ÇOCUKLU AİLELERİN GİDEBİLECEĞİ ALTERNATİF TATİL MEKANLARI
YAZ AYLARINDA AİLECEK TATİLE GİTMEYİ PLANLAYANLAR İÇİN TECRÜBELİ ANNE VE BABALARA DANIŞARAK EN ÇOK TER CİH EDİLEN YERLERİ TESPİT ETTİK. İŞTE ÇOCUKLARLA GİDİLEBİLECEK ADRESLER…
POKUT YAYLA EVİ
Alternatif bir tatil arayanlar için önerebileceğimiz iki katlı ahşap pansiyonda dört oda, her odada bir çift bir tek yatak bulunuyor. Nefis bir havaya sahip olan yayla evindeki banyo ve mutfak ortak kullanılıyor. Ama siz bunlara takılmayın zira doğası, bol spor olanağı ile Yayla Evi size unutulmayacak bir maceraya davet ediyor. Pokut Yaylasına ulaşım Çamlıhemşin’den özel araçlarla sağlanıyor ve 1,5 saat sürüyor. Yayla Evi temmuzdan ekim ayına kadar açık.
RİZE
05302286620-05373877496
ARAL TATİL ÇİFTLİĞİ
Bozcaada’da bulunan mekan sizleri gerçek bir çiftlik hayatını hissetmeniz için çağırıyor. Burada tavuktan keçiye, tavus kuşundan ördeğe kadar pek çok hayvanı bir arada bulabilirsiniz. Sabahları yumurtanızı kümesten kendi elinizle alabilir, çiftliğin her yanında bulunan çeşitli sebzeleri dalından koparıp yiyebilirsiniz. Çiftlik 14 dönüm düz alan üzerine kurulu olduğundan, çocuklarınız istedikleri gibi oynarken her türlü tehlikeden uzak kalırlar. Çocuklar mini oyun parkında zamanlarını geçirirken bisiklete binebilir, masa tenisi ve langırt oynayabilirler. Badem ağaçlarının üzerindeki ağaç evler de çocuklar için ayrı bir keyif. Çiftlikte bulunan her tür hayvan da çocuklarınıza oyun arkadaşı olmanın yanı sıra onları daha yakından tanımalarına olanak sağlıyor.
BOZCAADA
286 697 83 57-697 83 58
BUKLA OBERJ BUTİK OTEL
Oberj Ayder Yaylası’nın yamacında, denizden 1300 metre yükseklikte, yöre mimarisinde yapılmış, bölgenin en güzel otellerinden biri. Tüm odalarda duş tuvalet mevcut, ama ahşap yapı tekniği dolayısı ile odalar standartın dışında. Bu çok fazla konfor beklememeniz anlamına geliyor. Daha çok sırt çantası turizmi için uygun olan bu bölgeye ailecek sırt çantanızla gidebilirsiniz. Çocuklar için de yanınıza çok fazla oyuncak almanıza gerek yok. Bütün gün yapacak o kadar çok şeyiniz, gezecek o kadar yeriniz olacak ki odaya sadece uyumak için gideceksiniz.
RİZE
0464 657 20 55
CLUB MED PALMİYE
Tatil köyü listesi yapılırken bu işte ilklerden ve en iyilerden olan Club Med’i atlamak doğru olmaz. Mekan eğlenceli sirk okulu ve çocuklar için katamaran eğitimiyle dikkat çekiyor. Burada çocuklar çeşitli aktivitelere katılıp deneyimli GO’lar eşliğinde eğlenerek öğrenebiliyor, onlara özel hazırlanan yepyeni aktivitelerden ve alanlardan yararlanabiliyorlar.
Mekan Baby-Sitting servisi de sağlıyor. 2-3 yaş çocukları için de Petit Club hizmeti verilmekte.
ANTALYA
0242 814 32 60
VİLLAGE PARK
İstanbul’un en güzel butik doğa otelinde ailenizle bir hafta sonu geçirmeye ne dersiniz? Çocukları da unutmayan illage Park, ”her anne baba çocuklarının doğayla tanışmasını izlemelidir” ilkesini hayata geçiren mekanda siz yemeğinizi yerken çocuğunuz park alanında vakit geçirebilir, mini golf sahasında golfm oynayabilir. Yemekten sonra havuz başına geçtiğinizde ise yanı başınızda bulunan çocuk havuzunda sizinle yanı keyfi yaşayabilir. Village Park’ın sunduğu doğal ortama çocuklarınızı gönül rahatlığıyla bırakabilir, doğanın getirdiği özgürlük hissini onlara da yaşatabilirsiniz.
0216 439 59 31-32-99
ALAÇATI DEĞİRMEN OTEL
Alaçatı’nın tepesinde Rumlar zamanından kalma bir sıra yel değirmeni onarıldı ve şık bir butik otele dönüştürüldü. Değirmenlerin orjinal görüntüsünden ötürü çocuklarınız buraya bayılacak. Çağdaş country mimarisi ile tasarlanan bol taş ve ahşap yapının doğal dokudaki her değirmen altlı üstlü iki oda bulunuyor. Otelin bazı odalarında yatakların yuvarlak olduğunu da belirtmeliyiz.
ÇEŞME-0232 716 67 14
KUŞADASI BU YAZ BAMBAŞKA!!!
Kuşadası Türkiye’nin ilk keşfedilen ”turistik” yörelerinden biri. Adını üzerinde Cenevizlilerin inşa ettiği bir kale bulunan Güvercin Adası’ndan alıyor.
MİLLİ PARK MUHTEŞEM
Dilek Yarımadası’ndaki Milli Park mutlaka görülmeli. Flora(bitki) ve faunasıyla(hayvan) Türkiye’nin en zengin milli parkıdır. Yaklaşık 250 adet kuş, 28 memeli, 42 sürüngen, 45 çeşit balık türü ve 804 bitki kürü barındaran bu park Kuşadası’ndan yarım saat mesafede.
PLAJLAR
Kuşadası’nda bol bol plaj var.30 km’ye yakın bir kıyı şeridi içinde plajlarda ve koylarda sörf, yelken, kano, su kayağı, balık avcılığı, tekne turları yapma imkanları bulabilirsiniz. Kadınlar Denizi Plajı, Yılancı Burnu Plajı, Güvercinada Plajı, Kuştur Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Sevgi Plajı, Kara Ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Kalamaki Plajı…
NASIL GİDİLİR?
İzmir’den Kuşadası’na, İzmir Aydın yolunun 65 km’sinden, 25 km’lik yol izlenerek yaklaşık 1,5 saatte ulaşılır.
NE YAPILIR?
Kuşadası her yerin ortasında. Yarım günlük turlarla antik kentlere gidebilirsiniz. Selçuk ve Efes’e günü birlik turlar var. Efes kaçmaz!!!
Milli Park’a zaman ayırmayı unutmayın.
Güvercin Adası Kuşadası’nın hemen kıyısında bir ince yol ile sahile bağlanmış küçücük bir ada. Görmek isteyebilirsiniz. Turistik.
Gelmişken Samos (Sisam) adasına geçmeyi ister misiniz? Her yerde turların ilanlarını göreceksiniz. Schengen’li pasaport var mı?
Meryem Ana’yı görmediyseniz, mutlaka…
Şirince çok yakın.
Beach club ve aqua parklar da var. Adaland muhteşem. Yunuslarla yüzün, dev kaydıraklardan atlayın. Günlük giriş fiyatları 20-45 TL arasında değişiyor.
Güzelçamlı(Kalamaki), harika bir doğanın ortasında. Kuşadası’nın gürültüsünden ve uğultusundan uzaklaşmak için çok iyi bir fikir olabilir.
Ayrıca Kuşadası’na yarım saat mesafede sakin bir kıyı şeridinde bulununan Özdere’ye mutlaka gidin…
1618′de yapılmış olan Kervansaray’ı ve gene aynı yıldan kalan Kaleiçi Cami’i mutlaka gezin.
Kuşadası geceleri çok renkli. Barlar sokağı cıvıl cıvıl. Biraz daha kaliteli eğlence isterseniz, Biraver ve Jade’i tavsiye ederim.
PLAJDA KİTAP KEYFİ
14 Haziran 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Güncel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat, Manşet
Güneşli tatil günlerinde keyifle okuyacağınız farklı tarzda kitapları sizin için seçtik…
BİR SANATTIR ÖĞLE UYKUSU, THIERRY PAQUOT, 9,50 TL
”Öğle uykusu bir zorunluluktur. Sizden bir şeyi kibarca istemek yerine basbayağı dayatır kendini. Gözleriniz siz istemeseniz de kapanır. Bırakırsınız kendinizi, koyuverirseniz ve içten içe şaşırarak benliğinizi teslim edersiniz.” Thierry Paquot’nun öğle uykusunu tarihsel, sosyolojik ve sanattaki yansımalarıyla ele aldığı zihin açıcı çalışması, ilgiyle okuyacağınız bir eser.
ASPASYA, MURAT SERTOĞLU, 9,90 TL
Roman sizi İstanbul’un geçmişinde bir tarih yolculuğuna çıkaracak. İmparator Konstantin, adamlarından Bizans’ın en güzel kızının bulunmasını istedi. Çünkü Osmanlı Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet İstanbul Surlar’ına dayanmıştı. Bizans’ın en güzel kızı Aspasya’nın bu iki güçlü hükümdarın başına ne işler açacağını kestirmek o an için imkansızdı.
HAYALET YAZAR, ROBERT HARRIS, 18 TL
Heyecanla okuyacağınız bir cinayet romanı. McAra, eski İngiliz başbakanının anılarını yazmakla görevli bir hayalet yazardır. Kitabı yazarken birçok sırrı öğrenmiş ve bu da hayatına mal olmuştur. Onun ölümü belki de uluslararası güvenliği temelinden sarsacak olağanüstü bir komplonun parçalarından yalnızca biridir. Projeyi tamamlaması için gönderilen yeni hayalet yazar içinse bu görev bulunmaz bir fırsattır.
İLETİŞİMSİZLİK BECERİSİ, DOÇ. DR. KADİR ÖZER, 12,00 TL
İletişim, insanların birbirlerini dinlemeye ve anlamaya değer görme ve farklılıkları arasından aynılıkları oluşturabilme becerisidir.
İletişimsizlik Becerisi, insan insana temasların ”iletişimsizlik” ile sonuçlanmasına neden olan üç temel yanılgı üzerinde durmaktadır. A. Kadir Özer’e göre bireyler;
* Yaşadıkları duyguların sorumluluğunu birbirlerine yüklediklerinde,
*Bireysel bir tercihi veya düşünceyi ” doğruluk veya haklılık” olarak gördüklerinde ve
*”Ne söyledikleri” yerine ” nasıl kişiler” olduklarını merak ettiklerinde,
Aslında sadece konuşabilmeyi becermiş oluyorlar, iletişimi değil…
ÖLÜ RUHLAR ORMANI, JEAN-CHRISTOPHE GRANGE, 24 TL
Jeanne Korowa tek bir hata yaptı. Katili ormanda arıyordu. Oysa orman katilin içindeydi. İnsanın içindeki vahşi çocuk gibi…
HIRVATİSTAN DUBROVNIK
03 Haziran 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet, Tatil
”Adriyatik’in İncisi” olarak anılan Dubrovnik son zamanların en gözde turizm şehri. Ortaçağdan kalma surlarla çevrili şehir, tarihi zenginliği kadar muhteşem denizi ve Akdeniz mutfağıyla da balayı çiftleri için de iyi bir seçenek.
NEREDE KALMALI?
Dubrovnik’in en popüler otelleri Pucic Palace Hotel ( www.thepucicpalace.com) ve Dubrovnik Palace Hotel ( www.dubrovnikpalace.hr). Türk otelleri zinciri Rixos Libertas Dubrovnik Hotel’in bir şubesi ise Dubrovnik’in en güzel koylarından birinde yer alıyor ( www.rixos.com).
NE YAPMALI?
Şehrin surları içerisinde gezilmedik sokak, çıkılmadık sur ve kale bırakmayın. 3 Adalar turuna katılarak Adriyatik üzerinde bulunan 1.185 adadan Dubrovnik çevresindeki en güzel üç adayı gezin. İki gününüzü mutlaka Bosna ya da Karadağ turlarına ayırın. Bir yanda Osmanlı’nın ayak izlerini diğer yanda yeşilin, tarihin ve Adriyatik fiyordlarının engin güzelliğine kendinizi bırakın.
NE YEMELİ?
Dubrovnik özellikle hem İtalyan, hem de Akdeniz mutfağını sevenler için birebir. Pizza için Mea Culpa ve bir de hemen limanın girişindeki Poklisar en ideal seçenekler. Eğer deniz ürünlerine meraklıysanız Nautika restoranda ya da Peskarija’da hemen yerinizi ayırtın; daha orta bütçeli bir seçenek arıyorsanız Mobydick, Captain ve Ragusa tercih edilebilir. Bir füzyon mutfağı fanatiği iseniz o zaman şehrin en popüler restoranı Gils’e rezervasyon yaptırmadan dönmeyin.
NEREDE EĞLENMELİ?
Dans etmek için Fuego Latino Club ya da Tara Reid2in tercih ettiği East West Bach Club’a gidebilirsiniz.Buza Bar Club ise şimdilerde çok revaçta.
EN İYİ PLAJ HANGİSİ?
Deniz keyfi için Coppacabana’yı ya da Lokrum adasına bakan Banje plajını deneyin.
NE ALMALI?
Hırvat şarabı ve rakısı.
Tur için Pronto Tour; 444 91 92.
BEYOĞLU
28 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Kültür Sanat, Manşet
SİNEMA ÇIKIŞI İSTİKLAL CADDESİNDE UĞRAYABİLECEĞİNİZ 8 YER
FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ
Eski Fransız Hastanesi’nden dönüştürülen kültür merkezi yıl boyu sanat aktivitelerine sahne oluyor. İstiklal Caddesi no:4′teki mekanın programı her daim dopdolu. Örnek olarak 8 Mayıs’ta, 19. yüzyıl Osmanlı ressamlarının eserlerinin görülebileceği Pera Sergilerini rehber eşliğinde gezebilirisiniz.
FOTOĞRAFEVİ
İstanbul’u, Türkiye’yi ve dünyayı fotoğraf üzerinden okumak için bu mekana uğramalısınız. Yılın 365 günü sergiler, söyleşiler ve projelerle renklenen mekanda fotoğraf kursları ve geziler de organize ediliyor. Şehrin önde gelen fotoğraf sanatçılarının uğrak yeri olan mekan, Tütüncü Çıkmazı no:4′te. Tel: 0212 249 02 02
MISIR APARTMANI
Galerileri, tiyatrosu ve restoranlarıyla Beyoğlu’nda sanatın yeni adreslerinden. Art Nouveau stilinde inşa edilen 1910 tarihli apartman, İstiklal Caddesi no: 163′te. İstiklal Marşı’nın yazarı vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un bir dönem yaşayıp hayata veda ettiği yüksek tavanlı apartmanın kendisi de bir sanat eseri.
GALATASARAY HAMAMI
Dan Brown, John Travolta ve Monica Molina gibi isimlerin müşterisi olduğu tarihi hamam, Turnacıbaşı sokak no:24′te. Geçmişte paşaları ağırlayan 1481 tarihli hamam; köpüklü paşa masajı, tellak şovları ve gelin damat organizasyonlarıyla ünlü. 07:00-22:00 arası açık. Tel: 0212 252 42 42
ASMALIMESCİT
Dünyanın en eski metrolarından biri olan Tünel’in karşısındaki geçit ile arkasındaki mahalleye yayılan eğlence mekanları son dönemlerin gözdesi. İran, Thai, Rum mutfaklarının da aralarında bulunduğu etnik restoranları ve açık hava bistrolarıyla ünlü bölge, İstanbul’un gözde gece kulüplerinin e ev sahibi.
PERA MÜZESİ
Meşrutiyet Caddesi’ndeki müzede Osmanlı’dan esinlenmiş oryantalist ressamların tabloları ile ”Anadolu Seramik, Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu” sergileniyor. Pablo Picasso’nun Sulte Vollard gravürleri ile İstanbul’un Tarih Sahnesi sergileri ise Nisan sonuna kadar pazartesi hariç her gün açık. Tel: 0212 334 99 00
BALIK PAZARI
En lezzetli Boğaz balıklarının tezgahları süslediği tarihi pazardaki çeşitlilik şaşırtıcı: Midye ve turşucu dükkanları, sahaflar, şarküteriler ve aktarlar… Darbuka ve keman performanslarının şenlendirdiği yakın çevredeki restoranlarda deniz ürünlerinin ve mezelerin tadına mutlaka bakmalısınız.
AVRUPA PASAJI
Biri Balık Pazarı’na diğeri Galatasaray Meydanı’na açılan iki kapılı tarihi pasaj, nostalji tutkunları için gerçek bir hazine. Osmanlı madalyonları, eski İstanbul plakları, antikalar, şapkalar, fularlar… Dış cephelerini kadın heykellerinin süslediği karşılıklı on bir dükkanın sıralandığı asırlık pasaj, 08:30-20:30 arası açık.
VAN; DOĞUYA AÇILAN KAPI
21 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Gezelim Görelim, Manşet
VAN, kendine has bir şehirdir. Bir yandan tarihi mirası bir yandan da kahvaltısından kedisine dek kendine özgü değerleriyle Van, ekonomik açıdan büyük potansiyel sergileyen illerimizden biri.
TURİZM POTANSİYELİ
Van, tarihi boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış ve bu kültürlerin zenginliğini bugünlere taşıyabilmiş bir kent. Asurlular, Urartular, Persler, Bizans İmparatorluğu, Türkmenler, Selçuklular, Osmanlılar gibi dönemin en güçlü uygarlıkları, Van’ı önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırmışlardır. Özellikle Urartu medeniyetini anlamak, geçmişten bugüne olan izleri takip etmek için bu medeniyetin başkenti olan Van’ı ziyaret etmek bir zorunluluktur. Tüm bu zenginsel miras, Van’ı turizm açısından bir cazibe merkezi haline getiriyor. Van halkından yöneticisine kadar her noktada turizmin önemini kavramış bir kent. Bu potansiyeli hayata geçirme konusunda da herkes üzerine düşeni yapıyor. Öyle ki geçtiğimiz aylarda düzenlenen EMITT Fuarı’na çıkarma yapan Van, bu fuarda ” En Etkili Tanıtım Ödülü”ne layık görüldü.
VAN’I GEZERKEN…
AKDAMAR ADASI, turistlerin ilgi odağı.
Adadaki ERMENİ KİLİSESİ mimari detaylarla dikkat çekiyor.
VAN MÜZESİ, özellikle Urartu dönemi eserleri açısından oldukça zengin.
Selçuklu döneminden kalan Kümbet örnekleri.
İSTANBUL’UN YENİ SANAT MEKANLARI
5533
Güncel sanatın sergilendiği, araştırıldığı, tartışıldığı bir mekan olarak Nancy Atakan, Volkan Aslan ve Marcus Graf tarafından yaratıldı. Bu bağımsız mekanda sanatçı dosyası arşivleri, yeni medya ve sound art bölümlerinin yanında vitrin sergilerini görmek mümkün. Aynı mekanda, Kurye Video Organizasyonu da uluslararası video arşiviyle faaliyet gösteriyor. Arşiv ilgilenen herkese açık ve aynı zamanda mekanda aylık video gösterimleri de yapılıyor.
TAMİRHANE
İstanbul’un en önemli kültür-sanat merkezlerinden santralistanbul’da yer alan Tamirhane hem müzik etkinliklerini takip edebileceğiniz bir performans alanı, hem de Akdeniz mutfağının lezzetler sunan bir restoran. Tamirhane’de genellikle, Caz, Nujazz, Electrojazz, Lounge, Funk gibi müzik türlerinin temsilcilerini izlemek mümkün. Mekan her pazar, brunch eşliğinde ”Morning Jazz Sessions” adlı etkinliği düzenliyor.
SODA
Kendisine tek bir disipline adamayı reddeden, tanımını izleyicisine bırakan Soda, geçtiğimiz ay açılışını ünlü mücevher tasarımcısı Ted Noten ile yapılmıştı. New York’lu Miru Kim, genç tasarımcı Meriç Kaya, Hana Hedman ve Kyoto Hashimoto ilerleyen aylarda Soda’da kendi dilini oluşturacak sanatçılardan.
BAS
Banu Cennetoğlu tarafından, sanatçı kitabı ve basılı malzemeye odaklı kar gütmeyen bir oluşum olarak kuruldu. Mekanda Türkiye’den ve dünyadan sanatçı kitapları bir araya getirilerek oluşturulan bir arşiv, kurumsal ve kaynak kitaplar yer alıyor.
ALAN İSTANBUL
Klasik galeri anlayışıyla, sanat insiyatifi anlayışının bir araya geldiği, hem galeri hem de atölye olarak kullanılan, sanatı sosyal etkileşimin bir parçası olarak kullanmaya çalışan, bağımsız bir sanat ve eylam alanı. Alan’da profesyonel sanatçıların atölye çalışmalarını, video ve film gösterimlerini, sürekli ve geçici sergileri görebilmek mümkün.
ROMANTİK ANADOLU
Aşık olmakla gezmeyi birbirine çok yakın mı görüyorsunuz? Öyleyse Anadolu’nun sayısız romantik köşe sakladığını da bilmelisiniz. İşte, yüreğinizde romantik hisler uyandıracak birkaç seyahat önerisi…
PATARA’DA AT SAFARİ
Anadolu’nun en uzun kumsalı olan plaj, Fethiye’nin güneyinde. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının Akdeniz’deki en önemli yaşam alanlarından biri olan plajdaki kum tepeleri arasında safari yapmak Patara’ya özgü bir romantizm klasiği. Deneyimi olmayanların bile kolayca uyum sağlayabildiği eğitimli atlarla yapılan safari turları, 12-13 kilometreye kadar uzatılabiliyor.
KAPADOKYA’DA BALON TURU
Kapadokya’nın bir okyanusu andıran vadilerinde dolaşmak, peribacalarını incelemek, yer altı kentlerinde gezinmek bir yana, tüm bunları havadan görmek, nefes kesici bir deneyim. Üstelik balon turu düzenleyen acenteler bu gezileri özel bir seremoniye dönüştürmüş durumda. Sabahın ilk ışıklarıyla otelinizden alınıyor, yaklaşık 1,5 saat havada kalıp Kapadokya’yı bulutlar üzerinde gezdikten sonra yere indiğinizde kek ve sıcak bir içecekle karşılanıyorsunuz.
TOROSLARDA JEEP SAFARİ
Antalya’dan başlayıp Selge Harabeleri üzerinden Köprülü Kanyon’a kadar uzanan adrenalin yüklü bu rota, Torosların sürprizlerle dolu dağ yollarını, sarp vadilerini, binlerce yıllık antik kentleri ve misafirperver yörük köylerini çıkaracak karşınıza. Tercihinize göre bir safari grubuna katılabileceğiniz gibi tek bir jeep kiralayarak da bölgeyi keşfedebilirsiniz.
NEMRUT’TA GÜN BATIMI
Adıyaman’a 43 kilometre uzaklıktaki Nemrut Dağı’nın zirvesindeki anıt mezar, Kommangene kralları için yapılmış. Ufka doğru uzayıp giden dağ denizini kızıla boyayan gün batımları, pastoral bir senfoni sunuyor. UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası kabul edilen Nemrut’u görmenizi özellikle tavsiye ediyoruz.
PALANDÖKEN’DE KAYAK
Bembeyaz bir örtüyle kaplı ormanlar, sessiz bir dağ otelinde çıtır çıtır yanan bir şömine, kar manzaralı sıcacık bir havuz, zevkli bir masada mum ışığında yemek ve dilediğiniz zaman kayak yapabilme özgürlüğü… Erzurum şehir merkezine sadece 13 kilometre uzaklıkta bulunan Palandöken Kayak Merkezi konuklarına romantizmi, konforu ve kış sporlarını yapma şansını aynı anda sunuyor.
FESLEĞEN ve EDEBİYAT
24 Ocak 2010 Yazan Author
Kategori Genel, Kitap Okuyalım, Kültür Sanat, Manşet
Fesleğeni çoğumuz yemeklerimizi tatlandıran bir bitki olarak biliriz. Ama fesleğen edebi eserlere de ilham kaynağı olmuş bitkilerden. İlk olarak Buket Uzuner’in “Güneş Yiyen Çingene” isimli öykü kitabını okurken, dikkatimi çekti bu durum. “Cağaloğlu’nda Metamorfoz” isimli öyküdeki baş kahraman beyaz, pembe renkte çiçekler açan ve güzel kokulu yaprakları olan fesleğene dönüşüyor hikayenin sonunda. Neden fesleğen diye düşünürken, Cevat Karal’ın şu şiirine rastladım:
kurduğum-
bu küçük-
tuzaklara kalbim takıldıkça…
fesleğenler geliyor aklıma
sözlerin ne taş
sektirmeye benziyor sularda
ne de gözlerin
o kar fırtınasında
ışıkların yanmasına
yüzün de benzemiyor
gece yarısında tutuşan bayraklara
neden başka bir çiçek değil de
fesleğenler geliyor aklıma
bir sırrım daha al senin olsun
koy bunu da ötekilerin yanına
geçen yaz aldıklarım-
kaskatı kesilmiş toprakları
bu yazsa güzel sözlerle övgülerle
çürüten benmişim onları
fesleğenler
başka bir çiçek değil de
elbette fesleğenler
her an düşünceli
her an tefekkürdeki
bir başı okşar gibi
seven var mıdır
uykuma giren
ra
yi
ha
ları.
oysa ne iki ırmak
karışırmış birbirine dünyada
ne de göz yaşları aşkta
dostum, demiştim dostum
otuzumda bir gün
öğrendim ki bu gün
aşktan farkı yokmuş
dostluğun
öyle deme, öyle deme
ayrı ayrı düşüyor yaşlar
iki gözden bile
Fesleğen bir şiire ancak bu kadar yakışırdı herhalde…
RUSYA’NIN AVRUPA’YA BAKAN YÜZÜ
01 Ocak 2010 Yazan didem
Kategori Gezelim Görelim, Manşet, Tatil
ST.PETERSBURG
St. Petersburg denince akla ilk gelenler Dostoyevski, Çaykovski, Gogol ve Puşkin’dir. Dostoyevski ”Petersburg Düşleri”, ”Karamazof Kardeşler” ve ”Beyaz Geceler”inde, kuzeyin kültürü ve mimarisi ile insanı adeta büyüleyen bu romantik kenti uzun uzun anlatır.
St. Petersburg Neva Nehri’nin Finlandiya Körfezi’ne döküldüğü deltaya kurulu, yüzü Avrupa’ya dönük bir liman kenti. Üç yüz yıllık geçmişi ile İstanbul, Londra, Roma ve Paris ile kıyaslandığındığında genç bir kent aslında. Üstün bir şehircilik anlayışını taçlandıran muhteşem bir mimari ile bu mimari dokunun içinde gelişen edebiyat, kültür ve sanat, St. Petersburg’un dünyanın en ünlü kentleri arasında olmasının nedeni. Beş yüzü aşkın köprüyle birbirine bağlanan onlarca kanalda yapılacak bir nehir turu kenti tanımanın en keyifli yolu.
MÜZE KENT
St. Petersburg Rus tarihinin dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış bir kent. Rus Çarlığı’na 200 yıl başkentlik yapan kentte çarlık döneminin tüm görkemi hissediliyor. St. Petersburg’un 103 müzesinden biri olan Hermitage mutlaka görülmesi gereken bir tarihi zenginliğe sahip. British Museum ve Louvre ile birlikte dünyanın üçüncü büyük müzesi olan Hermitage, beş büyük sarayın birleşmesi ile oluşmuştur. Üç milyondan fazla eser olan müzede 1050 salon var. Antik Mısır, Helenistik, Roma, Bizans ve İslam uygarlıklarının eserlerine, Leonardo Da Vinci, Van Gong, Rembrant, Matisse, Rafael gibi ressamların tabloları eşlik etmekte. Yazlık ve Kışlık Saray, Denizcilik, Biyografi, Botanik ve Rusya Müzeleri görülmesi gereken diğer müzeler.
KENTİN KALBİ NEVSKİ CADDESİ
Dünyanın en büyük caddelerinden biri olan Nevski aynı zamanda St. Petersburg’un da en işlek caddesi. Kent mimarisinin en güzel örneklerine rastlanan caddede, donanma binası, Aleksandır Nevski Manastırı, tarihi kilise ve katedraller, alışveriş merkezleri, restoranlar ve sokak sanatçıları görülebilir. Dünyanın en derin metrosunun bulunduğu St. Petersburg’da, Nevski Caddesi’ne kolayca metroyla ulaşabilir ya da taksi tutabilirsiniz.








