YENİ YILDA MUYA
MUYA Yeni Yıl için ürünlerinde % 30 indirim yaptı.

Yılbaşı için sevdiklerinize çok hoş MUYA KIRMIZI EV İÇİ BABETlerden alabilirsiniz. Ben kıskardeşlerime aldım, çok beğendiler. Hem hesaplı hem de çok şık bir hediye alternatifi. Yakınlarınızda bir MUYA SHOP yoksa. Hemen internetten www.muyashop.com a girebilirsiniz ve sevdiklerinize gönül rahatlığı ile bir muya terlik veya bot alabilirsiniz.
Ayrıca sizlere birkaç MUYA SHOP adresi de vermek isterim;
MUYA SHOP ASYA PARK AVM
MUYA SHOP BAYRAMPAŞA OUTLET
MUYA SHOP FLATOFİS AVM
MUYA SHOP KALE CENTER
MUYA SHOP MAXI AVM
MUYA SHOP METROPORT AVM
MUYA SHOP TEKİRA AVM
MUYA SHOP ZEYTİNBURNU ( OLİVYUM AVM KARŞISI)
Şimdiden iyi alışverişler…
YENİ YILDA KIŞ TATİLİ ALTERNATİFLERİ
Karlı bir dağ başında ya da ormanlar arasında firuze taşı gibi parıldayan bir gölün kıyısında yeni yılı karşılayabileceğiniz üç öneri.
TATLI KAÇAMAK
Antik dünyanın efsaneleriyle örtülü Kazdağı’nda, her şeyden uzak bir dağ evinin şöminesi önünde kışın keyfini sürmeye ne dersiniz? Konforlu butik otellerinde kent kaçkınlarını ağırlayan Kaz Dağı’nda, bulutlu zirvelerin, antik patikaların ve şelalelerin eşlik etttiği orman içi yürüyüş parkurları ile yörenin meşhur zeytinyağlı yemekleri de sizi bekliyor.
GÖLDEN HAYALLER
Bolu Aladağlar’ın eteklerindeki Gölcük’te, dağ ve göl havasını birlikte yaşayabilirsiniz. Milli Park olarak korumaya alınıp yapılaşmaya kapatılan gölün çevresi; yürüyüş parkurları, ahşap iskeleler ve piknik alanlarıyla süslü. 950 metre yükseklikteki gölde ormanların büyüleyici yansımalarını izlerken, naturalist tablolar çağrışacak zihninizde.
ORMAN DENİZİ
Kışın tadı Ege’nin zirvelerinde çıkar diyenlerdenseniz Manisa yakınlarındaki Spil Dağı Milli Parkı tam size göre. Ömrünü yöreyi ağaçlandırmaya adayan Manisa Tarzanı’nın mekanı olarak bilinen Spil Dağı, Ağlayan Kayası, laleleri, yılkı atları, dağ gölleri, mağaraları, kanyonları ve dağ evleriyle kış aylarında sessizliğin keyfini sürmek isteyenleri ağırlıyor.
NASIL GİDİLİR?
GÖLCÜK
Bolu’ya 15 kilometre uzaklıktaki göle, şehir merkezinden kalkan minibüslerle ya da Seben yolundan ulaşabilirsiniz.
KAZDAĞI
Küçükkuyu ile Edremit üzerinden Kazdağı köylerine ulaşabilirsiniz.
SPİL DAĞI
Manisa’ya 24 kilometre uzaklıktaki Spil Dağı Milli Parkı’na şehir merkezinden levhaları takip ederek ulaşabilirsiniz.
MEVSİME GÖRE KİTAP
27 Aralık 2009 Yazan didem
Kategori Genel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat
KIŞA ALIŞANLARA
ÇİRKİNLİK ÜZERİNE GÜZELLEME
”Çirkinlik de güzellik kadar tartışmalı” diyor Umberto Eco. Uzun kış geceleri böyle tartışmalar için birebir. Kitabın önsözünde de vurgulandığı üzere; güzellik ve çirkinlik, farklı zaman ve farklı kültürlerde farklı algılanıyor. Peki, ama ”güzellik” ve ”çirkinlik” için herkesin kabul edebileceği bir değerler sistemi oluşturulabilir mi? Dostlarınızı ve demli çaylarınızı hazır edin. Kış geçmeden…
SONBAHAR MELANKOLİKLERİNE
EĞER HALA OKUMADIYSANIZ
İyi roman okurlarının uğraması gereken duraklardan biridir Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı. Özelliklede sonbahar melankoliklerinin. Eğer hala uğramadılarsa tabi. Hele ki yayınevi, bu kült romanı 50. yıl özel baskısıyla raflara dizmişken… Roman, 1950′li yıllarda Türk toplumunun gündemine yerleşen bireyselleşme sorununu işliyor.
YAZI ÖZLEYENLERE
İKİ SÖZCÜK BİR EYLEM
Yazı daha şimdiden özleyenlere neşeli ve güneşli öyküler lazım. ”Bozcaada Öyküleri” gibi. ‘Bozcaada’ya gitmek…’. İki sihirli sözcük, bir eylem. Bir çanta, üç beş öteberi, bir bilet… Bu öyküler; gidenler, gidemeyenler ve hep gitmek isteyenler için. Kadir Aydemir, 34 ayrı yazarın öykülerini bir bir derlemiş. Uzun bir çalışma sürecinin meyvesi olan kitap; çantada, valizde ve çekmecede uzun süre dolaşacak türden.
KIŞ GECELERİNİ ISITAN SAHLEP
Gazlı içecekler, gündelik hayatımızı her ne kadar derinden etkilemiş olsalar da, geleneksel içeceklerimizden olan sahlep, uzun ve soğuk kış gecelerini ısıtmaya devam ediyor.
Sahlep doğada, dağlık yabani ortamında kendiliğinden yetişen bir bitkidir. Kaynaklar sahlebin anavatanının Anadolu toprakları olduğunu belirtiyor. Orkide ailesinden olan sahlebin kullanılan kısmı ise köklerinde bulunan yumruları. Sahlebin yolculuğu bu yumruların toplanmasıyla başlıyor. Sahlebe kalitesini ve güçlü aromasını yumrularının sertliği veriyor. Toplama işlemini ardından sütte ya da ayranda kaynatılan yumrular değirmende öğütülerek toz haline getirilip değerlendiriliyor.
HEM LEZZETLİ HEM DE SAĞLIKLI
Sütün içine katılarak hazırlanan sahlebin içimi gayet latif, kokusu ise son derece hoş. Tarçın dökülerek içildiği zaman bronşit, boğaz ağrısı ve öksürüğe hızla iyi gelen sahlep, kuvvetli kıvam artırıcı özelliği ile de dondurma yapımında çok tercih ediliyor. İçerdiği müsilaj maddesi ile mide ve sindirim sorunlarında tedavi edici özelliğe sahip.
NADİDE BİR BİTKİ
Anadolu topraklarının endemik bitkilerinden olan sahlebin kültür ortamına alınıp, tarımının yapılması çok zor. Çok büyük bir oranda doğadan toplanarak elde edilen sahlebin sürdürülebilirliği için toplayıcılarının bilinçlendirilmesi, bitkinin köklerindeki tüm yumruların alınmayıp, en az birinin ve tüm yavru yumruların köklerinde bırakılması gerekiyor.
NAM-I DİĞER AŞK
İstanbul 2010 Kültür Başkenti’nin ilk büyük sergisi
açıldı: ”Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı
Diğer Aşk”
Sakıp Sabancı Müzesi’nde 19 Kasım’da açılan ”Osmanlı Döneminde Venedik ve İstanbul; Nam-ı Diğer Aşk” sergisinin amacı; 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan dönemde iki kent arasındaki etkileşimi ve tarihsel birlikteliği anlatabilmek. Sergide Venedik Şehir Müzelerinin yanı sıra; Topkapı Sarayı, Yapı Kredi Vedat Nedim Tör, Pera ve Türk ve İslam Eserleri müzelerinden eserler bulunuyor. Serginin el yazmalarından tablolara, kaftanlardan halılara, paralardan seramiklere, madalyonlardan hediyeliklere geniş bir yelpazesi var.
Ortak bir geçmişi temsil eden eserler; yoğun tarihi, diplomatik, askeri, sosyal, sanatsal ve ticari ilişkilere tanıklık ediyor. Her iki şehir açısından da… Sergiyi görmek için son tarih 28 Şubat.
YENİ YILDA HEDİYE ALTERNATİFLERİ
CARTIER ŞIKLIĞI
Cartier Les Must koleksiyonu, mücevher, saat, aksesuar ve deri ürünlerden hediyeliklere kadar geniş seçenek imkanıyla erkekten kadına tüm kuşaklara hitap ediyor. www.cartier.com
DOLCE&GABBANA’DAN KUSURSUZ
KADININ KOKUSU
Dolce&Gabbana ”The One” ailesinin yeni serisi, Scarlett Johansson’ın fiziksel güzelliğini temsil eden ”Rose The One”, eğlenceli ve kusursuz kadınsılığı ön plana çıkarıyor. www.dolcegabbana.com
MÜZİK AYAĞINIZA GELSİN
Kış sezonuna ”Music Moments” diyerek iddialı bir giriş yapan Converse’in yeni serisinde, rock ve metal müziğin efsane yıldızları AC\DC ve Metallica’dan esinlenilerek oluşturulan modeller de yer alıyor. www.converse.comtr
JO MALONE DÜNYASI
Bu kış Jo Malone dünyasına girip, bedeninizi şımartmak, ruhunuzu sakinleştirmek ve teslim etmek için yaratılmış olan lüks ve yenilikçi parfümlerin bolluğuna ve zevkine kendinizi bırakın. www.jomalone.com
LOUIS VUITTON’UN MONOGRAM
ŞALLARI
Louis Vuitton’un özel bir baskı ve laminasyon tekniğiyle üretilen ve her zaman gündemde olan Monogram Şalları, yün ve ipeğin birlikteliğinden ortaya çıkan yumuşacık bir etki bırakıyor. www.louisvuitton.com
MY WİNTER İLE SICACIK SOFRALAR
Villeroy&Boch, My Winter sofra serisinde geleneksel yılbaşı motifleri ile modern renkleri bir araya getiriyor. Çekici yeni yıl kırmızısı ile renklenen My Winter koleksiyonu, masaları olduğu kadar yılbaşı ağaçlarını ve partilerini de şenlendirecek.
FRANK MULLER FORMULA RUHUNU
YANSITIYOR
Frank Müller, Formula 1 Singapur Grand Prix çoşkusunu yansıtan Conquistador Grand Prix of Singapore Chronograph’ı üretti. Pratik göstergeleri ve superluminova kabartma rakamlarıyla alev alev yanan gümüş kadran, saati erkeksi kılıyor.
CORVUS’A ALTIN MADALYA
Corvus en beğenilen şaraplarından Corvus Corpus 2006 ile 5. Uluslararası Şarap Yarışması ” Emozioni dal mondo: Merlot e Cabernet insieme”den altın madalya kazandı. www.corvus.com.tr
YILBAŞINDA HIGHLIGHT İHTİŞAMI
Highlight’taki çam ağaçları ve parlak yılbaşı ışıklandırmaları sayesinde evinizde yarattığınız büyüye inanamayacaksınız.www.highlight.com.tr
D VİTAMİNİ DOMUZ GRİBİNDEN DE KORUYOR
“Sağlığın belkemiği” olarak nitelenen D vitaminin sadece kemiklerimize değil ruhumuza da iyi geldiğini biliyor muydunuz?
Yazın sıcak günlerinde güneş ışınları ile depoladığımız D vitamini, organizmanın direncini artırıyor ve kansere karşı da kalkan görevi görüyor. D vitaminin faydaları saymakla bitmiyor…
Son günlerde D vitaminin faydalarını içeren bilimsel makalelere daha sık rastlar olduk. Makaleler, çoğunlukla D vitaminin bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirdiğine işaret ediyor. Örneğin, Alman Yaşlanmayı Önleme ve Geciktirme Kurumu’na göre, yüksek miktarlarda alınan D Vitamini gribe karşı bizleri koruyor. Öte yandan, yapılan araştırmalar ise çoğumuzun D vitamini eksikliği çektiğini yönünde.
D vitamini her ne kadar bize gerekliyse de maalesef sıklıkla tükettiğimiz besinlerde bulunmuyor. D vitaminin ana kaynağı güneş ışığı. Güneşlenerek, günlük ihtiyacımızın %80’i karşılanabiliyor. D vitamini, ayrıca, ringa balığı, uskumru fileto, somon balığı, tuna balığı, balık yağı süt ve süt ürünlerde bulunuyor.
Şu an kış mevsimindeyiz ve güneş görme şansımız oldukça az. Yıllık D vitamini seviyesi vücudumuzda en aza inmiş durumda. Grip ise kol geziyor. Bu noktada, uzmanlara kulak vermek ve bağışıklığımızı güçlendirmek için günde 10 mg D vitamini almak da fayda var. 100 gr alabalık, 60 gr somon, 500 gr mantar, 10 yumurta veya 1 kg ciğer yiyerek ancak günlük D vitamini ihtiyacımızı giderebiliyoruz. Oysa, bu miktarları tüketmek çok da kolay değil. Vitamin bu noktada devreye giriyor ve ihtiyacı karşılıyor.
Ruha da hitap eden D vitamininin vücudun iç saatini düzenleyerek mevsimsel depresyona iyi geldiğini ve beyinde serotonin üretimini etkileyerek bu oluşuma yardımcı olduğu düşünülüyor. Eksikliğinin ise kalp hastalıkları, beyin kanaması ve ölüm riskinde açık bir artışla bağlantısı bulunduğunu da belirtelim.
DİŞLERİNİZ, TAŞLARLA DAHA BİR IŞIL IŞIL…
Estetik artık modern kadının günlük yaşamının bir parçası haline geldi. Yüzümüze ve vücudumuza gösterdiğimiz özeni dişlerimizde fazlasıyla hak ediyor. Diş hekimimiz Yasemin Aydeniz’e daha ışıltılı bir gülüş için dişlerde taş taktırma uygulamasını sorduk.
Diş Hekimi Yasemin Aydeniz: Günümüzde kadınlarımız kendilerine özen gösterip bakımlı ve hoş olmayı istiyorlar.Güzel ve hoş olabilmek kulağımıza taktığımız ufacık bir takı ile bile mümkün. Aynı etkiyi gülüşümüzde de yakalamak için sadece ufak bir krisal taş yeterli!
Bu uygulamayı merak edenlere gönül rahatlılığı ile dişlerinin hiç hasar görmeyeceğini de söyleyelim. Dişleri hiç zedelemeden çok basit bir işlemle kristal taşlar dişlere yapıştırılabiliyor.İstediğiniz şekilde taşlar diş üzerine yerleştirilebiliyor.İsterseniz aynı diş üzerine birkaç kristal taş çeşitli şekiller verilerek yapıştırılıyor.Kişiyi rahatsız etmediğinden aynı anda farklı dişlere de bu kristal taşlar yapıştırılabiliyor.Ayrıca, hekimlerce yapılan bu uygulama çok daha uzun ömürlü ve istenirse kolayca çıkarılabiliyor.
Bu süs taşları swarowski kristal taş ya da pırlanta da olabilir.Ancak pılantayı diş üzerine yerleştirmek için diş üzerinden madde kaldırmak gerekir.
Işıl ışıl gülümsemeniz dileğiyle….”
Dişhekimi Yasemin Aydeniz
Tel: 0216 369 36 03
Bağdat Cad. Selçuk Apt. No.397 A Blok Daire: 3 Suadiye/İstanbul
LÖSEMİLİ ÇOCUKLARA NASIL YARDIM EDEBİLİRİZ?
İlk olarak ”Lösemili Çocuklar Hastanesi” hakkında
bilgi vermek istiyoruz…
LÖSEV, 24 Eylül 2000 tarihinde, lösemili çocuklara özel, modern tıbbın tüm olanaklarını bünyesinde barındıran 2000′li yılların Lösemili Çocuklar Hastanesi-LÖSANTE’yi kurmuştur.* 1653 hasta ayaktan tetkik ve tedavi edilmiş,
Sosyal Güvenlik Kurumu her şeyi ödüyor mu?
2007-2008 Tedavi edilen hastaların güvencelerine göre dağılımları:
Bağkur 10
Yeşil Kart 20
SSK 144
Güvencesiz 91
Toplam 265
Ortalama bir hasta maliyetini 250.000 (ikiyüzellimilyar) YTL olarak değerlendirirsek 250.000 x 300 = 75.000.000 YTL (yani yetmişbeştrilyon lira)
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bugüne kadar ödenen para 709.000 YTL
(yediyüz dokuz milyar) (yüzde biri bile değil)
LÖSANTE ilacını, pijamasını, pirincini, ekmeğini hatta oyuncağını bile bağış bularak bu inanılmaz hizmeti yürütmektedir.
Hastalar arasında zengin fakir farkı gözetmeksizin herkese eşit, parasız ve mükemmel bir sağlık hizmeti vermektedir. Zaten hastalarının %87’si çok yoksul ve %12’sinin hiçbir güvencesi bulunmamaktadır.
Bir şans yüzlerine gülüp LÖSANTEYE gelmeselerdi belki de bugün hayatta olmayacak olan bu yavrularımıza sizlerin destekleri ile hayat verildiği için LÖSANTE her zaman bu destekleri gurur ve mutluluk ile karşılamaktadır.
2 Yataklı Yoğun Bakım Ünitesi
12 Yataklı Ayakta Tedavi Üniteleri
4 Poliklinik Odası
2 Acil Müdahale Odası
Hematoloji-Mikrobiyoloji-Biyokimya Laboratuvarları
Kan Bankası
Radyoloji (CT,USG,Röntgen Üniteleri)
Bilgisayar odaları
Sinema salonu
Uğraş odaları
Spor odaları bulunmaktadır.
Lösemi tedavisinde sevincin, moralin ve yaşama sımsıkı bağlanmanın en az ilaçlar kadar önemi vardır. Bunun bilincinde olan LÖSANTE’nin yöneticileri ve bilimsel kadrosu hastane içerisinde her türlü sosyal imkanın sunulması için çabalamaktadırlar.Bunun yanı sıra bir çocuğu annesinden ayırmanın ne kadar yanlış olduğu inancında olduklarından dolayı, hastanedeki odalarda bir refakatçi anne + bir çocuk yatabilecek şekilde tek kişilik lüks odalar şeklinde düzenlenmiştir. Annelerine sarılarak, onların güvenini hissederek tedavi olan çocuklarımızın yüzü her zaman gülmektedir.
Dahası lösemili yavrularımızın bol oksijenli yemyeşil bir bahçede spor yapmaları, oyun oynamaları ve eğlenmeleri için kocaman bir alan sadece onlara ayrılmıştır.
ISPANAK NEDİR?
organik ve doğal ürünle hizmet verebiliyorlardı. Anneler için hazırladıkları atölyelerinde ve eğitimlerde kullandıkları seminer salonlarında kendilerini de yenileyerek yollarında hızla ilerlediler.
Tedavi gören çocuklarımızın anneleri için verdikleri rehabilitasyon amaçlı meslek edindirme kursları, hem onların hem de tedavi gören çocuklarımızın yüzlerini güldürdü. Çünkü moral değerlerin tedavideki başarı oranlarını direk etkilediğini, bunun için ailedeki annenin, kadının yüksek bir moralle tedaviye yardımcı olması gerektiğini görmüşlerdi.
Annelerimize meslek edindirme kursları dışında, beslenme ve kanser arasındaki ilişki, pişirme yöntemleri, çocuk gelişimi, kadın hakları, tüketici hakları, v.b. gibi algı ve bilinç düzeylerini geliştirecek eğitimler vermeye başladılar .Annelerimizi üretime dahil ettiler, artık onlar üreten ve kazanan kadınlardı….Çocuklarının geleceği ve sağlığı için düşünüp karar verebilen annelerdi…. Birlikte üretip, LÖSEV markası yaratmanın coşkusunu, satılan her üründe çocukların ücretsiz tedavisine aktarılan kaynağın sevincini birlikte paylaştılar. Bu coşkuyla daha çok çalışıp daha çok ürettiler… Zorlu mücadelelerinde onları yalnız bırakmayan değerli gönül dostlarla büyüdüler, kocaman bir aile oldular….
Şimdi, Uğur Mumcu’nun Sokağı No.59 GOP-Ankara’daki Konağında dikiş, el sanatları, Halı Dokuma, Triko, Seramik, Pastacılık, atölyelerinde 60 anne ile yollarına aynı coşkuyla devam etmektedirler. Ankara’ya
sığmamış, İstanbul ve Diyarbakır’daki atölyelerinde de buradaki annelerimizi kucaklamışlardır.
teşekkürlerimizle…….”
31 Faks : 0 312 445 05 32
SAĞLIKLI VE GÜZEL SAÇLAR İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
06 Aralık 2009 Yazan didem
Kategori Güzellik, Manşet, Saç Bakımı
SAĞLIKLI VE GÜZEL SAÇLAR İÇİN

Saç sağlığını korumanın birinci yolu beslenmeden geçer. Çünkü saçlar, saç köklerinden ve kan yoluyla beslenir.Tıpkı cildimiz gibi saçlarımızdan da , sağlıklı beslenip beslenmediğimizi anlamak mümkündür.
1. Protein alımına dikkat edilmeli. Et ,balık , tavuk, yumurta,soya fasulyesi, süt ve süt ürünleri, mantar çok iyi protein kaynaklarıdır (Et tüketirken yağsız olmasına özen gösterilmelidir. Güzel saçlara sahip olalım derken kalp sağlığımızı tehlikeye atmayalım).
cildimizde kendini hemen gösterir. Koyu yeşil sebzeler, karaciğer, pekmez, kırmızı et, kurutulmuş meyveler(üzüm, erik, kayısı …)tavuk, yumurta, balık, süt ve yoğurt en zengin demir kaynaklarıdır.
7. Meyve ve sebze tüketimine ağırlık vermek gerekir. Meyve ve sebzeler içerdikleri vitamin ve mineraller sayesinde hücrelerin yenilenmesini ve sağlıklı kalmalarını sağlar. Metabolizmanın düzenli sağlıklıçalışmasında çok büyük etkendirler. Vücudumuza aldığımız toksinlerin bir kısmı da saçlarımızda birikir. Meyve ve sebzeler toksinleri vücudumuzdan uzaklaştırırlar.
Yıpranmış saçların sağlığına kavuşması için uzun bir süreç gerekebilir. Bu önerileri hemen uygulamaya başladınız diyelim.Birkaç gün içinde mucize beklemeyin. Biraz sabır ve kararlılıkla sağlıklı ve güzel saçlara kavuşmak hiç de zor değil.








