Kültür Başkenti” unvanını sırtlayan nokta aslında. Kültür Başkenti açılış kutlamalarının yapıldığı Essen Katernberg’deki eski maden ocağı Zeche Zollverein (Gümrük Birliği Maden Ocağı) bölgedeki en önemli ziyaret mekanlarından biri. 1986 yılındaki son vardiyadan sonra kapatılan ve UNESCO dünya kültür mirası listesine dahil edilen mekan, 2000′li yılların başında müzeleri, bisiklet yolları, oyun alanları, buz pisti ile kültür sanat parkına dönüştürüldü. Mekan içindeki Ruhr Müzesi Red Dot Tasarım Müzesi, bölgenin simgesi haline gelen 55 metrelik şaft kulesi dünyanın farklı köşelerinden yılda bir milyon ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Seyahat öncesi daha fazla bilgi için

www.ruhr-tourismus.de veya www.ruhr2010.de adreslerini ziyaret etmenizi öneririz.

RUHR 2010 ETKİNLİKLERİ

*28 MART-27 MAYIS dünyanın ilk ışık sanatı bienali yapılacak. Ruhr Metropolü’nün doğusundaki özel konutlarda iki ay boyunca 60 ışık tasarımı sergilenecek.

*Essen Zollverein, 24 NİSAN-24 EKİM arasında Andreas Gursky ve Hilla Becher gibi isimlerin de aralarında yer aldığı dünyaca ünlü fotoğrafçıların eserlerine ev sahipliği yapacak.

*22-29 MAYIS’DA yüzlerce devasa balon Ruhr metropolünde kapatılan maden ocaklarının üzerinde, yerden 80 metre yüksekliğe salınacak.

emscher nehri

 

*MAYIS ayında emscherKUNST adıyla açılacak olan Emscher Nehri üzerindeki ada, uluslararası bir açık hava sergisini ağırlayacak.

 

 

baldeney see

 

*MAYIS ayında Baldeney Gölü’ndeki sanat adacıkları, ‘’sanat enerjidir, enerji harekettir” başlığı altında farklı sanatçıların sanat, bilim, enerji gibi alarların verdiği ilhamla yaptıkları eserlerle süslenecek.

 

 

veltins arena*4-5 HAZİRAN tarihlerinde !SING Şarkı Festivali düzenlenecek. Alman müzik tarihinin 65 bin şarkıcıdan oluşan en büyük korosu Gelsenkirchen’daki VELTINS ARENA’DA final konseri verecek.

*1-18 TEMMUZ arasında Mülheim an der Ruhr kenti Dünya Tiyatrosu Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

 

*18 HAZİRAN’DA Ruhr Metropolü’nün bel kemiği olan A40 otobanı bir günlüğüne trafiğe kapatılacak ve yol üzerinde bir şölen masası kurulacak. 20 bin masanın kurulacağı şölende herkes, kendi gösteri veya partisini sahneleyebilecek.

Sonraki yazılar »