PLAJDA KİTAP KEYFİ

14 Haziran 2010 Yazan didem  
Kategori Genel, Güncel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat, Manşet

Güneşli tatil günlerinde keyifle okuyacağınız farklı tarzda kitapları sizin için seçtik…

thierry paquotBİR SANATTIR ÖĞLE UYKUSU, THIERRY PAQUOT, 9,50 TL

”Öğle uykusu bir zorunluluktur. Sizden bir şeyi kibarca istemek yerine basbayağı dayatır kendini. Gözleriniz siz istemeseniz de kapanır. Bırakırsınız kendinizi, koyuverirseniz ve içten içe şaşırarak benliğinizi teslim edersiniz.” Thierry Paquot’nun öğle uykusunu tarihsel, sosyolojik ve sanattaki yansımalarıyla ele aldığı zihin açıcı çalışması, ilgiyle okuyacağınız bir eser.

 

aspasyaASPASYA, MURAT SERTOĞLU, 9,90 TL

Roman sizi İstanbul’un geçmişinde bir tarih yolculuğuna çıkaracak. İmparator Konstantin, adamlarından Bizans’ın en güzel kızının bulunmasını istedi. Çünkü Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet İstanbul Surlar’ına dayanmıştı. Bizans’ın en güzel kızı Aspasya’nın bu iki güçlü hükümdarın başına ne işler açacağını kestirmek o an için imkansızdı.

 

 

 

robert harris hayalet yazarHAYALET YAZAR, ROBERT HARRIS, 18 TL

Heyecanla okuyacağınız bir cinayet romanı. McAra, eski İngiliz başbakanının anılarını yazmakla görevli bir hayalet yazardır. Kitabı yazarken birçok sırrı öğrenmiş ve bu da hayatına mal olmuştur. Onun ölümü belki de uluslararası güvenliği temelinden sarsacak olağanüstü bir komplonun parçalarından yalnızca biridir. Projeyi tamamlaması için gönderilen yeni hayalet yazar içinse bu görev bulunmaz bir fırsattır.

 

 

iletişimsizlik becerisiİLETİŞİMSİZLİK BECERİSİ, DOÇ. DR. KADİR ÖZER, 12,00 TL

İletişim, insanların birbirlerini dinlemeye ve anlamaya değer görme ve farklılıkları arasından aynılıkları oluşturabilme becerisidir.

İletişimsizlik Becerisi, insan insana temasların ”iletişimsizlik” ile sonuçlanmasına neden olan üç temel yanılgı üzerinde durmaktadır. A. Kadir Özer’e göre bireyler;

* Yaşadıkları duyguların sorumluluğunu birbirlerine yüklediklerinde,

*Bireysel bir tercihi veya düşünceyi ” doğruluk veya haklılık” olarak gördüklerinde ve

*”Ne söyledikleri” yerine ” nasıl kişiler” olduklarını merak ettiklerinde,

Aslında sadece konuşabilmeyi becermiş oluyorlar, iletişimi değil…

grange ölü ruhlar ormanıÖLÜ RUHLAR ORMANI, JEAN-CHRISTOPHE GRANGE, 24 TL

Jeanne Korowa tek bir hata yaptı. Katili ormanda arıyordu. Oysa orman katilin içindeydi. İnsanın içindeki vahşi çocuk gibi…

FESLEĞEN ve EDEBİYAT

24 Ocak 2010 Yazan Author  
Kategori Genel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat, Manşet

feslegen_ccegi2Fesleğeni çoğumuz yemeklerimizi tatlandıran bir bitki olarak biliriz.  Ama fesleğen edebi eserlere de ilham kaynağı olmuş bitkilerden.  İlk olarak Buket Uzuner’in “Güneş Yiyen Çingene” isimli öykü kitabını okurken, dikkatimi çekti bu durum. “Cağaloğlu’nda Metamorfoz”  isimli öyküdeki baş kahraman beyaz, pembe renkte çiçekler açan ve güzel kokulu yaprakları olan fesleğene dönüşüyor hikayenin sonunda. Neden fesleğen diye düşünürken, Cevat Karal’ın şu şiirine rastladım:

 

kurduğum-
bu küçük-
tuzaklara kalbim takıldıkça…
fesleğenler geliyor aklıma

sözlerin ne taş
sektirmeye benziyor sularda
ne de gözlerin
o kar fırtınasında
ışıkların yanmasına
yüzün de benzemiyor
gece yarısında tutuşan bayraklara

neden başka bir çiçek değil de
fesleğenler geliyor aklıma
bir sırrım daha al senin olsun
koy bunu da ötekilerin yanına

geçen yaz aldıklarım-
kaskatı kesilmiş toprakları
bu yazsa güzel sözlerle övgülerle
çürüten benmişim onları

fesleğenler
başka bir çiçek değil de
elbette fesleğenler
her an düşünceli
her an tefekkürdeki
bir başı okşar gibi
seven var mıdır
uykuma giren
ra
yi
ha
ları.

oysa ne iki ırmak
karışırmış birbirine dünyada
ne de göz yaşları aşkta
dostum, demiştim dostum
otuzumda bir gün
öğrendim ki bu gün
aşktan farkı yokmuş
dostluğun

öyle deme, öyle deme
ayrı ayrı düşüyor yaşlar
iki gözden bile

 Fesleğen bir şiire ancak bu kadar yakışırdı herhalde…

MEVSİME GÖRE KİTAP

27 Aralık 2009 Yazan didem  
Kategori Genel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat

KIŞA ALIŞANLARA

ÇİRKİNLİK ÜZERİNE GÜZELLEME

umberto eco”Çirkinlik de güzellik kadar tartışmalı” diyor Umberto Eco. Uzun kış geceleri böyle tartışmalar için birebir. Kitabın önsözünde de vurgulandığı üzere; güzellik ve çirkinlik, farklı zaman ve farklı kültürlerde farklı algılanıyor. Peki, ama ”güzellik” ve ”çirkinlik” için herkesin kabul edebileceği bir değerler sistemi oluşturulabilir mi? Dostlarınızı ve demli çaylarınızı hazır edin. Kış geçmeden…

                                                                     

                                                                                                             SONBAHAR MELANKOLİKLERİNE

EĞER HALA OKUMADIYSANIZ

yusuf atılgan aylak adamİyi roman okurlarının uğraması gereken duraklardan biridir Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı. Özelliklede sonbahar melankoliklerinin. Eğer hala uğramadılarsa tabi. Hele ki yayınevi, bu kült romanı 50. yıl özel baskısıyla raflara dizmişken… Roman, 1950′li yıllarda Türk toplumunun gündemine yerleşen bireyselleşme sorununu işliyor.

                                                                                   

                                                                                                             YAZI ÖZLEYENLERE

İKİ SÖZCÜK BİR EYLEM

bozcaada öyküleri                                                                                                                                                                                                      Yazı daha şimdiden özleyenlere neşeli ve güneşli öyküler lazım. ”Bozcaada Öyküleri” gibi. ‘Bozcaada’ya gitmek…’. İki sihirli sözcük, bir eylem. Bir çanta, üç beş öteberi, bir bilet… Bu öyküler; gidenler, gidemeyenler ve hep gitmek isteyenler için. Kadir Aydemir, 34 ayrı yazarın öykülerini bir bir derlemiş. Uzun bir çalışma sürecinin meyvesi olan kitap; çantada, valizde ve çekmecede uzun süre dolaşacak türden.

KİTAP: LİMON AĞACI

02 Aralık 2009 Yazan didem  
Kategori Genel, Güncel, Kitap Okuyalım

OKUYAN HERKESİ DERİNDEN ETKİLEYEN GERÇEK BİR TARİHİ ROMAN

LİMON AĞACI

limon ağacıOrtadoğu’nun kalbi… Acı, savaş, anlaşmazlık dolu bir tarih. İki halk ve iki aile. Topraklarından zorla sürgün edilen Filistinli Arap Beşir ile ailesi Nazi katliamından kaçmış olan İsrailli Yahudi Dalia’nın anlaşmazlığın ortasında kurduğu yüreğinizi ısıtacak dostluğu…

Tarihin acımazıslığına inat Ortadoğu’nun kalbinde yeşeren LİMON AĞACI unutamayacağınız bir kitap olacak.

ELİF ŞAFAĞIN LİMON AĞACI HAKKINDAKİ YORUMU:

Bu büyüleyici kitap, bir ülkede bitip tükenmeyen merhamet, ıstırap ve umudun resim gibi dokunmuş halidir… Bu acı veren kitap bittikten sonra bile insanın aklında kalmaya devam ediyor.

RUH HALİNİZE GÖRE KİTAP

14 Ekim 2009 Yazan didem  
Kategori Genel, Güncel, Kitap Okuyalım

Kimimiz sıkıntılıyızdır, bunalırız sayfalardan; kimimiz

yerimizde duramaz, kimimiz ise saatlerce ve sabırla

gömülürüz anlatılanlara…

bill slavin 'ne, nasıl yapılır'

HEMEN SIKILANLARA

CD’NİN HAMMADDESİ NE?

CD’nin hammaddesinin kum, mumun parafin, plastiğin petrol olduğunu biliyor muydunuz? Peki, bilmek ister misiniz? Eğer isterseniz; Bill Slavin’in kaleme aldığı ‘Ne, Nasıl Yapılır? Dondurmadan Gitara Pek Çok Şey’ isimli kitaba göz atabilirsiniz. Toplam elli dört nesnenin yapılış sürecinin yapılış sürecinin masalsı bir dil ve sevimli çizimlerle anlatıldığı kitap, nesnelerin derinliklerine heyecanlı bir yolculuk vaat ediyor.

yaşar kemal 'binbir çicekli bahçe'

SABIRLIYIM

DİYENLERE

YAŞAR KEMAL’DEN

DENEMELER

Deneme okumak zordur, sabır ister. Ama söz konusu Yaşar Kemal gibi bir kalem olunca iş değişir. Yaşar Kemal, ‘Binbir Çicekli Bahçe’de’ 1961′den 2009′a uzanan yazılarında; doğanın ve kültürün yozlaşmasındaki tehlikelerin altını çiziyor, bu sorunların kökenlerine dair saptamalarda bulunuyor ve çözüme dair öneriler sunuyor. Sabırlı edebiyat okurlarına…

steve davey 'gezginler için unutulmaz yerler'

YERİNDE DURAMAYANLARA

UNUTULMAZ YERLERE YOLCULUK

Uluslararası gezi yazarı ve fotoğrafçı Steve Davey için unutulmaz yer, sadece ömrümüzün sonuna kadar hatırlayacağınız yer demek değil. Ona göre unutulmaz yer, varlığını öğrendiğiniz anda oraya gitmeden edemeyeceğiniz yerdir. Davey, ”Gezginler için Unutulmaz Yerler’de” dünyanın gerçektende unutulmaz coğrafyalarından manzaralar sunuyor. Ve ayrıca günün birinde oralara seyahat etmeniz için size ilham da veriyor.

Ne güzel söylemiş Hayyam!

11 Eylül 2009 Yazan Author  
Kategori Kitap Okuyalım

HAYYAMÖmer Hayyam, İranlı bir şair ve düşünürdür. Hayyam denilince de akla ilk onun o güzel rubaileri gelir…  İnsan doğasının haritasını o kadar güzel okur ve o kadar ustalıkla akseder ki Hayyam, dizelerinin arasında kaybolur gidersiniz. Üslubu çok sadedir; kalbe seslenir.

Evrensel bir şair olduğunu düşündüğüm ve çok severek okuduğum Hayyam’ın güzel rubailerinden birini bu gün sizlerle paylaşmak istedim.

 

Nerde yüreği tertemiz uyanık insan?

Nerde güzel düşünceler ardında koşan?

Herkes kendi kafasının kulu kölesi:

Hani Tanrı’nın kulu, nerde o kahraman?

AŞK Elif Şafak

10 Eylül 2009 Yazan Editör  
Kategori Kitap Okuyalım

eff

            “AŞK” IN PEŞİNDE

 

Elif Şafak son romanı ‘Aşk’ta Mevlana ve Şems’in ilahi aşkı üzerinden kitabın kahramanları Ella ile Aziz’in dünyevi aşklarına uzanıyor.

‘Aşk’, bir roman gibi görünse de aslında roman içinde bir başka romanı da sunuyor.Şafak kitabında biri günümüze ait, diğeri 1200′lü yıllarda geçen iki öyküyü anlatıyor. Başlangıçta ayrı gibi görünen bu iki öykü, bir ‘öz’de yani aşkta birleşiyor.

Şafak son romanı ‘Aşk’ı anlattı:

“Bu roman tek bir roman değil roman içinde roman, hikaye içinde hikaye, aşk içinde aşk… Ben aslında aşktan yola çıktım. Aşkı anlamaya çalışan ve anlatan bir roman yazmak istedim. Ama hem dünyevi hem ilahi boyutlarıyla, hem dününe bakan hem bugününe bakan bir roman yazmak istedim. Belki hem batıyı hem doğuyu içine alan farklı gibi duran hatta bazen zıt gibi duran unsurları buluşturan bir bağ olarak aldım aşkı ve yola çıkış noktam da bu oldu.

BU BENİN HAYAL GÜCÜM
Romanı yazarken bulabildiğim tüm Türkçe, İngilizce ve kısmen İspanyolca kaynakları okudum. Uzun süre okuyorum o benim içimde birikiyor. Ama ne olursa olsun, bu benim algıladığım kadarıyla orada Mevlana var, benim algıladığım kadarıyla Şems var. Herkes anlayabildiği kadarıyla anlıyor ve anlatıyor. Hiçbir zaman esas Mevlana budur esas Mevlevilik budur demek istemem. Bu bir roman, bir kurgu, bu benim hayal gücüm.

Kitabın önemli sac ayaklarından birisi Şems ve Mevlana arasında geçenler. Bence çok derin olan ruhani bir bağ var. Ben orada çok ciddi ve derin manevi dostluk ve yoldaşlık olduğunu düşünüyorum.

Bir yerden bakarsanız belki bu roman senelerce benim içimde pişiyordu diyebilirim. Benim tasavvufla olan ilgim bundan 14-15 sene önce başladı. Beni takip eden okurlar bilirler, her romanımda aslında bir unsur olarak, alt akıntı olarak tasavvuf vardı. Ama bu sefer belki su üstüne çıktı, belki bu anlamda kalbimi açtım. Bir anlamda belki benim içimde birikiyordu ama fiilen masa başına oturup yazmam bir sene sürdü.

KİTAP İNGİLİZCE YAZILDI
Önce İngilizce yazılan ardından Kadir Yiğit Uz tarafından Türkçeleştirilen romanın ilginç bir macerası var:

Çeviriyi aldıktan sonra resmen oturdum yeniden yazdım. Bir anlamda bu kitap iki kez yazıldı. Okurların okudukları bu anlamda çeviri bir metin ama bire bir çeviri bir metin değil. Ben diller arası yolculuk yapmayı çok heycan verici buluyorum.Bir yazar için çok ufuk açıcı bir şey bu ama kolay bir şey de değil. Çünkü hiçbir zaman kendi ana dilinizde olduğunuz kadar rahat olamıyorsunuz.

Benim söyle bir tempom var; yazmaya başladığım zaman gece gündüz kendimi ona adayarak, çok yoğun çok deli bir tempo ile ve hızlı yazıyorum. Biraz da kendimi tüketerek yazıyorum. Bittiği zaman da ordan çıkıp başka bir ruh haline gitmem gerekiyor. Her gün bir kaç saat çalışıp sonra duran bir insan değilim.yazdığım zaman çok gürül gürül o temponun içine giriyorum.

“Bitmeyen Aşk” /Pınar Kür

01 Eylül 2009 Yazan Author  
Kategori Genel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat

 bitmeyen                                             BİTMEYEN AŞK VAR MIDIR?

 

 İşte bana bu soruyu sorduran ve aşkla ilgili daha bir sürü sorunun kafama üşüşmesine neden olan bir  kitap : “Bitmeyen Aşk”.  Aklınıza  aşk romanlarına düşkün bir okuyucu olduğum gelmesin. Tam tersi. Pek sevmediğim bir tür aşk romanları. Ancak, kitabın güzelliği de burda yatıyor çünkü bilindik aşk romanlarına hiç benzemiyor.

Roman temelde şair Sinan ve tiyatro oyuncusu Nilgün’ün aşkını anlatıyor. Ama anlatılan evrensel anlamdaki aşk aslında. Üstelik pek çok perspektiften okuyoruz hikayeyi. Kadın ve erkek  başkahramanlarımızın anlattıklarını bir kez de yazarın objektifinden okuyoruz. Bu da romana ayrı bir renk ve katman katıyor. Hatta, yazar kimi kez  roman kahramanlarını “olamaz, bunlar gercekten de delirmiş olmalı” edası ile yorumlamaya kadar götürüyor işi.

Daha önce hiç Pınar Kür kitabı okumamış birisi olarak Pınar Kür’ün son derece cana yakın, anlaşılır, akıcı ve hakikaten usta işi bir anlatım tarzı olduğunu söyleyebilirim. Kitap ince değil ama bir solukta okunuyor denecek kadar akıcı. Ayrıca kitabın cep boyutu çok da sevimli.

Yazarın aşkı, dış olayların yanında değişken insan psikolojine ne kadar da bağlı olduğunu hissettimesi belki de benim kitabı bu denli sevmemin nedeni.  Hani “kime göre, neye göre” derler ya, sanki aşk herkes için bambaşka anlamlara sahip. Kafanızda aşka dair, kadın ve erkek dünyalarına dair sorularınız varsa ya da “yahu, ne zor iş bu” diyorsanız bu kitabı bir okuyun derim.

 Kısaca, aşk romanlarını seven sevmeyen herkese tavsiye edebileceğim bir kitap: “Bitmeyen Aşk”.