ÇOCUKLU AİLELERİN GİDEBİLECEĞİ ALTERNATİF TATİL MEKANLARI
YAZ AYLARINDA AİLECEK TATİLE GİTMEYİ PLANLAYANLAR İÇİN TECRÜBELİ ANNE VE BABALARA DANIŞARAK EN ÇOK TER CİH EDİLEN YERLERİ TESPİT ETTİK. İŞTE ÇOCUKLARLA GİDİLEBİLECEK ADRESLER…
POKUT YAYLA EVİ
Alternatif bir tatil arayanlar için önerebileceğimiz iki katlı ahşap pansiyonda dört oda, her odada bir çift bir tek yatak bulunuyor. Nefis bir havaya sahip olan yayla evindeki banyo ve mutfak ortak kullanılıyor. Ama siz bunlara takılmayın zira doğası, bol spor olanağı ile Yayla Evi size unutulmayacak bir maceraya davet ediyor. Pokut Yaylasına ulaşım Çamlıhemşin’den özel araçlarla sağlanıyor ve 1,5 saat sürüyor. Yayla Evi temmuzdan ekim ayına kadar açık.
RİZE
05302286620-05373877496
ARAL TATİL ÇİFTLİĞİ
Bozcaada’da bulunan mekan sizleri gerçek bir çiftlik hayatını hissetmeniz için çağırıyor. Burada tavuktan keçiye, tavus kuşundan ördeğe kadar pek çok hayvanı bir arada bulabilirsiniz. Sabahları yumurtanızı kümesten kendi elinizle alabilir, çiftliğin her yanında bulunan çeşitli sebzeleri dalından koparıp yiyebilirsiniz. Çiftlik 14 dönüm düz alan üzerine kurulu olduğundan, çocuklarınız istedikleri gibi oynarken her türlü tehlikeden uzak kalırlar. Çocuklar mini oyun parkında zamanlarını geçirirken bisiklete binebilir, masa tenisi ve langırt oynayabilirler. Badem ağaçlarının üzerindeki ağaç evler de çocuklar için ayrı bir keyif. Çiftlikte bulunan her tür hayvan da çocuklarınıza oyun arkadaşı olmanın yanı sıra onları daha yakından tanımalarına olanak sağlıyor.
BOZCAADA
286 697 83 57-697 83 58
BUKLA OBERJ BUTİK OTEL
Oberj Ayder Yaylası’nın yamacında, denizden 1300 metre yükseklikte, yöre mimarisinde yapılmış, bölgenin en güzel otellerinden biri. Tüm odalarda duş tuvalet mevcut, ama ahşap yapı tekniği dolayısı ile odalar standartın dışında. Bu çok fazla konfor beklememeniz anlamına geliyor. Daha çok sırt çantası turizmi için uygun olan bu bölgeye ailecek sırt çantanızla gidebilirsiniz. Çocuklar için de yanınıza çok fazla oyuncak almanıza gerek yok. Bütün gün yapacak o kadar çok şeyiniz, gezecek o kadar yeriniz olacak ki odaya sadece uyumak için gideceksiniz.
RİZE
0464 657 20 55
CLUB MED PALMİYE
Tatil köyü listesi yapılırken bu işte ilklerden ve en iyilerden olan Club Med’i atlamak doğru olmaz. Mekan eğlenceli sirk okulu ve çocuklar için katamaran eğitimiyle dikkat çekiyor. Burada çocuklar çeşitli aktivitelere katılıp deneyimli GO’lar eşliğinde eğlenerek öğrenebiliyor, onlara özel hazırlanan yepyeni aktivitelerden ve alanlardan yararlanabiliyorlar.
Mekan Baby-Sitting servisi de sağlıyor. 2-3 yaş çocukları için de Petit Club hizmeti verilmekte.
ANTALYA
0242 814 32 60
VİLLAGE PARK
İstanbul’un en güzel butik doğa otelinde ailenizle bir hafta sonu geçirmeye ne dersiniz? Çocukları da unutmayan illage Park, ”her anne baba çocuklarının doğayla tanışmasını izlemelidir” ilkesini hayata geçiren mekanda siz yemeğinizi yerken çocuğunuz park alanında vakit geçirebilir, mini golf sahasında golfm oynayabilir. Yemekten sonra havuz başına geçtiğinizde ise yanı başınızda bulunan çocuk havuzunda sizinle yanı keyfi yaşayabilir. Village Park’ın sunduğu doğal ortama çocuklarınızı gönül rahatlığıyla bırakabilir, doğanın getirdiği özgürlük hissini onlara da yaşatabilirsiniz.
0216 439 59 31-32-99
ALAÇATI DEĞİRMEN OTEL
Alaçatı’nın tepesinde Rumlar zamanından kalma bir sıra yel değirmeni onarıldı ve şık bir butik otele dönüştürüldü. Değirmenlerin orjinal görüntüsünden ötürü çocuklarınız buraya bayılacak. Çağdaş country mimarisi ile tasarlanan bol taş ve ahşap yapının doğal dokudaki her değirmen altlı üstlü iki oda bulunuyor. Otelin bazı odalarında yatakların yuvarlak olduğunu da belirtmeliyiz.
ÇEŞME-0232 716 67 14
KUŞADASI BU YAZ BAMBAŞKA!!!
Kuşadası Türkiye’nin ilk keşfedilen ”turistik” yörelerinden biri. Adını üzerinde Cenevizlilerin inşa ettiği bir kale bulunan Güvercin Adası’ndan alıyor.
MİLLİ PARK MUHTEŞEM
Dilek Yarımadası’ndaki Milli Park mutlaka görülmeli. Flora(bitki) ve faunasıyla(hayvan) Türkiye’nin en zengin milli parkıdır. Yaklaşık 250 adet kuş, 28 memeli, 42 sürüngen, 45 çeşit balık türü ve 804 bitki kürü barındaran bu park Kuşadası’ndan yarım saat mesafede.
PLAJLAR
Kuşadası’nda bol bol plaj var.30 km’ye yakın bir kıyı şeridi içinde plajlarda ve koylarda sörf, yelken, kano, su kayağı, balık avcılığı, tekne turları yapma imkanları bulabilirsiniz. Kadınlar Denizi Plajı, Yılancı Burnu Plajı, Güvercinada Plajı, Kuştur Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Kalamaki Plajı…
NASIL GİDİLİR?
İzmir’den Kuşadası’na, İzmir Aydın yolunun 65 km’sinden, 25 km’lik yol izlenerek yaklaşık 1,5 saatte ulaşılır.
NE YAPILIR?
Kuşadası her yerin ortasında. Yarım günlük turlarla antik kentlere gidebilirsiniz. Selçuk ve Efes’e günü birlik turlar var. Efes kaçmaz!!!
Milli Park’a zaman ayırmayı unutmayın.
Güvercin Adası Kuşadası’nın hemen kıyısında bir ince yol ile sahile bağlanmış küçücük bir ada. Görmek isteyebilirsiniz. Turistik.
Gelmişken Samos (Sisam) adasına geçmeyi ister misiniz? Her yerde turların ilanlarını göreceksiniz. Schengen’li pasaport var mı?
Meryem Ana’yı görmediyseniz, mutlaka…
Şirince çok yakın.
Beach club ve aqua parklar da var. Adaland muhteşem. Yunuslarla yüzün, dev kaydıraklardan atlayın. Günlük giriş fiyatları 20-45 TL arasında değişiyor.
Güzelçamlı(Kalamaki), harika bir doğanın ortasında. Kuşadası’nın gürültüsünden ve uğultusundan uzaklaşmak için çok iyi bir fikir olabilir.
Ayrıca Kuşadası’na yarım saat mesafede sakin bir kıyı şeridinde bulununan Özdere’ye mutlaka gidin…
1618′de yapılmış olan Kervansaray’ı ve gene aynı yıldan kalan Kaleiçi Cami’i mutlaka gezin.
Kuşadası geceleri çok renkli. Barlar sokağı cıvıl cıvıl. Biraz daha kaliteli eğlence isterseniz, Biraver ve Jade’i tavsiye ederim.
ROMANTİK BALAYI ROTALARI
BALAYI ROTANIZA ÖNCEDEN KARAR VERİN, ERKEN REZERVASYON FIRSATINDAN YARARLANIN.
YÜZDE 40 İNDİRİM
HEY Travel Trends’in müşterilerine sunduğu vade farksız taksit imkanları, bazı turlardaki ” 2 kişi git 1 kişi öde” promosyonları ya da ikinci kişi yüzde 50 indirimli kampanyası ekonomik balayı isteyen çiftler için çok ideal. Yurt içi erken rezervasyonda yüzde 40′a varan indirimler var.
KEYİFLİ BİR TATİL
Tatilsepeti.com’un sunduğu geceliği 30 tl’den başlayan 50′den fazla Balayı Paketi’nin içinde yer alan bazı tesisler balayı çiftlerine yüzde 20′ye varan özel indirim imkanı sunuyor. Tesislerde spa, masaj ve cilt bakımı gibi hizmetlerden özel indirim avantajlarıyla yararlanabilirsiniz.
ÇOK ÖZEL FIRSAT
VIP Turizm bu yıl, erken rezervasyon fırsatı ile Hint Okyanusu’nun en egzotik adalarından, Afrika’nın safari cennetlerine, Kızıl Ülke Fas’tan, İskoçya’nın görkemli şatolarına birçok romantik rota alternatifi sunuyor.
HIRVATİSTAN DUBROVNIK
03 Haziran 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet, Tatil
”Adriyatik’in İncisi” olarak anılan Dubrovnik son zamanların en gözde turizm şehri. Ortaçağdan kalma surlarla çevrili şehir, tarihi zenginliği kadar muhteşem denizi ve Akdeniz mutfağıyla da balayı çiftleri için de iyi bir seçenek.
NEREDE KALMALI?
Dubrovnik’in en popüler otelleri Pucic Palace Hotel ( www.thepucicpalace.com) ve Dubrovnik Palace Hotel ( www.dubrovnikpalace.hr). Türk otelleri zinciri Rixos Libertas Dubrovnik Hotel’in bir şubesi ise Dubrovnik’in en güzel koylarından birinde yer alıyor ( www.rixos.com).
NE YAPMALI?
Şehrin surları içerisinde gezilmedik sokak, çıkılmadık sur ve kale bırakmayın. 3 Adalar turuna katılarak Adriyatik üzerinde bulunan 1.185 adadan Dubrovnik çevresindeki en güzel üç adayı gezin. İki gününüzü mutlaka Bosna ya da Karadağ turlarına ayırın. Bir yanda Osmanlı’nın ayak izlerini diğer yanda yeşilin, tarihin ve Adriyatik fiyordlarının engin güzelliğine kendinizi bırakın.
NE YEMELİ?
Dubrovnik özellikle hem İtalyan, hem de Akdeniz mutfağını sevenler için birebir. Pizza için Mea Culpa ve bir de hemen limanın girişindeki Poklisar en ideal seçenekler. Eğer deniz ürünlerine meraklıysanız Nautika restoranda ya da Peskarija’da hemen yerinizi ayırtın; daha orta bütçeli bir seçenek arıyorsanız Mobydick, Captain ve Ragusa tercih edilebilir. Bir füzyon mutfağı fanatiği iseniz o zaman şehrin en popüler restoranı Gils’e rezervasyon yaptırmadan dönmeyin.
NEREDE EĞLENMELİ?
Dans etmek için Fuego Latino Club ya da Tara Reid2in tercih ettiği East West Bach Club’a gidebilirsiniz.Buza Bar Club ise şimdilerde çok revaçta.
EN İYİ PLAJ HANGİSİ?
Deniz keyfi için Coppacabana’yı ya da Lokrum adasına bakan Banje plajını deneyin.
NE ALMALI?
Hırvat şarabı ve rakısı.
Tur için Pronto Tour; 444 91 92.
RUSYA’NIN AVRUPA’YA BAKAN YÜZÜ
01 Ocak 2010 Yazan didem
Kategori Gezelim Görelim, Manşet, Tatil
ST.PETERSBURG
St. Petersburg denince akla ilk gelenler Dostoyevski, Çaykovski, Gogol ve Puşkin’dir. Dostoyevski ”Petersburg Düşleri”, ”Karamazof Kardeşler” ve ”Beyaz Geceler”inde, kuzeyin kültürü ve mimarisi ile insanı adeta büyüleyen bu romantik kenti uzun uzun anlatır.
St. Petersburg Neva Nehri’nin Finlandiya Körfezi’ne döküldüğü deltaya kurulu, yüzü Avrupa’ya dönük bir liman kenti. Üç yüz yıllık geçmişi ile İstanbul, Londra, Roma ve Paris ile kıyaslandığındığında genç bir kent aslında. Üstün bir şehircilik anlayışını taçlandıran muhteşem bir mimari ile bu mimari dokunun içinde gelişen edebiyat, kültür ve sanat, St. Petersburg’un dünyanın en ünlü kentleri arasında olmasının nedeni. Beş yüzü aşkın köprüyle birbirine bağlanan onlarca kanalda yapılacak bir nehir turu kenti tanımanın en keyifli yolu.
MÜZE KENT
St. Petersburg Rus tarihinin dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış bir kent. Rus Çarlığı’na 200 yıl başkentlik yapan kentte çarlık döneminin tüm görkemi hissediliyor. St. Petersburg’un 103 müzesinden biri olan Hermitage mutlaka görülmesi gereken bir tarihi zenginliğe sahip. British Museum ve Louvre ile birlikte dünyanın üçüncü büyük müzesi olan Hermitage, beş büyük sarayın birleşmesi ile oluşmuştur. Üç milyondan fazla eser olan müzede 1050 salon var. Antik Mısır, Helenistik, Roma, Bizans ve İslam uygarlıklarının eserlerine, Leonardo Da Vinci, Van Gong, Rembrant, Matisse, Rafael gibi ressamların tabloları eşlik etmekte. Yazlık ve Kışlık Saray, Denizcilik, Biyografi, Botanik ve Rusya Müzeleri görülmesi gereken diğer müzeler.
KENTİN KALBİ NEVSKİ CADDESİ
Dünyanın en büyük caddelerinden biri olan Nevski aynı zamanda St. Petersburg’un da en işlek caddesi. Kent mimarisinin en güzel örneklerine rastlanan caddede, donanma binası, Aleksandır Nevski Manastırı, tarihi kilise ve katedraller, alışveriş merkezleri, restoranlar ve sokak sanatçıları görülebilir. Dünyanın en derin metrosunun bulunduğu St. Petersburg’da, Nevski Caddesi’ne kolayca metroyla ulaşabilir ya da taksi tutabilirsiniz.
YENİ YILDA KIŞ TATİLİ ALTERNATİFLERİ
Karlı bir dağ başında ya da ormanlar arasında firuze taşı gibi parıldayan bir gölün kıyısında yeni yılı karşılayabileceğiniz üç öneri.
TATLI KAÇAMAK
Antik dünyanın efsaneleriyle örtülü Kazdağı’nda, her şeyden uzak bir dağ evinin şöminesi önünde kışın keyfini sürmeye ne dersiniz? Konforlu butik otellerinde kent kaçkınlarını ağırlayan Kaz Dağı’nda, bulutlu zirvelerin, antik patikaların ve şelalelerin eşlik etttiği orman içi yürüyüş parkurları ile yörenin meşhur zeytinyağlı yemekleri de sizi bekliyor.
GÖLDEN HAYALLER
Bolu Aladağlar’ın eteklerindeki Gölcük’te, dağ ve göl havasını birlikte yaşayabilirsiniz. Milli Park olarak korumaya alınıp yapılaşmaya kapatılan gölün çevresi; yürüyüş parkurları, ahşap iskeleler ve piknik alanlarıyla süslü. 950 metre yükseklikteki gölde ormanların büyüleyici yansımalarını izlerken, naturalist tablolar çağrışacak zihninizde.
ORMAN DENİZİ
Kışın tadı Ege’nin zirvelerinde çıkar diyenlerdenseniz Manisa yakınlarındaki Spil Dağı Milli Parkı tam size göre. Ömrünü yöreyi ağaçlandırmaya adayan Manisa Tarzanı’nın mekanı olarak bilinen Spil Dağı, Ağlayan Kayası, laleleri, yılkı atları, dağ gölleri, mağaraları, kanyonları ve dağ evleriyle kış aylarında sessizliğin keyfini sürmek isteyenleri ağırlıyor.
NASIL GİDİLİR?
GÖLCÜK
Bolu’ya 15 kilometre uzaklıktaki göle, şehir merkezinden kalkan minibüslerle ya da Seben yolundan ulaşabilirsiniz.
KAZDAĞI
Küçükkuyu ile Edremit üzerinden Kazdağı köylerine ulaşabilirsiniz.
SPİL DAĞI
Manisa’ya 24 kilometre uzaklıktaki Spil Dağı Milli Parkı’na şehir merkezinden levhaları takip ederek ulaşabilirsiniz.
SİNOP! YEMYEŞİL BİR YARIMADADAN HUZUR VEREN BİR ESİNTİ
SİNOP
Türkiye’nin en kuzeyindeki ince bir yarımada üzerine kurulan Sinop, zamanı telaşsızca tüketen sokakları ve neşeli insanlarıyla Karadeniz’de bir ada.
Avrupanın en yaşlı ormanlarının ev sahibi Küre Dağları’nın vahşi doğasının ardında açılmamış bir istiridyeyi anımsatan Sinop’un her köşesi, sakin bir adanın huzuruyla doludur.
Şehrin üzerine kurulduğu minik yarımadanın kuzeyinde bulunan Boztepe’deki mahallelere ada deniyor ama Sinop’un her yeri ada gibi…Yeşil bir yarımada üzerinden Karadeniz’in sonsuzluğunu izleyen Sinop’un insana huzur veren bir havası var.
Günbatımından önce kaleye tırmanıp Karadeniz’in sonsuzluğuna karşı seyre dalarsanız uzun uzun, akşam ziyafeti için liman çevresindeki restoranlara uzanmanın tam vakti gelmiştir.
SİNOP’UN HUZUR MEKANLARI
Çok değil 20 yıl önceye kadar bir sürgün yeri olarak anılan Sinop, havaalanı ve Karadeniz otoyoluyla bambaşka bir çehreye bürünüyor bugünlerde. 1990′lı yılların sonuna kadar yüzyılı aşkın süre pek çok şair, yazar ve düşünüre zindan olan Tarihi Sinop Cezaevi, bir müze ve film platosuna dönüşmüştür. Artık fikirlerin tutsak edildiği bir hüzün kenti olarak anılmak istemiyor Sinop. Gençlerin sağladığı hoşgörülü ortam sayesinde sanatçı ruhları kendine çekmeyi başaran Sinop, ilkini 2006′da gerçekleştirdiği uluslararası bienalin üçünçüsünü düzenlemeye hazırlanıyor. Yöre insanı, Karadeniz’in kumsallarına ev sahipliği yaptıkları konusunda da hayli iddialı. İskandinavya fiyortlarını anımsatan kıyılarıyla Hamsilos Koyu, dalgalı deniziyle sörfçüler için eşine az rastlanır güzellikte olanaklar vaat eden ada manzaralı Akliman ve siyah kumlarıyla ünlü Karakum Plajı’yla Sinop, yaz aylarında kuzeyin Bodrum’u yerindedir. Yakın çevresinde de beklenmedik zenginlikler saklıdır kentin. Sarıkum’un kayın ormanlarında gezinen yılkı atları ile dalgalı denize açılan pudra kıvamındaki kumullar gibi… Dilerseniz Sarıkum Gölü’nden yaban kuşlarının havalanmasını izleyip zakkum ve zambak tarlalarının kokusunu içinize çekebilir, doğal koruma alanı seçilmiş ahşap evlerden oluşan eski köyleri ziyaret edebilirsiniz.
EN KUZEYE YOLCULUK
Sinop’un en heyecanlı keşif noktalarından biri de, Türkiye’nin en kuzeyinde bulunan deniz feneridir. Şehir merkezinden 22 kilometrelik bir yolculukla ulaşılan fenere, ”Türkiye’nin en kuzey ucunu görünüz.” levhaklarını izleyerek varmak mümkün. Yolun son 5 kilometresinde yerleşim iyice seyrekleşip, yerini pastoral manzaralara bırakıyor. Tahta citlerle çevrili yeşil tepeler, keçi sürüleri ve alabildiğine yanlızlık duygusu eşliğinde denize doğru kıvrılıp giden yolun ucunda müthiş bir fotoğraf saklı: Hırçın dalgaların dövdüğü bazalt kayalıkların hemen üzerinde bembeyaz zarif gövdesiyle yükselen İnceburun Deniz Feneri. Asırlardır ekmeğini denizden çıkaran yöre insanının koruyucu meleği. Denize uzak olmasına rağmen, rüzgarın savurduğu tuzlu damlacıkların ruhunuzu yenileyeceği anlarla yetinmek istemezseniz,çevre turuna çıkmanız gerek. Taş kiremitli köy evleri, iskelesi, mağarası, el dokumaları ve doğa hazinesi Akgöl’ü ile anılan Ayancık; Beyaz Balina Aydın’ın meşhur ettiği Gerze; 1990′lı yıllarda turizme açılan Tatlıca Şelaleleri’yle ünlü Erfelek ve kalesiyle öne çıkan Boyabat gibi ilçeler de, seyahatinizin durakları olmaya aday yerler arasında.
SU PERİSİNE VEDA
Kentin girişinde, dönemin en kudretli imparatoru Büyük İskender’e söylediği ”Gölge etme başka ihsan istemem” sözüyle ünlü filozof Diyojen’in altı metrelik mermer heykeli, Sinop’un tarihini hatırlatmaktadır. Adını mitolojideki su perisi Sinope’den aldığı rivayet edilen kentteki yaşam izleri, 5 bin yıl öncesine kadar inmektedir. Geçmişi Amazon Kraliçesi Sinova’dan Denizci Arganotlara kadar uzanan Sinop, Karadeniz’in çalkantılı sularından kaçan gemiler için güvenli bir sığınak olmuş yüzyıllarca. Püfür püfür Karadeniz rüzgarları yüzünüzü okşarken, Sinop’un ”Adalı Ruhu” dedikleri huzur dolu kollar sizi de sarmalayacaktır.
NASIL GİDİLİR?
THY, İstanbul’dan Sinop’a haftanın her günü karşılıklı sefer düzenlemektedir. Ankara ve İzmir’den Sinop’ a ise aktarmalı uçuşlar mevcuttur. Her şehirden otobüs seferleride mevcuttur.
NE ALINIR?
Ahşaptan yapılmış tekne maketleri, el yapımı av malzemeleri ve oya işleri liman çevresindeki dükkanlarda satılıyor.
NE YENİR?
Üzümlü, cevizli, tahinli, kıymalı ve peynirli çeşitleri yapılan ”nokul” adlı yöresel çöreğin yanı sıra, cevizli mantı ve mevsimin Karadeniz balıklarını deneyebilirsiniz.
İŞTE NEFİS BİR BALIK TARİFİ
PALAMUT KÖFTE
MALZEMELER
2 Adet Palamut (kılçıkları ayıklanmış), 1Adet Yumurta, 1|2 çay kaşığı tuz, 1|2 çay kaşığı karabiber, 1|4 demet ince kıyılmış maydanoz, 2 yemek kaşığı galete unu ve ekmek içi, 1 adet orta boy rendelenmiş soğan
HAZIRLANIŞI
Palamutlar ayıklanıp, kılçıklarından temizlenir. Balıklar kıyma makinesinden çekilir veya bir bıçak yardımıyla çok ince kıyılır. Karıştırma kabına kıyılan balıklar alınır. Yumurta, tuz, karabiber, rendelenmiş soğan, ince doğranmış maydanoz ve galete unu veya ekmek içi ilave edilerek yoğrulur. İstenilen şekilde köfteler yapılır. Izgarada veya yumurtalı olarak tavada pişirilir. Roka, kırmızı soğan ve limonla ikram edilir.
1 GÜN İÇİN 3 ÖNERİ
Deniz, göl ya da şelale… Günübirlik kaçışlarla kendinizi şehirden çok uzaklarda hissedebileceğiniz sonbahara özgü üç özel öneri…
VAHŞİ DOĞA:
SÜNNETGÖL
Bolu’nun en güzel göllerinden biri olan Sünnetgöl, sizi sonbaharın büyüleyici renkleriyle tanıştıracak. Vahşi görünümlü bir vadinin heyelan sonucu tıkanmasıyla oluşan 820 metre rakımlı göl, amatör balıkçı ve piknikçilerin gözdesi. Etrafındada sayısız yürüyüş-bisiklet yolu var.
SAKLI ŞELALE:
GÜZELDERE
Düzce’nin yaylalar ve göllerle bezeli ilçesi GÖLYAKA’nın doğa hazinelerinden biri de GÜZELDERE ŞELALESİ. Kuş cenneti Efteni Gölü’nün kıyısından, Güzeldere tabelallarını izleyerek ulaşılan şelalenin çevresi, anıt ağaçlarla kaplı bir botanik müzesi gibi. Sık orman dokusuyla kaplı dar bir vadinin içinde kademeli olarak akan şelalenin yüksekliği, 135 metreyi buluyor.
ORMAN VE DENİZ:
KERPE
İzmit’e bağlı Kerpe, çam ormanlarına yaslanmış küçük bir sahil köyü. Sahilin sağ ucundaki burnun arkasında bulunan heykel kayalar ve mağaralar gibi etkileyici oluşumlar yörenin cazibe alanları arasında. Denizle ormanı birleştiren yürüyüş parkurları ve sahildeki balık lokantaları sonbaharda çok keyifli.
NASIL GİDİLİR?
KERPE
*İstanbul’a iki saat mesafedeki Kerpe’ye Kandıra üzerinden 10 kilometrelik bir yolla ulaşılabilir. İstanbul ve İzmit’ten Kerpe’ye otobüs seferleride bulunmaktadır.
GÜZELDERE
*Hendek ya da Düzce çıkışından TEM’den ayrılarak önce Gölyaka’ya, oradan levhaları takip ederek şelaleye ulaşılabilir.
SÜNNETGÖL
*İstanbul yönünden Akyazı istikametine ayrılıp Nallıhan-Göynük yolundan Sünnetgöl’e varılıyor. Göynük ve Mudurnu üzerinden minibüslerle de ulaşılabilir.
Bir Doğu Masalı
Güneydoğu Anadolu…
Yüzyıllardır farklı kültür ve inançlarla yoğurulmuş kentleri, kutsal yapıları, rengarenk çarşıları ve özgün lezzetleriyle Güneydoğu Anadolu, sıradışı seyahatin yükselen yıldızıdır. Sonbahar ve ilkbaharda mucizevi bir güzellilğe bürünen bölgenin tadını çıkarmanın tam zamanı….
Güneydoğu Anadolu, Ortadoğu ile Akdeniz arasında 75 bin kilometrelik bir alana yayılan esrarlı bir coğrafi güzelliktir. Bu güzelliği bir çok turizm acentasının düzenlediği GAP Turlar’ıyla keşfedebilirsiniz.

Bu turların ilk durağı Gaziantep’tir. İnsanlık tarihinin en eski uygarlıklarına ev sahibi yapan kentte, zengin bir tarih ile renkli bir kültürel birikim iç içedir. Sabahın ilk saatlerinden itibaren kentte nefis kebap kokuları yükselmeye başlar. Antep’te kebap yemenin saati yoktur. Kahvaltıların en sevilen spesiyali, ciğer kebabıdır örneğin. Kentin en yüksek tepesi olan Kudret Kayası’nın üzerinde yükselen Antep Kalesi, Hititlerden bu yana kalan çok görkemli bir yapıdır. Uzun Çarşı Antep’in bakırcı ve baharatçılarıyla ünlü çarşısıdır. Uzun Çarşı’dan sonra sırayla dizilmiş sedef atölyeleri vardır. Bu atölyelerden el işi sedef masalar, sandelyeler… alabilirsiniz. Zeugma ve arkeoloji eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi, kentin en heyecan verici köşelerinden biridir.

Sonraki durak Anadolu ile Mezopotamya’yı birbirine bağlıyan Şanlıurfa’dır. Orta çağ kenti görünümündeki Rumkale’ye ev sahipliği yapan Urfa’nın Birecik ilçesi, Kelaynak Kuşlar’ının Anadoludaki en önemli yaşam alanıdır. Tıpkı Birecik gibi Fırat Nehri’nin kıyısına kurulan Halfeti; sarı taş evleri, meyve bahçeleri ve başka hiçbir yerde yetişmeyen siyah gülleriyle Güneydoğu Anadolu’da bir sahil kasabası görünümüne sahiptir. Birecik Barajı nedeniyle beşte ikisi sular altında kalan kasabanın yitip giden değerlerinden günümüze kalanları daha yakından görüp fotoğraflamak için Fırat Nehri kıyılarında tekne gezisi yapabilirsiniz.
Daha sonra ‘Peygamberler Kenti’ olarak bilinen Şanlıurfa’yı gezebilisiniz. İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı yer olarak inanılan kutsal balıklarıyla ünlü Halil-Ür Rahman ve Ayn Zeliha Gölleri’ni içine alan keyifli bir geziden sonra günün yorgunluğunu, yöreye özgü küçücük fincanlarda, şekersiz olarak içilen sert bir kahve türü olan ‘mırra’ ya da zahter ve tarçın çayını yudumlayabilirsiniz. Tarihi Urfa Çarşısını seyre dalabilirsiniz. ‘Faru’ adı verilen kuzu kürkünden yapılmış abalar, Suriye işi pullu kumaşlar, puşiler, eşarplar, fularlar, el halıları, rengarenk dokumalar, nargileler, sürme, baharat, çay, biber, tütün ile ahşap ve bakır işlerinin satıldığı tezğahlarda gezebilirsiniz.
Ertesi gün, uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında kurulan Harran( İlk İslam Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan beşbin yıllık köklü bir geçmişe sahip)’ ı gezebilirsiniz. Harran turunun ardından Mardin’i gezebilirsiniz.
Mardin; orta çağdan kalma bir anıtı andıran kentin ruhunu hissedebilmek için bir labirenti andıran inişli-çıkışlı daracık sokaklarında uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Engebeli bir arazi üzerinde teras teras yükselen Mardin Evler’i, birbirinin manzarasını engellemeyecek biçimde inşa edilmiştir. Ulu Camii, Postane Binası, Paşadede Konağı, Munganlar Evi ve Tatlıdedeler Konağını gezebilirsiniz. Mardin mutfağında en önemli yeri alan ‘Kaburga Dolmasını’ deneyebilirsiniz. Kentin 4 kilometre doğusunda bulunan Deyrulzafaran(Safran Manastırı) ile Şark köyündeki Kırklar Kilisesi, yaşayan en eski Süryani Manastırları olarak kabul görmektedir. Deyrulzafaran Manastırı, milattan önce Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılarca kale olarak kullanılan büyük bir kompleks üzerine inşa edilmiştir. Bu manastırı özellikle gezmenizi tavsiye ediyoruz. Süryani Kadim cemaatinin merkezi olan Mor Gabriel Manastırı’nı görmek için Midyat’ a gitmeniz gerekmektedir. ”Telkari” denilen çok zarif bir gümüş işleme sanatının merkezi olan Midyat, Mardin’e 60 km. uzaklıktadır. Mardin’den ayrılmadan önce kavrulmuş karpuz çekirdeği, şekerli badem, fıstık sabunu ve el yapımı kilise minyatürlerini almanızı öneriyoruz.
GAP Turunun olmazsa olmazlarından Antik Çağ’ın ilk yerleşim alanlarından olan Hasankeyf‘tir. Dicle Nehri’nin ikiye ayırdığı bu büyülü diyarda güneş batışı bir başkadır.
Hasankayf’i arkada bıraktığınızda, Batman’ı aşınca yaklaşık altı kilometre uzunluğundaki surlarıyla sizi Diyarbakır karşılar. Yüksek surlarının koruduğu eski kent merkezine dört kapıdan girmek mümkündür. Bu kapılar Dağ Kapı, Mardin Kapı, Urfa Kapı ve Yeni Kapı’dır. Kentin en önemli turistik değerleri Ulu Camii, Bedesten, Cahit Sıtkı Tarancı Evi, Keldani Kilisesi, Mesudiye Medresesi, Dört Ayaklı Minare, On Gözlü Köprü ve Deliler Hanıdır.
Diyarbakır’ a veda ederken sizi Dicle Nehri’nin edalı kıvrımları yolcular.
Daha sonra tanrıların dağı Nemrut‘u görmelisiniz. Adıyaman’ın sınırları içinde bulunan Nemrut Dağı Milli Parkı’nda Arsemia ve Perre antik kentleri ile Eskikale ve Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü ve Yenikale’yi gördükten sonra tanrıların dağında kendinizi müthiş bir finale hazırlayın. UNESCO tarafından Türkiye’nin dokuz harikasından biri olarak gösterilen Nemrut Dağı kalıntılarına ulaşmak zorlu bir yolculuk gerektirir. 2.150 metre yüksekliğindeki bir tepenin her iki yüzünde sıralanan dev insan ve kartal başlı heykeller,İ.Ö. 1. yüzyılda bölgede hüküm süren Kommagene Krallığı’nın kutsal alanı olarak inşa edilmiştir. Günbatımının etkileyici bir atmosfere bürünen tanrıların dağından Fırat Havzası’nın etkileyici kıvrımlarını seyrederken, ruhunuzun yenilendiğini hissedeceksiniz.
Umarım bu yazıdan sonra ilk tatilinizi Güneydoğu Anadolu’ya düzenlersiniz…..
Şeker Bayramı için Farklı Tur Seçenekleri
Bayrama sayılı gün kaldı; gene de bayram tatilinde nereye gideceğine bir türlü karar verememiş olanlar olabilir. Hep aynı tatil programlarından sıkılmış olanlar da… Biz de bu ihtiyacı karşılar düşüncesi ile alışılmışın dışında yerlere gitmek isteyenler için Karadeniz, Gap, Pamukkale gibi klasik paketleri değil de, alternatif olabilecek tur seçeneklerini araştırdık. İşte bu farklılık yaratan turlardan bir demet…
Hangi Turlar, Ne Kadar?
Cafe Tur
Tel: 444 0 179
Trenle Eskişehir- 149 TL
Edirne- 155 TL
Gökçe Ada- 399 TL
Trakya (Şarköy, Saroz, Enez, Edirne, İğneada, Kıyıköy)- 359 TL
Erzurum, Kars, Iğdır, Doğu Beyazıt, Van, Tatvan, Bitlis (uçakla)- 999 TL
Suriye- Antakya (Antakya, Şam, Palmyra-Halep)- uçakla- 1079 TL
Normandiya- 609 Euro
Beyrut- 439 Euro
Bamtur
Tel : 216 444 0 157
Ege’nin İncileri (Bodrum-Marmaris-Fethiye )
•Didim Appollon Tapınağı-Gökova-Azmak Çayı-Dalyan-İztuzu Plajı-Göcek-Ölüdeniz-Saklıkent-Yakapark- 394,20 TL
Misya Turu (Ayvalık-Cunda Adası-Behramkale-Bozcaada-Kazdağları)- 243, 50 TL
Karadeniz’in Uzak Ucu (Erzurum- Kars-Sarıkamış- Çıldır Gölü)- 666 TL
Saraybosna & Mostar & Karadağ & Dubrovnik (Vize istenmiyor)- 499 Euro
Lyon-Cenevre- Zurih – 529 Euro
İsviçre-Fransa (Strasburg- Bern-Cenevre- Lugano- Zurih)- 699 Euro
Ürdün (Amman- Petra – Akabe)- 499 Euro
Pronto Tour
Tel: 444 91 92
Delhi-Jaipur-Agra-Kathmandu-Varanasi-Delhi- 1859 Euro
Catania- Palermo - 499 Euro
Maldivler - 1299 Euro
ETS
Karya (Efes, Şirince, Marmaris, Tekne Turları)- 368 TL
Amerika (New York) - 1499 Euro
New York-Orlando-Miami- 1999 Euro
Setur
Tel: 0212 368 68 88
Japonya-Tokyo-Hakone-Kyoto- Osaka - 2500 Euro
Costa Concordia ile Akdeniz (Marsilya- Milano-Napoli- Palermo-Tunus-Palma de Mayorca- Barcelona)- 1470 Euro
İremtur
Tel: 0212 444 00 59
Bozcaada- Assos - 228,16 TL
Mardin (uçakla) (Midyat – Diyarbakır – Hasankeyf – Savur)- 717 TL
Yunanistan- Makedonya - 329 Euro









