100 Gramı 100 Kalori !
03 Ekim 2009 Yazan Author
Kategori "K" Kalori, Beslenme, Diyet, Diyet & Spor
Diyet ve kadınlar… Her kadın hayatında en az bir kere diyet yapmış veya yapmaya çalışmıştır. Diyet yapmanın kilit noktası ise kalori hesabıdır. Yani, diyet yapmak bir yerde de yediklerinizin kalorisini bilmek ve hesaplamaktır. Çoğumuz, masum görünen yiyeceklerin aslında çok daha fazla kalori içerdiğini sonradan öğreniriz.
Kalorisi düşük besinleri bilmek, biz kadınların diyet yaparken çok işine yarar fikriyle düşük kalorili, gönül rahatlığıyla yiyebileceğimiz yiyecekleri sizler için araştırdık.
Köy Peyniri
Diyetlerin vazgeçilmezidir peynir; özellikle de köy peyniri… Köy peynirinin 100 gramı sadece 98 kalori! Üstelik 100 gram, bir seferde yemek için size fazla bile gelebilir. Peyniri, gün içinde farklı şekillerde rahatça kullanabilisiniz.
Sade Makarna

Makarna sevenler için sorun yok; ama makarnayı zorla yiyenlerdenseniz makarnanızı cherry domatesle, zeytinyağı ve baharatla tatlandırabilirsiniz. 100 gramı 110 kalori olan makarnada diyetlerin olmazsa olmazlarından…
Sade Karides
Karides genellikle çok kalorili bir besin olarak bilinir. Bunun en önemli sebebi karideslerin oldukça yağlı soslarla sunulması. Siz, karidesi sade olarak veya baharatlarla, soya sosu ile tatlandırarak yemekten çekinmeyin; çünkü 100 gr karides sadece 100 kalori!
Fasülye

100 gramı 80 kalori olan pişmiş fasülye, hem doyurucu hem de kalorisi düşük besinlerden. Mucizevi bir besin olan fasülyeyi seviyorsanız, diyet yaparken bolca tüketebilirisniz.
Muhallebi
Diyet yapmaktan sıkıldıysanız; aman hemen kalorili tatlılara koşmayın! Çabucak yapacağınız muhallebi sizi frenleyecektir. Dilimlenmiş mevsim meyvalarının üzerine dökerek de yiyebileceğiniz muhallebinin 100 gramı da sadece 100 kalori!
Patates Salatası

Patates salatasını kim sevmez ! Oldukça doyurucu olan patates salatasının 100 gramı 115 kalori değerinde. Diyetteyken ağır salata soslarının yerine, patates salatanızı balzamik sirke ve doğranmış yeşilliklerle (maydanoz, taze soğan vs.) yemeyi deneyin.
Nohut

Et ürünlerini yemekte zorlanıyorsunuz, nohutu diyet menünüze ekleyebilirsiniz. Güveci, salatası çok da lezzetli olan nohutun 100 gr 115 kalori.
Ton balığı

100 gramı tam 100 kalori olan ton balığını, balıkseverler diyetteyken korkmadan yiyebilirler. Göbek salatasında; zeytin, domates, bezelye ile beraber tüketeceğiniz ton balığı ana yemek bile sayılabilir.
Tofu (Soya Peyniri)

Protein ihtiyacınızı en sağlıklı yolla karşılamanın yolu soya peyniridir. Soya peynirinin 100 gramı ise sadece 73 kalori… Diyet yaparken en rahat tüketebilceğiniz besinlerden olan soya peyniri gene tostlarınızda, sandviç ve salatalarınızda kullabilirsiniz.
Diyette Son Perde
19 Eylül 2009 Yazan didem
Kategori Diyet, Diyet & Spor
Modern Kadın her zaman görüşüne dikkat etmelidir. Bu sebeplede kilosuna dikkat etmelidir. Bu yazımızda sizler için seçtiğimiz ünlü diyetleri ünlü diyetisyenlerin ağzından anlattık…
Diyet savaşlarının sonu hiç gelmiyor. Kilo verdirmek amacıyla her gün piyasaya sürülen ‘moda’ diyetler herkesin sağlığını tehdit ediyor. Bu konuda yapılabilicek tek şey, herkese ’sağlıklı’ diyetin ne olduğunu anlatabilmek. Moda diyetlerin iç yüzünü modern kadınlar için diyetisyenlerden öğrendik.
Atkins Diyeti:
Atkins diyeti, 1970′li yıllarda Dr. Atkins tarafından ‘Diyet Devrimi’ sloganıyla Amerikan toplumuna pazarlanan bir diyettir. Atkins diyetinin özelliği düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeriyor olmasıdır. Özellikle hayvansal protein tüketiminin önerildiği diyette karbonhidrat tüketimi çok düşüktür. Bu diyette et, balık, yumurta ve tavuk tüketiminde bir sınırlama yoktur. Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Dilara Koçak Atkins Diyetinin sakıncalarını şöyle belirtmektedir: ” Atkins diyeti doymuş yağ oranı ve kolestrol oranının yüksek olması nedeniyle kalp hastalıkları açısından risk taşıyor. Egzersiz yapanlar için kesinlikle uygun olmayan bu diyet, vücuttan daha fazla kas dokusu ve su kaybedilmesine neden olur. Bu diyet B grubu vitaminleri açısından oldukça yetersizdir. Yağlı besinlerler vücuda kansorejen madde girmesi daha kolaydır. Uzun vadede vücuttan kalsiyum atılımı başlar. Bu diyeti kesinlikle tavsiye etmiyorum.”
İsveç Diyeti:
İsveç diyeti çok düşük kalori içeren ve protein tüketimini öneren bir diyettir. Protein tüketiminin fazla olmasının nedeni vücudun proteinleri sindirebilmek için daha fazla enerji harcamasıdır. Daha fazla enerji harcayan metabolizmanın hızının da artacağı düşünülüyor. İsveç diyeti günlük yaklaşık 350-700 kalorilik bir enerjiye sahip. En fazla 13 gün uygulanuyor. 13 gün sonrasında en az 3 ay ara veriliyor. 3 aylık süre geçtikten sonra yeniden diyete başlıyabiliyorsunuz. Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Burak Başarır bu diyet hakkında şöyle diyor: ”İsveç diyetinin kalorisi son derece düşük ve hedeflenen kilo kaybı çok yüksek, bu nedenle hiçbir şekilde tavsiye etmiyorum.” Başarır, İsveç diyetini tavsiye etmemesinin sebeplerini şöyle açıklıyor: ”Diyet olgusunun ana prensibiyle çelişen öğün atlama gibi mantıksızlıklar içeriyor. Kahvaltı ve öğün miktarları genellikle çok düşük, dolayısıyla gün içi kalori dağılımı çok dengesiz. Özellikle spor yapanların uygulaması durumunda kas kayıplarına yol açması kaçınılmaz.”
Akdeniz Diyeti:
Akdeniz diyeti karbonhidratı önemseyen bir diyet. 1950 ve 60′larda yapılan bir araştırmada Akdeniz diyeti ilgi çekmeye başlıyor. Araştırma sonucunda Akdeniz Bölgesinde yaşayan insanların kronik hastalıklara daha az yakalandıkları ve ortalama yaşam sürelerinin de diğer insanlara göre daha uzun olduğu görülmüştür. O bölgedeki beslenme alışkanlıklarının buna neden olduğu anlaşılmıştır. Temelleri Girit, Yunanistan ve Güney İtalya halkının yemek alışkanlıklarına dayanmaktadır. Diyette ”Kırmızı eti ayda bir iki kez yiyin, balığı ve kümes hayvanlarını haftada makul miktarlarda alın, yumurtayı haftada dört kere tüketin” gibi tavsiyelerde bulunulmaktadır. Her gün makul miktarlarda peynir ve yoğurt tüketimi önerilmektedir. Günlük olarak bol miktarda taze meyve-sebze, kuru baklagil, tahıl, tohum yiyecek ve kuruyemiş tüketimi tavsiye edilmektedir. Erkekler için yemeklerle birlikte bir veya iki kadeh kırmızı şarabı önermektedir. Ekmek, makarna, pirinç ve bulgur alımını ise her gün önermektedir. Ayrıca bu diyet düzenli egzersizi ve günde altı bardak suyu ihmal etmemekten yanadır. Diyetisyenler bu diyetin kırmızı et ve doymuş yağları kısıtlayan bir diyet olarak değerlendirmektedirler. Ülkemiz insanının rahatlıkla uygulayabileceği bir diyettir. Yüksek kolestrol seviyesine sahip insanların faydalanabilecekleri bir diyettir. Uzun dönem sürdürülebilir.
Montignac Diyeti:
Michael Montignac tarafından ortaya atılmıştır. Karbonhidrat ve proteini ayırmak koşuluyla istediğiniz kadar yiyebileceğinizi söylüyor. Proteinli bir gıdadan dört saat sonra karbonhidratlı bir gıda tüketmeyi savunmaktadır. Yiyeceklerdeki besin gruplarını ayırabilmek imkansız olduğundan zor bir diyet. Diyetisyen Taylan Kümeli şunları söylüyor: ” Kişinin kültürel özelliklerine göre beslenmesine ters düşmektedir. Bizde; mantı, dolma, pilav üstü döner yenilmiyecek anlamına gelmektedir. Kalori dikkate alınmamaktadır. Bunun yanı sıra mide ve bağırsak sistemini bozup ülsere sebep olabilir.”
Diyetler Hakkında Merak Edilen Sorulara Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç’ın Yanıtları:
*Uzun vadeli olarak en sağlıklı diyet hangileridir?
Uzun vadede en sağlıklı olanlar haftada 1-1,5 kilo verdiren diyetlerdir. Bunlar kilo vermek isteyen kişinin rahat uygulayabileceği diyetlerdir.
*Diyetler ne kadar süre ile yapılabilir?
Diyetin yapılma süresi ve şekli kişiye özeldir.Kişinin metabolizmasının cevabına göre, bu süreye uzman karar vermelidir.
*Hangi diyetler ne tür yiyecekleri tüketmeyi sevenler için önerilebilir?
Diyet programı hazırlanırken kan tahlillerinin yanı sıra, kilo vermek isteyen kişinin tercih ettiği yiyeceklerde çok önemlidir. Örneğin; hamur işlerini sevenler öğlen yemeğinde kepekli makarna veya tost tüketebilir.
*Hangi diyetler ne tür kişilik yapısına daha uymaktadır?
Diyet programı kişiye özel olmakla birlikte, kişinin aktivitesi ile de paralel gitmelidir. Fazle enerjik veya fazla hareketli olmayan iki kişinin diyet programları farklılık gösterir.
Az Kalorili Diyet İçecekler
11 Eylül 2009 Yazan didem
Kategori "K" Kalori, Diyet
Neden bazı içecekler kilomuzu arttırır?

Az kalorili adı altında satılan içecekler diyet yapanlara o kadar da faydalı değil mi acaba? Ne kadar çok içerseniz için kalçalarınıza kilo olarak yapışmayacaktır fikriyle rahat rahat içilirler. Bu gazlı içecekler aslında sinsi birer kilo aldırıcı olabilir mi? Nasıl mı, işte böyle: Yapay tatlandırıcı içeren diyet içeceklerin tadı genelde normal şekerden daha tatlıdır. Bu süper tatlı oluş insanı daha fazla şeker tüketmeye sevkeder. Ne kadar çok içersen o kadar çok içme isteği oluşur. Bu yüzden diyet içeceklerden vazgeçin ve diyet yaptığınız süre boyunca su ve soda içmeye özen gösterin.
Zayıflama Yöntemleri
ZAYIFLAMA YÖNTEMLERİ
OBEZITE
Tanım: Besinlerle alınan eneji miktarının, metobolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumlarada ortaya çıkar.
Obezitenin Nedenleri
1. Genetik yapı: Bu, kalıtımsal bir şişmanlıktır, aile yapısından kaynaklandığı için kişi şişmanlıktan kendini sorumlu tutmaz. Ancak yine de kilolarını kontrol altında tutmak için dengeli beslenerek kilo almamaya çalışmalıdır. Zira, kalıtımsal da olsa, şişmanlığı dengeli beslenerek önlemek mümkündür.
2. Hormonlar: Bir insanın hormonal dengesi yaşantısında çok önemli rol oynar, özellikle kadınlarda. şişmanlığın nedeni hormonal dengenin bozulması olabilir. Bu nedenle sağlıklı zayıflama programlarında hormon testleri yapılması öngörülür.
3. Beslenme: şişmanlığın tek sorumlusu, kişinin gereğinden fazla veya dengesiz beslenmesi olabilir. Çözümlenmesi en kolay olan şişmanlık sorununun, beslenme bozukluğundan kaynaklanan şişmanlık olduğunu söyleyebiliriz.
4. Hareketsizlik: Aldığınız kaloriyi sarfedemiyorsanız, sarfettiğiniz kalori, aldığınız kaloriden az ise şişmanlarsınız. Tembellik kiloları, harekete geçilerek atılır!
5. Stres: İnsanın hayatındaki boşluğu beslenmeyle doldurması sonunda ortaya çıkan bir şişmanlık sorunudur ve hayli ciddi bir sorundur. Zira işin içine psikoloji de giriyor. Stres ve depresyon kilo almada veya zayıflamada söz sahibi olan iki önemli unsur!
6. İlaç ve operasyon: Genelleyemesek de bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler, hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilere kilo aldırıyor. Bu tür ilaçlar doktor denetiminde kullanılır. Ameliyatlardan sonra da kilo almak söz konusudur; bu da ameliyat şokuyla ilgili olarak psikolojik şişmanlık şeklidir.
ZAYİFLAMA ÖNERILERI,
1.Bitkisel Zayıflama İlaçları Sinir Sistemini Bozuyor: Bitkisel zayıflama ilaçlarının vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açarak, karbonhidrat metabolizmasını etkilediği, bununda istem dışı göz kaymasına ve yürümede dengesizliğe neden olabildiği belirlendi. Aynı durumun, alkoliklerde de görülebildiğini ifade eden uzmanlar,alkoliklerde de thiamin eksikliğinin meydana gelebildiğine işaret ettiler. Bitkisel zayıflama ilaçlarının, ciddi bir rahatsızlık olan ataksiaya da yol açabildiği kaydedildi. Uzmanlar, araştırmada bitkisel ilaçların, metabolik dengesizlik yarattığını belirlediklerini açıkladılar. Araştırmada, deneklerin kaslarına thiamin enjekte eden uzmanlar, 3 gün içinde yürüme ve vücut dengesinin sağlanabildiğini gözledi. Bir ayiçinde ise hastalardaki sorunun tamamen giderildiği belirlendi.
2.Açlık Karşısında Nasıl Dayanıklı Olunabilir: Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır. Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır. Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz. Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.
Not: Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır.
3.Su İçmek zayıflatır: Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller. Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan
suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur. Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır. Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.
Not:Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir.

4. Zayıflamada Elma Vazgeçilmez: Elmada yalnız 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için harika bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için kilo almayı önler, kan şekeri ve yüksek tansiyon için de oldukça faydalıdır. Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir. Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen “Phenylalanin” de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.
5.Kilo Veremiyorsanız Beslenme Alışkanlıklarınızı Değiştirin: Sağlıklı yaşam için yemek yeme ve pişirme alışkanlıklarında yapılması gereken değişikler ile dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
-Yüksek kalori içeren hazır besinlerden sakınılmalı.
-Aynı gruptaki besinlerin düşük kalorili olanları tercih edilmeli.
-Az ve sık yenmeli, öğün atlanmamalı.
-Mutlaka kahvaltı yapılmalı, akşamları aşırı yemek yenmemeli.
-Açlığı bastırmak için salatalık, havuç, elma, şeftali gibi düşük kalorili yiyecekler tercih edilmeli.
-Her gün sebze ve meyve yenmeye çalışılmalı. Böylece vücudun ihtiyaç duyduğu posa alınmış olunur.
-Beta keroten, C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren yiyeceklerden almaya özen gösterilmeli.
-Yemekler için küçük tabak, salatalar için büyük tabak kullanılmalı.
-Yemek küçük lokmalar halinde yenmeli, iyi çiğnenmeli, acele yemek yenmemeli.
-Yemek yerken, TV izleme, gazete, kitap okuma gibi, başka şeylerle meşgul olunmamalı.
-Yemek öncesi ve yemekle birlikte su içilmeli. Günde 8-10 bardak su içmeye özen gösterilmeli.
-Yemekten sonra dişler fırçalanmalı.
-Yalnızlık duygusu varsa, bunu yiyerek bastırmaya çalışılmamalı.
-Etli, kıymalı yemeklere yağ konmamalı.
-Diyette doymuş yağ ve kolesterol miktarı azaltılmalı. Yemeklerde zeytinyağı ve diğer sıvı yağların her ikisi de kullanılmalı.
-Zeytinyağlı sebze yemeklerine az yağ konulmalı. (1 kilogram sebze için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı)
-Her türlü kızartmadan uzak durulmalı.
-Kömür ateşinde aşırı pişmiş etler ve tütsülenmiş yiyeceklerden kaçınılmalı.
-Evde tatlı yapmamaya çalışılmalı. Çok arzu edilirse tatlandırıcı ile yapılmış sütlü tatlılar tercih edilmeli. Tatlı yerine meyve tüketilmeli.
-Böreklerde kıyma yerine sebze kullanılmalı. Fırında pişirilmiş börekler tercih edilmeli.
-Özel diyet yemekleri yapılıp, aileyle birlikte sofraya oturmaktan soyutlanmamalı. Sağlıklı pişirilen yemekler tüm aileyle paylaşılmalı.
-Haftada bir gün, serbest gün ilan edilip istenen şeyler yenebilir. Ancak takip eden öğünde, salata, yoğurt, sebze, meyve gibi düşük kalorili yiyeceklerle önceki öğün dengelenmeli.
Vücut Aktivitesi de ArttırılmalıSağlıklı yaşam için yeme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yanı sıra vücut aktivitesinin de artırılmasına değinen uzmanlarca ;
-Güne erken başlanmalı, 7-8 saatten fazla uyunmamalı.
-Kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürünmeli, asansör yerine de merdiven kullanılmalı.
-Mümkünse haftanın 3-4 günü egzersiz yapılmalı. Pasif jimnastik yerine kalp-damar sistemini güçlendirecek aktif jimnastik tercih edilmeli veya günde 30 dakika-1 saat tempolu şekilde yürünmeli.
DİĞER ZAYIFLAMA YÖNTEMLERİ
1. Rejim ve dengeli beslenme:
Kilo vermek uğruna açlık rejimleri, organizmayı kızdırır ve ilk fırsatta kaybettiklerini fazlasıyla geri alır. Sağlıklı zayıflamak için branşlarında uzman kişilere başvurulmalıdır:
Beslenme uzmanı: Beslenme sorunları ve metabolizmayla ilgili hastalıklar konusunda uzmandır. Basit beslenme bozukluğundan sağlığı tehdit etmeye varan ciddi kilo sorunlarına kadar her alanda size yardımcı olabilir.
Diyet Uzmanı: Hekim olmamakla beraber bu işin uzmanlarıyla yakın işbirliği içindedir. Kişiye kalori hesabına sadık kalarak hazırladığı dengeli beslenme reçeteleri sunar.
Hormon Uzmanı: Hormonal denge ve salgı sistemi onun uzmanlık alanıdır. Aşırı şişmanlık, hormonların yanlış çalıştıklarının bir göstergesi olabilir.
Zayıflama Merkezi: Yukarda saydığımız uzmanları bünyesinde barındırır ve genel bir sağlık taramasından geçirdikten sonra beslenme ve diyet uzmanlarının işbirliği içinde sizi ideal kilonuza getirir.
2. Spor salonları:
Kasları çalıştırıp geliştirirken form tutmanızı sağlayacak aletlerin bulunduğu bu salonlarda uzmanların öngördüğü aletlerde ve bir program dahilinde çalışılır. Bu program, dengeli beslenmeyle desteklendiği takdirde fazla kiloları spor salonlarında atabilirsiniz. Zayıflama programı da uygulayan bazı spor salonlarında sağlık taraması isteniyor (ya da yapılıyor) ve sağlık durumunuza göre spor ve beslenme programınız hazırlanıyor.
3. Enstitülerde mekanik zayıflama:
Enstitülerin zayıflama programlarına giren mekanik aletler farklı işlevleriyle vücudu sıkılaştırıp biçimlendirmeyi hedefler. Bunu da adaleleri çalıştırıp yağları yakarak, lenfatik drenaj uygulamasıyla toksinleri sürerek, ödemi çözüp vücuttan su atarak, bazıları da birden fazla işlevi aynı zamanda uygulayarak yaparlar. Mekanik yöntemler dengeli beslenmeyle desteklendiğinde istenen sonuca ulaşılır.
4. Masajla zayıflama:
Çok çeşitli masaj yöntemleri var, bunlardan lenfatik drenaj toksinleri vücuttan sürerek toparlanma sağlıyor. Akupressür (baskı masajı) ise stres noktalarına uygulanarak, sakinleştirici etkisiyle fazla kiloların birikimine karşı çıkıyor. Masajlarda sıkılaştırıcı kozmetik ürünleri veya aromatik yağların kullanılması masajın zayıflama rejimlerindeki etkisine destek oluyor. Masajlar tek başına vücudun biçimlenmesinde, kasların toparlanmasında ve selülit tedavilerinde etkili. Dengeli beslenme ile birlikte uygulandığında kilo verirken vücudun biçimlenmesini sağlar.
<!–[if !supportLineBreakNewLine]–>
<!–[endif]–>
5. Yosunla zayıflama:
Yosunun çok çeşitli kullanımları var: Yosun maskeleri, yosun sargıları, yosun banyoları, yosun hapları gibi. Yosunun bulunduğu ortamda zehiri yokeden etkisi, vücuttan toksinleri sürmek için ideal. Ayrıca mineral açısından da çok zengin bir madde. Yosunlar maske, sargı veya banyoda lokal olarak kullanıldığında, kullanıldığı bölgede sıkılaştırıcı etkisi nedeniyle seans sonunda bir incelme sağlar. Düzenli uygulamalarla bu incelme uzun ömürlü olduğu için enstitülerin gözde kürlerinden biridir.
6. Kozmetikte zayıflama:
Kremler, jeller, yağlar… Kozmetikte lokal etki yapan ürünlerin bir çoğunda kafein gibi yağları parçalayan; carnitine gibi yağ asitleri üzerinde etki yaparak yağların parçalanmasını hızlandıran aktif maddeler, sarmaşık ve yosun gibi ödem çözücü ve su tutulmasını önleyen bitkiler, E vitamini gibi hücre yenileyici, C vitamini gibi cildi pürüzsüzleştiren vitaminler bulunuyor. Kozmetikler, zayıflama rejimlerinde ve her istendiği, ihtiyaç duyulduğu zamanlarda cildi ve vücudu toparlamakta etkilidir.
7. Diyet ürünlerinin rolü:
Eğer kilolarla savaşmakta zorlanıyorsanız, diyet ürünleri zayıflama rejimlerinde size destek olur. Rejim yapmıyorsanız bile zor anlarınızdaki yeme arzunuzu bastırarak stres yaratmadan kilo almanıza engel olurlar. Fazla kilolardan kurtulmak uğruna stres altına girmemek için onlardan yararlanabilirsiniz..
SON SÖZ…
Zayıflama yöntemleri adı altında birçok uygulama yapılıyor. Ancak her uygulamanın uzmanı tarafından ve dengeli beslenmeye destek vermek amacıyla yapılmasına dikkat edilmeli. Fiziksel ve psikolojik sağlığı tehdit edecek açlık rejimlerinden kaçınılmalıdır.
Verilen kiloların geri alınmaması için 3 yol:
· Vücudun yapısına göre bir diyet uygulanmalı ve bu diyet bozulmamalı. Uzmanın rejimine mutlaka uyulmalı ve hiçbir koşulda diyet bozulmamalı.
· Normal hayata geçiş diyeti uygulanmalı. Eğer birden eskisi gibi beslenmeye başlanırsa vücut verdiğini fazlasıyla alır ve bir dahaki diyete kendini hazırlayarak yediğinizi depolar. Diyetten sonra normal beslenmeye yumuşak geçiş dönemi şarttır.
· Kişi diyet sonrası iki ay aynı kiloda kalmalıdır. Ancak diyetten sonraki iki ayda bir kilo alırsa bu sorun yapılmamalıdır; zira alınan bu bir kilo ile vücut yeni kilosuna uyum sağlamaya başlamış demektir.
Ramazan Diyeti
RAMAZAN DİYETİ
| 1.Gün |
|
|
| 2.GÜN |
|
|
| 3.GÜN |
|
|
| 4.GÜN |
|
|
| 5.GÜN |
|
|
| 6.GÜN |
|
|
| 7.GÜN |
|
|








