Baraka
Üyelerimizden Çiğdem Hanım Baraka adlı kitabı sizlere önermektedir.
BARAKA
‘Trajedinin Sonsuzlukta Buluştuğu Yer’
William P Young adlı yazarın ve Profil Yayıncılıktan yayınlanmış olan kitabı Baraka; elinizden bırakamayacağınız tarzda akıcı ve bir sonraki sayfayı heyecan ile merak edeceğiniz bir kitaptır. BARAKA’ yı tüm kitap severlere öneriyorum.
Aşkın Farklı Halleri
AŞK
Acıtır, kuralları yıkar… Bazen şefkat bazen öfke ile ruhun ıssızlığını kasıp kavurur… Özgürlüğü ve tutsaklığı aynı bedende yaşatır… Kimi zaman bir fırtına gibi eser geçer, her şeyi yakıp yıkar… Kimi zaman baharın ilk sıcak güneşi gibi ılık dokunuşlarla sarmalar bedeni…Günümüzde ise farklı yazarlarla farklı kılıklara bürünür… İşte edebiyat dünyasından farklı hallerde aşk…

Platonik AŞK (Atilla Birkiye)
Aşk dolunaya dokunmaktır; aşk, karanlık bir gecede, unutulmuş bir göldeki nilüfer çiceğini açtıran Venüs’ün ışığıdır… Ne çok tanımı vardır aşkın ama aşk aslında ayın tüm halleridir!
Bir de aşkın ‘kendi halleri’ vardır; karşılıksız aşk, imkansız aşk, yasak aşk, unutulamayan aşk, tutkulu aşk, marazi aşk, yaşanan aşk, yaşanamayan aşk, platonik aşk… Gecenin karanlığı henüz Boğaz’a düşmemiş ama yakındır düşmesi, birden karşıma çıkıyorsun, ne kadar da göz alıcısın, gülümsemen yüzünün bir hali, aslında çekici bir hali, ayın halleri gibi, ayın gülümsemesi belki; beni kalbimden yakalıyorsun!
Yıllar önce yazmıştım; ‘Aşk bir kadının bedeniyle başlar’ diye. Anlamı açık; tartışmaya gerek yok, ‘başlar’ diyorum, sonra kime aşık olur insan, o kişiliğe değil mi? Bu da aşkın bir tanımı ya da aşk aslında insanın kendisine olan bir tapınma mı? Hani Goethe’nin dediği gibi; ‘ Sizi seviyorsam, bundan size ne?’
O akşamüstüne dönmek istiyorum, bedenin beni çekiyor, gülümsemenin beni yakalaması gibi! Hiç yanlış anlama, cinsel bir nesne değil, estetik bir öznesin, Boğaz’ın mavisinin hemen yanında beni büyüleyen kadınsın!
Sen bunları bilmyorsun, o andan sonra giderek düş dünyamı ele geçiriyosun.Pessao’nun deyişiyle; ‘İnsan bütün bir ömrü hayal ederek geçirebilir!’ Bir yanıyla ne kadar büyüleyici ama öte yandan ne kadar acı çektiren bir hal! Belki de bunu seviyorum ve seni ‘platonik aşklar’ listesinin en başına yazıyorum.
Sonsuz AŞK (Müge İplikçi)
Geçmişte hem arkadaşlarıma hem de aşklarıma yazılar yazdım. Gerçek yazıyla ilk kez böyle tanıştım.
Neler mi yazdıklarım? Örneğin arkadaşlarla okuldan dönüyoruz. Rotamız aynı; Bahariye’nin Moda’ya kavuştuğu caddeden aşağı ineceğiz, karlı günlerde bütün okul olarak çoşkuyla tatili kutladığımız As Sineması’nın önünden kayıp, Ermeni Kilise’sini sol kolda bırakıp çarşı içine karışacağız.
Seksenli yıllar. O günlerde yazdığım kötü yazılarda o çarşı içini anlatıp durduydum. Kahve kokusu, çarşının hengamesi, karşı yakada görünen Sultanahmet, platonik aşklar, bu uğurda çekilen acılar, hepsi sığdıydı o yazılara. Gençlik gelecek derler ya, geleceğin esamisinin okunmadığı zamanlardı; bu yüzden kötüde olsalar severim o yazıları, şimdiki zamandan ürkmezler. Sonra samimidirler, kırk yaşı devirmişler tararından okunduklarında aşırı çoşkulu, sarsak, kaçık bulunmaktan ürkmeden yazılmışlardır bir kere; yayıncılardan, kibirli okurlardan çekinmez, ucuz sakızların içinden fırlayan maniler gibi kollektif bir ruhla kendi gibi uçukları ararlar…
Çarşı içinde uğradığımız vazgeçilmez mekanlardan biri olan Hacıbekir ya da Baylan Pastanesi’nde profiterol ya da adasababa eşliğinde az baymamışımdır arkadaşlarımı o yazılarla!
Peki ya aşklarım?
Onlarıda benzer mekanlarda benzer işkencelere tabi tuttuğumu çok net hatırlıyorum. Aşkı konuşmak yerine, o anı içine sığdırılabilecek tılsımlı anları hararetle anlatmış, daha da beteri yazıya dökmüş, uslanmayıp bunları onlara okumuş ve sonra da kağıt halinde ellerine tutuşturmuşluğum vardır.Hatta aşkın ta kendisi de bundan nasibini almıştır!
Bu faciayı yıllar sonra fark ettiğimde hem bu bıyıkları terlememiş aşklara hem de can dostlarıma acayip haksızlık ettiğimi anladım! Belki de kendimden kaçıyordum hem arkadaşlarımda, hem aşklarımda. Habire ondan yazıyordum.
Şimdi artık söyleyebilirim, kaçamadığım ya da kaçmadığım bir tek yazıydı, sonunda ona yakalandım zaten. O benim şimdilerdeki orta yaş hayatıma gençlik kokusunu yayan bir güç artık. Söyleyemediklerimin, anlatamadıklarımın sesi, gönlümün aradığı dost…
Peki ya seksenlerdeki çarşı içi, okul günleri, aşklar? Onlarda geçmişimin her anına sinmiş o kahve kokusu gibi…
Bahane, bahane!
Hamile Kadınlar nasıl Beslenmeli?
Diyet Uzmanı Hacer Kaya hamilelik beslenmesiyle ilgili tavsiyelerde bulunmaktadır: Hamilelik döneminde belirli miktarlarda kilo artışı anne ve bebeğin açısından çok önemlidir. Bazı hamilelerde hem kendi hem de bebeğin sağlığını riske atacak şekilde kilo artışı görülmektedir. Hamilelik döneminde ne kadar kilo alınırsa alınsın zayıflama diyeti kesinlikle düşünülmemelidir. Bu nedenlede hamilelerin diyet yapmak yerine aldıkları gıdaların miktarına dikkat etmeleri gerekiyor.
Hamile Kadın Nasıl Beslenmeli?
* Kalsiyumun zengin kaynağı olan süt, yoğurt ve peynir düzenli tüketilmelidir.
*Su tüketimi on bardağın altına inmemelidir.
*Her gün bir adet yumurta veya bir porsiyon etli sebze veya kurubaklagil yemeği yemeye özen gösterilmelidir.
*Kurubaklagil, bulgur karışımı yemekleri, C vitamininden zengin sebze ve meyvelerle birlikte sık sık tüketilmelidir.
*Taze sebze ve meyveler tüketilmelidir. Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyva suları, ayran, bitki çayları, meyvanın kendisiyle yapılmış kompostolar, içecek olarak tercih edilmelidir. Kilo kontrolü için meyvanın kendisi tercih edilmelidir.
*Kuru meyveler ve kuruyemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minarellerden zengin olduğu için beslenmede uygun şekilde, alınan kilo kontrol edilerek tüketilmelidir.
*Yemeklerde muhakkak iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerle yeterli alınamıyan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer.
*Pekmez demir minerali içeriğine sahip bir besindir. Şeker yerine tatlı olarak tercih edilmeli, böylece kansızlığa karşı önlem alınmış olur.
*Yenilen yiyeceklerin besleyici değerini korumak ve özellikle anemiyi(kansızlığı) önlemek açısından yemeklerle birlikte çay, kahve içilmemeli, yemek yedikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, içecek olarak ıhlamur, nane, papatya gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
Pilates
Modern kadınların şu sıralar merak ettiği egzersizlerden biri de pilates. Peki pilates nedir? Kim bulmuş bu metodu? İşte tüm bu sorularınıza yanıt aşağıdaki makalede yer almaktadır.

Pilates tekniğine ismini veren Joseph Plates, 1880′de Düsseldorf’ta dünyaya geldi.
Astım ve romatizmayla boğuşan ve çelimsiz bir çocuk olan Plates, genç yaşta kayak ve jimnastikle ilgilenerek vücudunu geliştirdi. 1912′de İngiltere’de sirk cambazı, boksör ve dedektiflere kendini koruma dersleri veren Plates, Birinci Dünya Savaşı döneminde düşman ilan edilerek Lancaster bölgesinde kampa alındı.
Kampta hastabakıcılık yapan ve burada kendi tekniğini geliştiren Plates, burada askerlere tekniğini öğretti. İngiltere’de 1918′de pekçok kişinin ölümüne neden olan grip salgınından Plates’in kampındakiler etkilenmeyince uyguladığı teknik ön plana çıktı. Savaştan sonra Almanya’da metodunu geliştirmeye devam eden ve şehir polislerine öğreten Plates, 1926′da ABD’ye göç etti ve stüdyosunu açtı. Graham, Balanchine gibi ünlü dansçıların da öğrencileri arasında yer aldığı Pilates’in yöntemi giderek yaygınlaştı.
21. yüzyılda hala gözde olan plates, Madonna, Hugh Grant, Britney Spears, Julia Roberts gibi ünlüler tarafından benimsendi. Güçlü bir vücut yaratmayı hedefleyen pilates, 30-40 temel hareketle tüm vücut için kondisyon sağlıyor.
Joseph Plates’in “kontroloji” adını verdiği metodu, zihin ve beden bütünlüğü öngören denge nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kas güçlendiren, esneten ve özellikle içsel karın kaslarının kuvvetlendirilmesi esasına dayanan bir sistemdir.
Joseph Plates, egzersizlerini şöyle tanımlamıştı:
“Sadece üç derste farkı hissedecek, on derste farkı görecek ve 20 derste tamamen farklı bir vücuda sahip olacaksınız”.
Pilates egzersizlerinin amacı; karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmaktır. Pilatese göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur. Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına, kronik bel ağrısı ve sakatlıklara yol açabilir. Pilates’te kas yapısı bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz. Sakatlanmaları zorlaşır. Dayanıklılık artar, metabolizma hızlanır.
Her 10 kişiden 8′i, yaşamının bir döneminde, iskelet ve kas sistemi sorununun etkisi altında kalıyor. Omurganın düzgün kullanılmadığı, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozuklukları, yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ve tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres giderek ağrılı kas spazmlarına yol açıyor. Sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikayetleri ortaya çıkıyor.
Altı Plates Prensibi
1. Konsantrasyon: Plates yaparken hareketlere yogunlaşmak bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasları kullanıp ve hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir.
2. Kontrol: Plates metodunda konrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması olası sakatlıkların önlenmesi gerekir.
3. Merkezleme: Plates metodun’da doğru hareket göbek, bel, ve kalça çevresidir. iç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme esnemeyi ve uzamayı sağlar.
4. Akıcı Hareket: Hareket acele edilmeden her noktadan tek, tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır.
5. Kesinlik: Hareket belirsizce değil tam yapılmalıdır. Hareketler birbiri ile koordineli olmalıdır.
6. Nefes: Nefes alıp verme panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamayıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır. Böylece yapılan nefes verme hareketinde kanımızı tamamen temizlemiş oluruz
Zenci Kurabiye
30 Ağustos 2009 Yazan didem
Kategori Sizin Tarifleriniz
Çiğdem Ablanın Zenci Kurabiyesi

Malzemeler
İki adet yumurta
Bir çay bardağı şeker
Bir fincan sıvıyağ
İki tatlı kaşığı kakao
Bir sana yağ
Yarım çay bardağı su
Bir tane kabartma tozu
Hindistan cevizi
Alabildiği kadar un( Yani kulak memesi kıvamı)
Şerbeti için; bir su bardağı şeker, bir su bardağı su. Suda şekeri iyice eritiniz, bir kenarda bırakın.
Hazırlanışı
İlk yumurta ve şekeri bir kaba alın iyice karıştırın. Daha sonra diğer malzemeleride katıp, kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin. Daha sonra yağladınız tepsiye ceviz büyüklüğünde kurabiyeleri yuvarlayıp dizin. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üstü kızarana kadar pişirin. Daha önceden hazırlamış olduğunuz soğuk şerbeti bir borcama boşaltın. Sıcak kurabiyelerinizi bu soğuk şerbete atın. Kurabiyeler şerbeti çekince hazır olmuşlardır. İstediğiniz kadar hindistan cevizini üstüne serpip süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun…
Sizin Tarifleriniz
30 Ağustos 2009 Yazan didem
Kategori Sizin Tarifleriniz
Nurudil Teyzemin Vişneli Keki

Malzeme Listesi:
İki yumurta
Bir su bardağı sıvı yağ
İki su bardağı şeker
Bir su bardağı süt
Üç su bardağı un
Bir paket kabartma tozu
İki yemek kaşığı damla çukulata
Bir kiloya yakın vişne( Marketten superfresh alırsanız daha kolay oluyor)
Hazırlanışı:
Şekerle yumurtayı çırpın, daha sonra çukulata ve vişne hariç kalan tüm malzemeyi katıp iyice karıştırın. En son içine çukulata parçalarını ve vişneyi unlayıp katın. Daha sonra yağladığınız kek kalıbına bu karışımı dökün. Kekin üzerine biraz çukulata parçası serpin. 180 derecede 55 dakka pişirin. İlk 30 dakika açmayın, böylece kekiniz çok güzel kabaracaktır.
Afiyet olsun…..
Evde Hazırlayabileğiniz Ucuz Kremler
29 Ağustos 2009 Yazan didem
Kategori Cilt Bakımı
Modern Kadının evde kolaylıkla hazırlayabileceği ekonomik kremler:
YÜZ KREMİ:

Malzeme Listesi:
Bir buçuk tane bepanthen krem
On tane bepanthen ampül
Üç tane evigen ampül
Hazırlanışı:
Bepanthen kremin tamamını boş bir kutuya boşaltın. Şırıngayla ampülleri kremin üstene enjekte edin. Daha sonra bir kaşık yardımıyla kreminizi karıştırın. Kremi buzdolabında saklayın, daha etkili olacaktır. Sabah, akşam temiz cilde uygulayın.
EL KREMİ:

Malzeme Listesi:
İki yemek kaşığı dolusu vazelin
Bir yemek kaşığı dolusu gliserin
Bir tatlı kaşığı havuç yağı
Bir çay kaşığı limon yağı
Hazırlanışı:
Vazelini benmari usulü eritiniz, sonra kalan malzemeleri üzerine koyup karıştırınız. Akşam yatmadan önce bu kremi elinize sürüp yatarsanız sabah elleriniz yumuşacık olarak kalkarsınız.
Doğru Parfümü Kullanıyor musunuz?

Kendinize en uygun parfümü bulmak için bu testi uygulayın
1 Tek kelimeyle siz:
a Açık fikirlisiniz
b İnatçısınız
c Maymun iştahlısınız
d Maceracısınız
e Rahatsınız
2 Hayalinizdeki tatilde:
a Versailles Sarayı’nın bahçesinde geziniyosunuz
b Hindistanın sokak pazarlarında kayboluyosunuz
c Napa Vadisi’nde şarap yudumluyorsunuz
d ABD Oregon’da önce bisiklet ardından at gezintisi yapıyorsunuz
e Hawaii’de güneşin, kumun ve sörfün tadını çıkarıyorsunuz
3 Formda kalmak için ne yapıyorsunuz?
a Yürüyüş, yüzme veya tenis
b Salsa, step veya oryantal dans
c Aerobik dersleri veya spinning
d Yoga, pilates veya gyrotonics
e Su kayağı veya surf
4 Hangi hediyeyi tercih edersiniz?
a Bir buket kırmızı gül
b Bitter çukulata
c Bir sepet tatlı portakal
d Sıcak taş masajı
e El yapımı lüks sabunlar
5 Hangi tür müzik dinliyosunuz?
a Klasik müzik ve opera
b Rock ve hip-hop
c Şov müzikleri ve 80′lerin şarkıları
d Dünya müziği ve caz
e Elektronik ve dans müziği
6 Hayat kurtaran kıyafetiniz?
a Uçuşan, çicekli elbiseniz
b Kat kat renkli ve taşlı kıyafetler
c Organik, pamuklu tişörtünüz
d Rahat hırkanız ve spor ayakkabınız
e Küçük, siyah elbiseniz ve çarpıcı bir aksesuar
Verdiğiniz cevaplar arasında…
A’lar fazlaysa Çiceksi kokular tam size göre

Editörün seçimi: Issey Miyake L’Eau d’Issey’
B’ler fazlaysa Sıcak ve baharatlı kokular tam size göre

Editörün seçimi: Lancome Magnifigue
C’ler fazlaysa Meyvemsi kokular tam size göre

Editörün seçimi: CK One
D’ler fazlaysa Miskli ve odunsu kokular tam size göre

Editörün seçimi: Cacharel Amor Amor
E’ler fazlaysa Temiz, hafif kokular tam size göre

Editörün seçimi: Jil Sander Sport Water
Domuz Gribi Çocuklarımız için Tehdit Oluşturuyor Mu?
28 Ağustos 2009 Yazan Author
Kategori Genel, Çocuk Sağlığı
Domuz gribi son zamanların en çok korku salan hastalıkların başında geliyor. Alınan önlemlerin çok da etkili olmadığı ve hastalığın en çok da savunmasız çocukları vurduğu görülüyor. Sonbahara yaklaştığımız şu günlerde virüsün tekrar yaygınlaşılacağı düşüncesi de endişeleri artırıyor. Peki, çocuklarımızı aşısının bile tam olarak spekülasyondan kurtulamadığı bu virüsten nasıl koruyacağız?
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız Doç. Dr. Abdulkadir Bozaykut çocuklarımızı domuz gribinden nasıl koruyabileceğimizi anlatıyor . Devamı için tıklayınız…
Makyaj Çantanızı Yenileyin
Yeni Bir Çanta Alın
Makyaj malzemerinizi yenilerken çantanızıda yenilemeyi unutmayın.
Editörümüzün Seçimleri:

Mudo Accessories

Örgü Çantalar; bu çantaları evde kendiniz örebilirsiniz veya hörgüç.com’dan alabilirsiniz.
Neleri Saklamalıyız?

Bronz Makyaj
Bronz tonlarda allığınız sonbahar için pek uygun değildir. Makyaj artisti Gina Brooke onun yerine göz kapaklarında ya da elmacık kemiklerinde ışığı yansıtan bir aydınlatıcı kullanmayı öneriyor.
Koyu renk Fondöten
Makyaj artisti Alexis Comforti, ”Yazın kullandığınız koyu renk fondöteninizi bir kenara kaldırın ,” diyor. Sonbahar için bir ya da iki ton açık bir fondöten daha uygun olacaktır.
Parlak Renkler

Yazın kullandığınız açık parıltılı rujlarınızı önümüzdeki yaz için saklayın. Makyaj artisti Lee Graff, ”Klasik ya da koyu kırmızı tonlar daha hafif ve şık duracaktır,” diyor.
Pastel Tonlar

Pembe, mercan renklerde farlarınızı yaz için saklayın, onların yerine sıcak tonlarda farlarla değiştirin. ”Geçen sezonda da revaçta olan mürdüm ve patlıcan moru bu sezon yine revaçta,” diyor Brooke. Ayrıca bu farları mürdün rengi bir rimelle tamamlayabilirsiniz.
Makyaj Ürünleri Ne Kadar Dayanıyor?

Maskara
Kullanım süresi: Çoğu maskaranın altında 6 ay veya 1 sene yazmaktadır. Kuruyan maskaranıza 2-3 damla hint yağı damlatarak çok daha uzun süre kullanabilirsiniz. Hint yağını aktarlarda kolayca bulabilirsiniz. Hint yağı ayrıca kirpiklerinizide besleyecek ve daha parlak durmalarını sağlayacaktır. Makyaj artisti Darac’ın önerisi ise,”Maskarayı pompalamayın, bu çabuk kurumasına neden olur.”
Dudak Ürünleri

”Tüpteki dudak parlatıcıları mikroplara karşı daha korunmalı olduğu için bir yıl kadar dayanırlar,” diyor dermatolog David Colbert. Kutuda olan dudak parlatıcılarını ise dokuz aya kadar kullabilirsiniz.
Likit Ürünler
Likit fondötenler, primer’lar ve parlatıcılar dokuz aya kadar dayanır.
Toz Ürünler
Far, allık, kalem ve toz pudralar bir iki seneye kadar dayanabilirler.








