ÇOCUKLU AİLELERİN GİDEBİLECEĞİ ALTERNATİF TATİL MEKANLARI
YAZ AYLARINDA AİLECEK TATİLE GİTMEYİ PLANLAYANLAR İÇİN TECRÜBELİ ANNE VE BABALARA DANIŞARAK EN ÇOK TER CİH EDİLEN YERLERİ TESPİT ETTİK. İŞTE ÇOCUKLARLA GİDİLEBİLECEK ADRESLER…
POKUT YAYLA EVİ
Alternatif bir tatil arayanlar için önerebileceğimiz iki katlı ahşap pansiyonda dört oda, her odada bir çift bir tek yatak bulunuyor. Nefis bir havaya sahip olan yayla evindeki banyo ve mutfak ortak kullanılıyor. Ama siz bunlara takılmayın zira doğası, bol spor olanağı ile Yayla Evi size unutulmayacak bir maceraya davet ediyor. Pokut Yaylasına ulaşım Çamlıhemşin’den özel araçlarla sağlanıyor ve 1,5 saat sürüyor. Yayla Evi temmuzdan ekim ayına kadar açık.
RİZE
05302286620-05373877496
ARAL TATİL ÇİFTLİĞİ
Bozcaada’da bulunan mekan sizleri gerçek bir çiftlik hayatını hissetmeniz için çağırıyor. Burada tavuktan keçiye, tavus kuşundan ördeğe kadar pek çok hayvanı bir arada bulabilirsiniz. Sabahları yumurtanızı kümesten kendi elinizle alabilir, çiftliğin her yanında bulunan çeşitli sebzeleri dalından koparıp yiyebilirsiniz. Çiftlik 14 dönüm düz alan üzerine kurulu olduğundan, çocuklarınız istedikleri gibi oynarken her türlü tehlikeden uzak kalırlar. Çocuklar mini oyun parkında zamanlarını geçirirken bisiklete binebilir, masa tenisi ve langırt oynayabilirler. Badem ağaçlarının üzerindeki ağaç evler de çocuklar için ayrı bir keyif. Çiftlikte bulunan her tür hayvan da çocuklarınıza oyun arkadaşı olmanın yanı sıra onları daha yakından tanımalarına olanak sağlıyor.
BOZCAADA
286 697 83 57-697 83 58
BUKLA OBERJ BUTİK OTEL
Oberj Ayder Yaylası’nın yamacında, denizden 1300 metre yükseklikte, yöre mimarisinde yapılmış, bölgenin en güzel otellerinden biri. Tüm odalarda duş tuvalet mevcut, ama ahşap yapı tekniği dolayısı ile odalar standartın dışında. Bu çok fazla konfor beklememeniz anlamına geliyor. Daha çok sırt çantası turizmi için uygun olan bu bölgeye ailecek sırt çantanızla gidebilirsiniz. Çocuklar için de yanınıza çok fazla oyuncak almanıza gerek yok. Bütün gün yapacak o kadar çok şeyiniz, gezecek o kadar yeriniz olacak ki odaya sadece uyumak için gideceksiniz.
RİZE
0464 657 20 55
CLUB MED PALMİYE
Tatil köyü listesi yapılırken bu işte ilklerden ve en iyilerden olan Club Med’i atlamak doğru olmaz. Mekan eğlenceli sirk okulu ve çocuklar için katamaran eğitimiyle dikkat çekiyor. Burada çocuklar çeşitli aktivitelere katılıp deneyimli GO’lar eşliğinde eğlenerek öğrenebiliyor, onlara özel hazırlanan yepyeni aktivitelerden ve alanlardan yararlanabiliyorlar.
Mekan Baby-Sitting servisi de sağlıyor. 2-3 yaş çocukları için de Petit Club hizmeti verilmekte.
ANTALYA
0242 814 32 60
VİLLAGE PARK
İstanbul’un en güzel butik doğa otelinde ailenizle bir hafta sonu geçirmeye ne dersiniz? Çocukları da unutmayan illage Park, ”her anne baba çocuklarının doğayla tanışmasını izlemelidir” ilkesini hayata geçiren mekanda siz yemeğinizi yerken çocuğunuz park alanında vakit geçirebilir, mini golf sahasında golfm oynayabilir. Yemekten sonra havuz başına geçtiğinizde ise yanı başınızda bulunan çocuk havuzunda sizinle yanı keyfi yaşayabilir. Village Park’ın sunduğu doğal ortama çocuklarınızı gönül rahatlığıyla bırakabilir, doğanın getirdiği özgürlük hissini onlara da yaşatabilirsiniz.
0216 439 59 31-32-99
ALAÇATI DEĞİRMEN OTEL
Alaçatı’nın tepesinde Rumlar zamanından kalma bir sıra yel değirmeni onarıldı ve şık bir butik otele dönüştürüldü. Değirmenlerin orjinal görüntüsünden ötürü çocuklarınız buraya bayılacak. Çağdaş country mimarisi ile tasarlanan bol taş ve ahşap yapının doğal dokudaki her değirmen altlı üstlü iki oda bulunuyor. Otelin bazı odalarında yatakların yuvarlak olduğunu da belirtmeliyiz.
ÇEŞME-0232 716 67 14
KUŞADASI BU YAZ BAMBAŞKA!!!
Kuşadası Türkiye’nin ilk keşfedilen ”turistik” yörelerinden biri. Adını üzerinde Cenevizlilerin inşa ettiği bir kale bulunan Güvercin Adası’ndan alıyor.
MİLLİ PARK MUHTEŞEM
Dilek Yarımadası’ndaki Milli Park mutlaka görülmeli. Flora(bitki) ve faunasıyla(hayvan) Türkiye’nin en zengin milli parkıdır. Yaklaşık 250 adet kuş, 28 memeli, 42 sürüngen, 45 çeşit balık türü ve 804 bitki kürü barındaran bu park Kuşadası’ndan yarım saat mesafede.
PLAJLAR
Kuşadası’nda bol bol plaj var.30 km’ye yakın bir kıyı şeridi içinde plajlarda ve koylarda sörf, yelken, kano, su kayağı, balık avcılığı, tekne turları yapma imkanları bulabilirsiniz. Kadınlar Denizi Plajı, Yılancı Burnu Plajı, Güvercinada Plajı, Kuştur Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Kalamaki Plajı…
NASIL GİDİLİR?
İzmir’den Kuşadası’na, İzmir Aydın yolunun 65 km’sinden, 25 km’lik yol izlenerek yaklaşık 1,5 saatte ulaşılır.
NE YAPILIR?
Kuşadası her yerin ortasında. Yarım günlük turlarla antik kentlere gidebilirsiniz. Selçuk ve Efes’e günü birlik turlar var. Efes kaçmaz!!!
Milli Park’a zaman ayırmayı unutmayın.
Güvercin Adası Kuşadası’nın hemen kıyısında bir ince yol ile sahile bağlanmış küçücük bir ada. Görmek isteyebilirsiniz. Turistik.
Gelmişken Samos (Sisam) adasına geçmeyi ister misiniz? Her yerde turların ilanlarını göreceksiniz. Schengen’li pasaport var mı?
Meryem Ana’yı görmediyseniz, mutlaka…
Şirince çok yakın.
Beach club ve aqua parklar da var. Adaland muhteşem. Yunuslarla yüzün, dev kaydıraklardan atlayın. Günlük giriş fiyatları 20-45 TL arasında değişiyor.
Güzelçamlı(Kalamaki), harika bir doğanın ortasında. Kuşadası’nın gürültüsünden ve uğultusundan uzaklaşmak için çok iyi bir fikir olabilir.
Ayrıca Kuşadası’na yarım saat mesafede sakin bir kıyı şeridinde bulununan Özdere’ye mutlaka gidin…
1618′de yapılmış olan Kervansaray’ı ve gene aynı yıldan kalan Kaleiçi Cami’i mutlaka gezin.
Kuşadası geceleri çok renkli. Barlar sokağı cıvıl cıvıl. Biraz daha kaliteli eğlence isterseniz, Biraver ve Jade’i tavsiye ederim.
HIRVATİSTAN DUBROVNIK
03 Haziran 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet, Tatil
”Adriyatik’in İncisi” olarak anılan Dubrovnik son zamanların en gözde turizm şehri. Ortaçağdan kalma surlarla çevrili şehir, tarihi zenginliği kadar muhteşem denizi ve Akdeniz mutfağıyla da balayı çiftleri için de iyi bir seçenek.
NEREDE KALMALI?
Dubrovnik’in en popüler otelleri Pucic Palace Hotel ( www.thepucicpalace.com) ve Dubrovnik Palace Hotel ( www.dubrovnikpalace.hr). Türk otelleri zinciri Rixos Libertas Dubrovnik Hotel’in bir şubesi ise Dubrovnik’in en güzel koylarından birinde yer alıyor ( www.rixos.com).
NE YAPMALI?
Şehrin surları içerisinde gezilmedik sokak, çıkılmadık sur ve kale bırakmayın. 3 Adalar turuna katılarak Adriyatik üzerinde bulunan 1.185 adadan Dubrovnik çevresindeki en güzel üç adayı gezin. İki gününüzü mutlaka Bosna ya da Karadağ turlarına ayırın. Bir yanda Osmanlı’nın ayak izlerini diğer yanda yeşilin, tarihin ve Adriyatik fiyordlarının engin güzelliğine kendinizi bırakın.
NE YEMELİ?
Dubrovnik özellikle hem İtalyan, hem de Akdeniz mutfağını sevenler için birebir. Pizza için Mea Culpa ve bir de hemen limanın girişindeki Poklisar en ideal seçenekler. Eğer deniz ürünlerine meraklıysanız Nautika restoranda ya da Peskarija’da hemen yerinizi ayırtın; daha orta bütçeli bir seçenek arıyorsanız Mobydick, Captain ve Ragusa tercih edilebilir. Bir füzyon mutfağı fanatiği iseniz o zaman şehrin en popüler restoranı Gils’e rezervasyon yaptırmadan dönmeyin.
NEREDE EĞLENMELİ?
Dans etmek için Fuego Latino Club ya da Tara Reid2in tercih ettiği East West Bach Club’a gidebilirsiniz.Buza Bar Club ise şimdilerde çok revaçta.
EN İYİ PLAJ HANGİSİ?
Deniz keyfi için Coppacabana’yı ya da Lokrum adasına bakan Banje plajını deneyin.
NE ALMALI?
Hırvat şarabı ve rakısı.
Tur için Pronto Tour; 444 91 92.
BEYOĞLU
28 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet
SİNEMA ÇIKIŞI İSTİKLAL CADDESİNDE UĞRAYABİLECEĞİNİZ 8 YER
FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
Eski Fransız Hastanesi’nden dönüştürülen kültür merkezi yıl boyu sanat aktivitelerine sahne oluyor. İstiklal Caddesi no:4′teki mekanın programı her daim dopdolu. Örnek olarak 8 Mayıs’ta, 19. yüzyıl Osmanlı ressamlarının eserlerinin görülebileceği Pera Sergilerini rehber eşliğinde gezebilirisiniz.
FOTOĞRAFEVİ
İstanbul’u, Türkiye’yi ve dünyayı fotoğraf üzerinden okumak için bu mekana uğramalısınız. Yılın 365 günü sergiler, söyleşiler ve projelerle renklenen mekanda fotoğraf kursları ve geziler de organize ediliyor. Şehrin önde gelen fotoğraf sanatçılarının uğrak yeri olan mekan, Tütüncü Çıkmazı no:4′te. Tel: 0212 249 02 02
MISIR APARTMANI
Galerileri, tiyatrosu ve restoranlarıyla Beyoğlu’nda sanatın yeni adreslerinden. Art Nouveau stilinde inşa edilen 1910 tarihli apartman, İstiklal Caddesi no: 163′te. İstiklal Marşı’nın yazarı vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un bir dönem yaşayıp hayata veda ettiği yüksek tavanlı apartmanın kendisi de bir sanat eseri.
GALATASARAY HAMAMI
Dan Brown, John Travolta ve Monica Molina gibi isimlerin müşterisi olduğu tarihi hamam, Turnacıbaşı sokak no:24′te. Geçmişte paşaları ağırlayan 1481 tarihli hamam; köpüklü paşa masajı, tellak şovları ve gelin damat organizasyonlarıyla ünlü. 07:00-22:00 arası açık. Tel: 0212 252 42 42
ASMALIMESCİT
Dünyanın en eski metrolarından biri olan Tünel’in karşısındaki geçit ile arkasındaki mahalleye yayılan eğlence mekanları son dönemlerin gözdesi. İran, Thai, Rum mutfaklarının da aralarında bulunduğu etnik restoranları ve açık hava bistrolarıyla ünlü bölge, İstanbul’un gözde gece kulüplerinin e ev sahibi.
PERA MÜZESİ
Meşrutiyet Caddesi’ndeki müzede Osmanlı’dan esinlenmiş oryantalist ressamların tabloları ile ”Anadolu Seramik, Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu” sergileniyor. Pablo Picasso’nun Sulte Vollard gravürleri ile İstanbul’un Tarih Sahnesi sergileri ise Nisan sonuna kadar pazartesi hariç her gün açık. Tel: 0212 334 99 00
BALIK PAZARI
En lezzetli Boğaz balıklarının tezgahları süslediği tarihi pazardaki çeşitlilik şaşırtıcı: Midye ve turşucu dükkanları, sahaflar, şarküteriler ve aktarlar… Darbuka ve keman performanslarının şenlendirdiği yakın çevredeki restoranlarda deniz ürünlerinin ve mezelerin tadına mutlaka bakmalısınız.
AVRUPA PASAJI
Biri Balık Pazarı’na diğeri Galatasaray Meydanı’na açılan iki kapılı tarihi pasaj, nostalji tutkunları için gerçek bir hazine. Osmanlı madalyonları, eski İstanbul plakları, antikalar, şapkalar, fularlar… Dış cephelerini kadın heykellerinin süslediği karşılıklı on bir dükkanın sıralandığı asırlık pasaj, 08:30-20:30 arası açık.
VAN; DOĞUYA AÇILAN KAPI
21 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Manşet
VAN, kendine has bir şehirdir. Bir yandan tarihi mirası bir yandan da kahvaltısından kedisine dek kendine özgü değerleriyle Van, ekonomik açıdan büyük potansiyel sergileyen illerimizden biri.
TURİZM POTANSİYELİ
Van, tarihi boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış ve bu kültürlerin zenginliğini bugünlere taşıyabilmiş bir kent. Asurlular, Urartular, Persler, Bizans İmparatorluğu, Türkmenler, Selçuklular, Osmanlılar gibi dönemin en güçlü uygarlıkları, Van’ı önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmışlardır. Özellikle Urartu medeniyetini anlamak, geçmişten bugüne olan izleri takip etmek için bu medeniyetin başkenti olan Van’ı ziyaret etmek bir zorunluluktur. Tüm bu zenginsel miras, Van’ı turizm açısından bir cazibe merkezi haline getiriyor. Van halkından yöneticisine kadar her noktada turizmin önemini kavramış bir kent. Bu potansiyeli hayata geçirme konusunda da herkes üzerine düşeni yapıyor. Öyle ki geçtiğimiz aylarda düzenlenen EMITT Fuarı’na çıkarma yapan Van, bu fuarda ” En Etkili Tanıtım Ödülü”ne layık görüldü.
VAN’I GEZERKEN…
AKDAMAR ADASI, turistlerin ilgi odağı.
Adadaki ERMENİ KİLİSESİ mimari detaylarla dikkat çekiyor.
VAN MÜZESİ, özellikle Urartu dönemi eserleri açısından oldukça zengin.
Selçuklu döneminden kalan Kümbet örnekleri.
ROMANTİK ANADOLU
Aşık olmakla gezmeyi birbirine çok yakın mı görüyorsunuz? Öyleyse Anadolu’nun sayısız romantik köşe sakladığını da bilmelisiniz. İşte, yüreğinizde romantik hisler uyandıracak birkaç seyahat önerisi…
PATARA’DA AT SAFARİ
Anadolu’nun en uzun kumsalı olan plaj, Fethiye’nin güneyinde. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının Akdeniz’deki en önemli yaşam alanlarından biri olan plajdaki kum tepeleri arasında safari yapmak Patara’ya özgü bir romantizm klasiği. Deneyimi olmayanların bile kolayca uyum sağlayabildiği eğitimli atlarla yapılan safari turları, 12-13 kilometreye kadar uzatılabiliyor.
KAPADOKYA’DA BALON TURU
Kapadokya’nın bir okyanusu andıran vadilerinde dolaşmak, peribacalarını incelemek, yer altı kentlerinde gezinmek bir yana, tüm bunları havadan görmek, nefes kesici bir deneyim. Üstelik balon turu düzenleyen acenteler bu gezileri özel bir seremoniye dönüştürmüş durumda. Sabahın ilk ışıklarıyla otelinizden alınıyor, yaklaşık 1,5 saat havada kalıp Kapadokya’yı bulutlar üzerinde gezdikten sonra yere indiğinizde kek ve sıcak bir içecekle karşılanıyorsunuz.
TOROSLARDA JEEP SAFARİ
Antalya’dan başlayıp Selge Harabeleri üzerinden Köprülü Kanyon’a kadar uzanan adrenalin yüklü bu rota, Torosların sürprizlerle dolu dağ yollarını, sarp vadilerini, binlerce yıllık antik kentleri ve misafirperver yörük köylerini çıkaracak karşınıza. Tercihinize göre bir safari grubuna katılabileceğiniz gibi tek bir jeep kiralayarak da bölgeyi keşfedebilirsiniz.
NEMRUT’TA GÜN BATIMI
Adıyaman’a 43 kilometre uzaklıktaki Nemrut Dağı’nın zirvesindeki anıt mezar, Kommangene kralları için yapılmış. Ufka doğru uzayıp giden dağ denizini kızıla boyayan gün batımları, pastoral bir senfoni sunuyor. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası kabul edilen Nemrut’u görmenizi özellikle tavsiye ediyoruz.
PALANDÖKEN’DE KAYAK
Bembeyaz bir örtüyle kaplı ormanlar, sessiz bir dağ otelinde çıtır çıtır yanan bir şömine, kar manzaralı sıcacık bir havuz, zevkli bir masada mum ışığında yemek ve dilediğiniz zaman kayak yapabilme özgürlüğü… Erzurum şehir merkezine sadece 13 kilometre uzaklıkta bulunan Palandöken Kayak Merkezi konuklarına romantizmi, konforu ve kış sporlarını yapma şansını aynı anda sunuyor.
RUSYA’NIN AVRUPA’YA BAKAN YÜZÜ
01 Ocak 2010 Yazan didem
Kategori Gezelim Görelim, Manşet, Tatil
ST.PETERSBURG
St. Petersburg denince akla ilk gelenler Dostoyevski, Çaykovski, Gogol ve Puşkin’dir. Dostoyevski ”Petersburg Düşleri”, ”Karamazof Kardeşler” ve ”Beyaz Geceler”inde, kuzeyin kültürü ve mimarisi ile insanı adeta büyüleyen bu romantik kenti uzun uzun anlatır.
St. Petersburg Neva Nehri’nin Finlandiya Körfezi’ne döküldüğü deltaya kurulu, yüzü Avrupa’ya dönük bir liman kenti. Üç yüz yıllık geçmişi ile İstanbul, Londra, Roma ve Paris ile kıyaslandığındığında genç bir kent aslında. Üstün bir şehircilik anlayışını taçlandıran muhteşem bir mimari ile bu mimari dokunun içinde gelişen edebiyat, kültür ve sanat, St. Petersburg’un dünyanın en ünlü kentleri arasında olmasının nedeni. Beş yüzü aşkın köprüyle birbirine bağlanan onlarca kanalda yapılacak bir nehir turu kenti tanımanın en keyifli yolu.
MÜZE KENT
St. Petersburg Rus tarihinin dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış bir kent. Rus Çarlığı’na 200 yıl başkentlik yapan kentte çarlık döneminin tüm görkemi hissediliyor. St. Petersburg’un 103 müzesinden biri olan Hermitage mutlaka görülmesi gereken bir tarihi zenginliğe sahip. British Museum ve Louvre ile birlikte dünyanın üçüncü büyük müzesi olan Hermitage, beş büyük sarayın birleşmesi ile oluşmuştur. Üç milyondan fazla eser olan müzede 1050 salon var. Antik Mısır, Helenistik, Roma, Bizans ve İslam uygarlıklarının eserlerine, Leonardo Da Vinci, Van Gong, Rembrant, Matisse, Rafael gibi ressamların tabloları eşlik etmekte. Yazlık ve Kışlık Saray, Denizcilik, Biyografi, Botanik ve Rusya Müzeleri görülmesi gereken diğer müzeler.
KENTİN KALBİ NEVSKİ CADDESİ
Dünyanın en büyük caddelerinden biri olan Nevski aynı zamanda St. Petersburg’un da en işlek caddesi. Kent mimarisinin en güzel örneklerine rastlanan caddede, donanma binası, Aleksandır Nevski Manastırı, tarihi kilise ve katedraller, alışveriş merkezleri, restoranlar ve sokak sanatçıları görülebilir. Dünyanın en derin metrosunun bulunduğu St. Petersburg’da, Nevski Caddesi’ne kolayca metroyla ulaşabilir ya da taksi tutabilirsiniz.
BU KONSERLERİ KAÇIRMAYIN!
15 Ekim 2009 Yazan Author
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Güncel, Kültür Sanat
Akbank 19. Uluslararası Caz Festivali Bu Gün Başlıyor
15-25 Ekim tarihlerinde düzenlenen Akbank 19. Uluslararası Caz Festivali, müzik severleri bekliyor… Festival, 15 Ekim akşamı Aya İrini’deki Vassilis Tsabropoulos konseri ile başlayacak. Cecil Taylor, Joe Lovano gibi cazın efsanelerini izleme fırsatı sunacak olan festival, günümüzün en yetenekli perküsyon sanatçılarından Marilyn Mazur, Norveçli gitarist-besteci Terje Rypdal ile Ketil Bjornstad’i, son yılların en yaratıcı basçılarından Richard Bona ve Bizans ilahilerini ile büyük yankı uyandıran piyanist Vassilis Tsabropoulos’u ağırlayacak…
Festival Günlüğü
16 Ekim’de, Carl Ludwig Hübsch ve topluluğu Akbank Sanat’ta; Norveçli gitarist Terje Rypdal ve piyanist Ketil Bjornstad Aya İrini Müzesi’nde, Hypnotic Brass Ensemble ise Babylon’da sizleri bekliyor olacak.
17 Ekim’de de 2008′de doğaçlama müzik üretmek ve kaydetmek amacıyla üç müzisyen tarafından kurulan ”Konstrukt” ı Akbank Sanat’ta, trompet sanatçısı İmer Demirer ve Andy Votel’i de Babylon da izleyebilirsiniz.
Ünlü piyanistimiz Burçin Büke 18 Ekim’de, gitarist ve kompozitör Justin Adams 20 Ekim’de Babylon’da konser verecek.
İlhan Erşahin, son projesi ”İstanbul Sessions” ile üniversiteleri gezecek. Erşahin, 20 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde, 21 Ekim’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, 22 Ekim’de de Bahçeşehir Üniversitesinde konser verecek.
”‘Trio 3” topluluğu ve piyanist Leo Tardin’in yarattığı tek kişilik dev “Grand Pianoromax” 21 Ekim’de, Japon piyanist Aki Takase 22 Ekim’de Babylon’da sahne alacak.
Avangart cazın ustalarından piyanist Cecil Taylor ve vurmalı çalgılar ustası Tony Oxley 22 Ekim’de Cemal Reşit Rey Konser Salonda; İran ezgilerini elektronik dünyaya ustalıkla taşıyan topluluk ”Niyaz” ise 22 Ekim’de Ghetto’da sizlerle bulaşacak.
Haftanın diğer konserleri…
8. Bach günleri, ”Thomas Gabriel Trio”’nun 19 Ekim’de Sirkeci Garın’da verecekleri caz konseriyle devam edecek.
Çeyrek asırlık müzik kariyerlerini 29 albümle dolduran ünlü Amerikalı pop jazz grubu “Spyro Gyra”’yı 22 Ekim’de İstanbul Jazz Center’da dinleyebilirsiniz.
Ünlü arp sanatçımız Şirin Pancaroğlu, 19 Ekimde Süreyya Operası’nda sahne alacak. Elif Yurdakul ve Evrim Baştaş da konserde Pancaroğlu’na eşlik edecek.
Zuhal Olcay’ı dinlemek isteyenlerse, 20 Ekimde Jazz Stop’taki yerlerini şimdiden ayırtsın. Bu konserde sanatçı, eserlerini Güvenç Dağüstün ile yorumlayacak.
İyi Seyirler…
FİLMEKİMİ 2009, 10 GÜN SÜRECEK!
04 Ekim 2009 Yazan Author
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Güncel, Kültür Sanat
Uzun süren yaz döneminde özlediğimiz festivallerle hasret giderme zamanı geldi. Sonbahar ve sinema ile bütünleşen Filmekimi, bu sene 17-25 Ekim tarihlerinde biz sinema severleri bekliyor!
Filmekimi, isminden de anlaşılacağı gibi her Ekim ayında İKSV tarafından düzenlenen bir film festivali. Bu sene, sekiz yaşına girecek olan Filmekimi’nin biz sinema tutkunlarına bir süprizi de var. İstanbul Film Festivalinin küçük kardeşi sayabileceğimiz Filmekimi, bu sene iki hafta sonunu kapsayacak şekilde 10 güne yayılmış…
Bu Filmleri Kaçırmayın…
Festival programı bu sene gerçekten çok güzel. İlk bakışta usta yönetmenlerin son filmleri hemen dikkati çekiyor. Woody Allen, Theo Angelopoulos ve Michael Haneke‘nin son filmleri benim merakla beklediklerim arasında. Ustaların dışında, Jane Campion‘ın İngiliz Romantik şairlerinden Keats’in Fanny Brawne’la olan aşkını anlattığı Bright Star da ilgi çeken yapımlar arasında.
Benim gibi animasyon izlemekten zevk alıyorsanız, Shane Acker’ın En İyi Kısa Canlandırma Film dalında Oscar’a aday gösterilen aynı adlı filminden uyarladığı 9‘u da listenize ekleyin. Filmin konusu da oldukça ilginç: yakın bir gelecekte makinelerin isyan ederek insan ırkını yok etmelerinden sonra “can verilen” dokuz bez bebeğin mücadelesi…

Old Boy’la beğeni toplayan Park Chan-wook da son filmi Thirst ile Filmekimi’nde… Güney Koreli yönetmenin ülkesinde büyük gişe rekoru kıran Thirst, 2009 Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanmış. Émile Zola’nın trajik romanı Thérèse Raquin’i selamlayan film, kan nakli sonrası vampir olan, günah dolu bir yaşam sürmeye başlayan bir rahibin hikayesini anlatıyor.

Monica Belluci ve Sophie Marceau’nun başrollerini paylaştığı Marina de Van’ın son filmi Don’t Look Back de festivalin dikkate değer yapımlarından. Psikolojik gerilim türünün bildik öğelerinin alışılmadık biçimlerde kullanıldığı filmde bir yazar olan Jeanne, bir fotoğrafın izinden İtalya’ya gidip bir kadının peşine düşer ve yavaş yavaş bu kadına dönüştüğünü fark eder.

Costa-Gavras’ın son filmi Eden Is West, Filmekimi’nin yıldızlarından… Odessa destanından esinlenen film; dram, şiir ve mizah dolu bir yol hikâyesi. Mülteci sorununa bir de Gavras’ın perspektifinden bakmak için harika bir fırsat sunuyor Eden Is West.
Che, bu kez Benicio del Toro ve Steven Soderbergh’in uzun yıllar süren araştırmaları sonucu ortaya çıkardıkları aynı isimli filmle Filmekimi’nde…. Büyük bir proje olarak ses getiren film iki bölümden oluşup, iki ayrı seansta gösterilecek.
Bunlar benim “görmezsem, üzülürüm” dediklerim. Festivalin kataloğuna ise şu adresten ulaşabilirsiniz :
http://www.iksv.org/filmekimi_2009/Program_2009.asp
Ya Bilet Fiyatları ?
3 Ekim Cumartesi gününden itibaren Filmekimi biletleri, biletix satış noktaları; www.biletix.com ve Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 ve Emek Sineması gişesinden temin edilebilecek.
Hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) bilet fiyatları geçen sene olduğu gibi 3,50 TL.
Hafta içi 19.00 seansları ve hafta sonu tüm seanslar tam 12 TL, indirimli 8 TL; 21.30 seanslarında yapılacak Filmekimi Galaları’nın bilet fiyatları ise 15 TL.
Şimdiden herkese iyi seyirler diliyorum…
HAFTANIN KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİKLERİ
30 Eylül 2009 Yazan Author
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Güncel, Kültür Sanat
Bach İstanbul’da
“8. İstanbul Bach Günleri” 2 Ekim’de önemli bir resitalle başlayacak. Resitali, Bach müziğinin yaşayan en büyük ustası, orkestra şefi ve klavsenci Gustav Leonhardt St. Antuan’da 2 Ekim de verecek.
Büyük usta Leonhardt’ı dinleme fırsatını yakalayamazsanız; üzülmeyin:) Andreas Staier’in hem klavsen hem de forte piyano çalacağı resitaller veya Sigiswald Kuijken’in yöneteceği La Petite Bande de oldukça güzel konserler olacak.
European Union Chamber Orchestra (EUCO) ve Hymnos Korosu da Bach günlerinin ilk koral konserini verecek.
Alexander Rudin iki resital vererek bütün çello suitlerini çalacak.
Aydın Esen’in Aya İrini’de vereceği “Aydın Esen Plays for BACH” ise etkinliğin bir diğer önemli resitali. Thomas Gabriel Trio da Sirkeci Garında bir caz konseri verecek.
Bach günlerinin belki de en önemli resitali ise Laura Vikman’a ait. Vikman’nın, Joseph Beuys eserlerinin arasında Bach’ın bütün sonat ve partitalarını çalacağı resital, dünyada bir “ilk” olma iddiasında…. Ayrıca konser sonrasında Changa lokantasının vereceği Bach yemeği ile de gece devam edecek.
Bilet fiyatları 1.Kategori 84,00 TL , 2.Kategori: 56,00 TL – Öğr: 36,00 TL şeklinde…
One Shot İstanbul
Contemporary İstanbul “Özel Projeler” adı altında pek çok projeye imza atıyor. İşte onlardan en yenisi de Alexander Berg’in “One Shot Istanbul” fotoğraf sergisi…
Alexander Berg daha önce New York ve Pekin’de bu projeyi gerçekleştirmiş. One shot, insan portrelerini; şehrin izlerini taşıyan yüzleri yansıtan bir proje …
Ayrıca sadece sokaktaki yüzlerle yetinmemiş Berg; Cemil İpekçi, Sinan Çetin, Nurgül Yeşilçay ve Okan Bayülgen gibi ünlü isimler de Berg’e poz vermiş.
Bu ilginç projeyi, 25 Ekim’e kadar Taksim metrosunun yürüyen bantlar katında izleyebilirsiniz…
2. Balkan Soundz Festivali
Başlıyor!
2. Balkan Soundz Festivali, 2 Ekim Cuma günü başlıyor! Roman müziğinin kıvrak ritimlerini usta müzisyenlerden dinlemek isteyenler, bu festivali kaçırmasın…
Gecede Sulukule Roman Orkestrası, Lapseki Orkestrası ve Akpence Perküsyon grubu gerçek bir Sulukule eğlencesine imza atacak…
Festivalin biletleri 34,00 TL, öğrencilere ise 25,00 TL
Sezonun İlk Çocuk Müzikali:
Peter Pan…
Peter Pan müzikali, çocuklarımızı sevindirecek bir yapım… Tam 9 ilden ( İstanbul-İzmir-Bursa – Eskişehir - Antalya- Bodrum – Denizli – Gaziantep – Samsun) seçilmiş 750 çocuk ve genç sanatçı 4 Ekim’de İstanbul’da ilk defa izleyici önüne çıkacak…
250 kişilik ekip ile Peter Pan müzikali, katılımcı şehirlerin İngilizce / Türkçe özel dans ve sahne performansları, 750 kişilik müzikal topluluğu ile yıldızlar, The Stars şarkısı ve dansı ile izlemeye değer…
Gösterinin bilet fiyatları 50 ila 60 TL arasında. Bu özel gösteriyi, MKM Atilla İlhan Salonda 4 Ekim saat 20.00 de çocuklarınızla izleyebilirsiniz…








