HAMİLELERE ÖZEL BAKIM
Hamilelik döneminde cilt her zamankinden daha fazla bakıma ihtiyaç duyar. Bu dönemde birkaç ay içinde vücudunuz büyük değişim gösterir. Cildinizi nemlendirmek, çatlak ve deformasyonları önlemek için seçtiğimiz kozmetik ürünleri deneyin. Güzelliğinizi koruyun.
MUSTELA, STRETCH MARKS DOUBLE ACTION
İçeriğindeki besleyici ve yumuşatıcı yağlarla cildin kolajen üretimine destek veren, çatlak önleyici krem.
79 TL
VICKY, ANTI-STRETCH MARK CREAM
İçeriğindeki besleyici bitkisel yağlarla cildin sıkılaşmasına, çatlak izlerinin azalmasına destek veren krem.
74,90 TL
L’OCCITANE, MOM AND BABY BALM
İçeriğindeki bitkisel yağlar ve yulaf ezmesiyle cildi rahatlatan, gerginlik hissini azaltan ve elastikiyetini arttıran balsam.
79 TL
LIERAC, PHYTOLASTIL
Çatlak izlerinin ilerlemesini durduran ve oluşumunu önlemeye yardımcı olan krem.
75 TL
MOTHERCARE, STRETCH MARK CREAM
Shea ve jojoba yağlı çatlak kremi, cildin elastikiyetini arttırıyor.
17,90 TL
L’ROUGE, ANNELİK ÖNCESİ KREM
Hamilelik sırasında oluşabilecek çatlakları engellmeye yardımcı krem.
34,52 TL
ROC, MATERNITY ANTI-STRETCH MARKS
İçeriğindeki soya, tatlı badem, kuş üzümü çekirdeği, kuşburnu yağlarıyla hamilelik ve emzirme döneminde cildi besleyen ve çatlakları önleyen yağ.
43 TL
Kaynak: HT Akıllı Alışveriş
ENDESKOPİ YÖNTEMİYLE 10 YAŞ GENÇLEŞMEK MÜMKÜN!!!
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarının teşhisinde kullanılan endoskopi yöntemi artık güzelleşmek amacıylada yararlanılabilen bir yöntem. Kadınlar cerrahi operasyon gerektirmemesi nedeniyle yüz gençleştirmede botox ve dolgu maddelerini daha çok tercih ediyor. Ancak şimdi onların tahtını sarsacak yeni bir yöntem var. Tek bir uygulamayal 5-1o yaş daha genç görünüm vaat eden endoskopi yöntemine başvuranların sayısı hızla artıyor.
Elbette tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi bunda da cilt yapısının esnekliği başarı oranını direkt etkiliyor.
İŞLEM SÜRESİ 2-4 SAAT
Tüm estetik işlemlerde olduğu gibi bu yöntemde de soru aynı: Kaç yıl gençleşiriz?
Tekniğine uygun olarak yapılmış bu tip bir operasyondan sonra kişilerin yüz bölgelerinde yaklaşık 10 yaş kadar bir gençleşme görülür. Sağlıklı beslenme, spor ve düzenli bir yaşam ile bu operasyonun etkileri uzun süre korunabilir. Etkinin kalıcılığı diğer klasik yöntemlerle hemen hemen aynıdır. Bu etki zamanla yok olduğunda da endoskopik müdahale tekrarlanabilir, bunda hiçbir sakınca yoktur.
HANGİ MEVSİMDE YAPILMALI?
Bu yöntem her mevsim yapılabilir. Ancak diğer estetik uygulamalarda olduğu gibi, bunda da havaların çok sıcak olmadığı dönemlerin seçilmesinde fayda var. Özellikle ameliyat sonrası konforuna önem veren kişilere, yaz dışındaki diğer mevsimler önerilir.
CİLT LEKELERİNE SON
Son birkaç yıldır teknoloji büyük bir gelişme gösterse de, cilt lekelerinin meydana gelme yaşı ne yazık ki hızla yirmili yaşlara kadar düştü. Dermatologlar; lekelerin ilk yaşlanma belirtilerinden biri olduğunu ve genellikle 20′li yaşlarda meydana geldiğini dile getiriyorlar. Söz konusu yaş grubuna dahil genç kadınların, yüzlerinde oluşan lekeleri ilk başlarda önemsemedikleri, ancak zaman içinde koyulaşan, kabuklaşan ve hatta kansere dahi dönüşebilen lekeler karşısında çaresiz kaldıkları da bir gerçek. Ancak teknoloji ile el ele veren kozmetik sektörünün daha da gelişmesi artık güneş lekeleri üzerinde kalıcı çözümler üretilmesini hızlandırıyor.
SADECE GÜNEŞLENİRKEN DEĞİL, YÜRÜRKEN DE GÜNEŞE MARUZ KALAN KADINLARIN GÜNEŞ LEKELRİNİ ENGELLEMEK YA DA YOK ETMEK İÇİN NELER YAPILMASI GEREKİYOR?
Her şeyden önce güneşin fotosentez, D vitamini oluşumunu sağlamak, ısı ve ışık yaymak, mikropları öldürmek ve insanlara psikolojik olarak olumlu etkilemek gibi sayısız yararı bulunduğunu, ancak faydaları olduğu kadar birçok zararı da olduğunu unutmamak gerekiyor. Kimyasal maddeler, kötü beslenme, uykusuzluk ve stres gibi diğer şeytani güçler ise güneş ışınlarına bu konuda yardımcı oluyorlar.
Dışarı çıkarken SPF içeren bir krem ya da fondöten kullanmanız o güne kadar meydana gelen lekelerin azalmasını sağlayacağı gibi, yenilerinin oluşumuna karşı da bir bariyer görevi üstlenerek ışığı yansıtacaktır.
BU KONUDAKİ EN ETKİLİ ÜRÜNLER HANGİ İÇERİKLERE SAHİPTİR?

*LANCOME ABSOLUE ULTIMATE ADVANCED REPLENISHING SERUM
Cildin sıkılaşmasını sağlayan bu özel serum, cildi yaşlanmaya karşı koruyarak cilt lekelerinin meydana gelmesini engel oluyor.

*DERMELECT BEAUTONE ENLIGHTENING FACIAL BRIGHTENER
Ürün; melanin önleyici, ileri seviyede leke aydınlatıcılar ve yenileyiciler olan Arbutin, Emblica ve Meyankökü özü ile formüle edilmiş.

*OLAY TOTAL EFFECTS 7 ÇARPI ANTIANGING LEKELERE KARŞI BAKIM KREMİ
Bu bakım kremi, içeriğindeki 7 vitaminin yanı sıra söğüt kabuğu, kekik üzümü gibi bitkilerde bulunan salisilik asit ile lekeleri azaltıyor.

*NUXE CREME ETINCELANT SOIN PEELING ECLAT
Peeling etkisine sahip olan bu ürün, içeriğindeki şekerli asitler ile cildi lekelerden arındırıyor ve sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı oluyor.

*SKINCODE ESSENTIALS COOL-WHITE ESSENCE
Cilt tonunu dengeliyor, nemlendiriyor ve gerginliği alarak ferahlatıyor. Sadece tek bir sürüşte, cildinize etkili bir serinlik ve tazelik hissi veriyor.

*SHISEIDO WHITE LUCENCY BRIGHTENING EYE TREATMENT
Yoğun nemlendirici içeriğine sahip bu krem, göz etrafındaki güneş lekelerinizin yok olmasına yardımcı oluyor.

*CELLEX-C FADE AWAY GEL FOR SUN & AGE SPOT
Günde iki kez sürülen ürün C vitamininin cilde nüfuz etmesini sağlayarak, lekelerden arındırıyor ve bakım yapıyor.

*SKIN CEUTICALS PHYTO +
Ciltteki renk bozukluğunu ve lekelenme için olan bu bitkisel sıvı, cilt sağlığını arttırmak ve renk tonunu dengelemek için yüksek oranlı aktif maddelerin birleşiminden oluşan ileri aydınlatıcı teknolojiye sahip.
VARİSLERE KÖPÜKLÜ TEDAVİ
GENEL VE DAMAR CERRAHİ UZMANI OP. DR. M. HALİT IŞIKLAR
VARİS NASIL OLUŞUR?
İnsanın yürümeye başlamasıyla birlikte toplardamar sistemi yerçekimine karşı çalışmak zorunda kalmış. Toplardamarların görevi kalpten pompalanan kanı tekrar kalbe götürmektir. Yerçekimine karşı çalışması gereken bu sistemde bulunan kapakçıklar(valfler) kanın tek yönde hareket etmesini sağlar. Sağlıklı bir bacakta kasla kemik arasında bulunan toplar damarlar, kasların hareketiyle birlikte pompa gibi çalışarak kanı kalbe yollarlar. Kapakçıklarda oluşan deformasyonlar sonucunda tek yönde hareket etmesi gereken kan, yerçekiminin etkisiyle bozuk damarlarda göllenerek bu damarların genişlemesine ve varisli hale gelmesine neden olur.
VARİS OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN NELER
YAPILABİLİR?
En önemli korunma yöntemi düzenli olarak egzersiz yapılması. Sürekli sabit şekilde aynı yerde ayakta duran ya da oturması gereken kişilerin basınçlı özel varis çoraplarını giymeleri gerekiyor.
VARİSLERİN TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?
Varisli damarların tedavisi planlanırken hastaya hiçbir ağrı vermeyen renkli doppler ultrason incelemesinden yararlanılıyor. Erken tanı koyulabilen vakalarda damarı kurtarmak için bozuk olan kapakların onarımı için, ilerlemiş vakalarda ise damarı kurtarmak için çaba gösteriliyor. Olumlu sonuç elde edilememesi durumunda ise damarı devre dışı bırakacak farklı tedavi yöntemleri uygulanıyor.
KÖPÜK TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?
Kasık bölgesinde kapakçık bozukluğu olan hastalar tüm varis hastalarının yüzde 60′ını oluşturuyor. Renkli doppler incelemesinden sonra varis teşhisi konulan hastalarımızı;15-20 dakika süren ve köpük kullanılarak yapılan RFS yöntemiyle iyileştiriyoruz. RFS için kasık bölgesine lokal anestezi uygulanıyor, hasta tedavi süresince ağrı hissetmiyor. Daha sonra estetik prensiplerine bağlı kalınarak yapılan 2-3 santimetre uzunluğundaki bir kesi ile damara ulaşılıyor ve buraya kateter denilen ince bir boru yerleştiriliyor. Ultrasonda net bir şekilde görülen damar, boru yardımınca boylu boyunca köpükle dolduruluyor. RFS’de diğer yöntemlerin ek bir anesteziye ve yara izlerini kapatmak için ek bir cerrahi müdahaleye gerek duyulmuyor. İşlem bitiminde bir saat yürümek ve varis çorabını en az üç hafta giymek gerekiyor.
DİŞLERİNİZ, TAŞLARLA DAHA BİR IŞIL IŞIL…
Estetik artık modern kadının günlük yaşamının bir parçası haline geldi. Yüzümüze ve vücudumuza gösterdiğimiz özeni dişlerimizde fazlasıyla hak ediyor. Diş hekimimiz Yasemin Aydeniz’e daha ışıltılı bir gülüş için dişlerde taş taktırma uygulamasını sorduk.
Diş Hekimi Yasemin Aydeniz: Günümüzde kadınlarımız kendilerine özen gösterip bakımlı ve hoş olmayı istiyorlar.Güzel ve hoş olabilmek kulağımıza taktığımız ufacık bir takı ile bile mümkün. Aynı etkiyi gülüşümüzde de yakalamak için sadece ufak bir krisal taş yeterli!
Bu uygulamayı merak edenlere gönül rahatlılığı ile dişlerinin hiç hasar görmeyeceğini de söyleyelim. Dişleri hiç zedelemeden çok basit bir işlemle kristal taşlar dişlere yapıştırılabiliyor.İstediğiniz şekilde taşlar diş üzerine yerleştirilebiliyor.İsterseniz aynı diş üzerine birkaç kristal taş çeşitli şekiller verilerek yapıştırılıyor.Kişiyi rahatsız etmediğinden aynı anda farklı dişlere de bu kristal taşlar yapıştırılabiliyor.Ayrıca, hekimlerce yapılan bu uygulama çok daha uzun ömürlü ve istenirse kolayca çıkarılabiliyor.
Bu süs taşları swarowski kristal taş ya da pırlanta da olabilir.Ancak pılantayı diş üzerine yerleştirmek için diş üzerinden madde kaldırmak gerekir.
Işıl ışıl gülümsemeniz dileğiyle….”
Dişhekimi Yasemin Aydeniz
Tel: 0216 369 36 03
Bağdat Cad. Selçuk Apt. No.397 A Blok Daire: 3 Suadiye/İstanbul
Güzellikte Son Trend: Karboksiterapi
Geçen gün, teyzem Fitnat ile Bağdat Caddesinde bir güzellik merkezine gittik. Teyzem, güzel bir cilde sahip olmasına rağmen daha da pürüzsüz bir cilde sahip olmak istiyordu. Hem beslenmesine hem de yaşam biçimine çok dikkat eden bir insandır teyzem. Ama, cildini dış takviyelerle de güzelleştirmek ister.
Güzellikte son uygulamalar hakkında bilgi almak için gittiğimiz güzellik merkezindeki doktorlardan Gül Hanım, teyzeme karboksiterapiyi önerdi. Karbioksiterapi terapi nedir diye sorduğumuzda, doktorumuz karbondioksit gazının deri altına enjekte edilmesi işlemi olduğunu söyledi.
Karbondioksit gazı sayesinde, dolaşım ve metabolizma hızlanıyormuş. Ayrıca, vücudumuz karbondioksit verilen yere anında oksijen göndermeye programlı olduğu için karboksiterapi ile sorunlu bölgedeki oksijen miktarı artıyor ve cilt düzelmeye başlıyormuş. Gül Hanım, bu terapiyi en çok sellülit problemi yaşayanların tercih ettiğini ve çok iyi sonuçlar alındığını da söyledi.
Karbondioksit nasıl oluyor da yağları yakıyor?
Aslında vücudumuz dakikada ortalama olarak 1.5 litre karbondioksit gazı üretip dışarı atıyor. Karbondioksit oksijene göre çok daha hızlı dağılan bir gaz; bu işlemde de karbondioksit ile bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen geliyor ve dolaşım hızlanabiliyor. Karbondioksit gazı uzaklaştırılırken; yağ yakımı da hızlanıyor.
Vücudumuz karbondioksit gazı üretip dışarı atmaya alışık olduğu için vücut bu terapiye karşı herhangi bir alerjik reaksiyon göstermiyormuş. Teyzem yan etkisinin olmadığını duyunca, karın bölgesindeki yağlanmadan şikayet etti ve tedaviyi bir denemek istedi. Doktor Gül Hanım, bize önce işlemin nasıl yapıldığını anlattı.
Terapinin, karbondioksit gazının cilt altı doku içine 30 G ‘lik bir enjektörle enjekte edilmesi ile gerçekleştiğini söyleyen uzmanımız, teyzeme örnek bir uygulama da yaptı. Sinek ısırığına benzeyen ama daha çok sızlayan bir ağrı hissettiğini söyledi teyzem. Uzmanımız, hafif bir morarmanın oluşabileceğini ama bunun zamanla dağılacağını belirtti. Gene tedavinin devamlılığında teyzemin gevşek ve sarkık karın dokusunun düzeleceğini, ayrıca doğum sonu oluşmuş karın çatlaklarının giderileceğini de ekledi.
Karboksiterapinin Faydaları
Doktor Gül Hanım, karboksiterapinin vücudumuz için pek çok faydası olduğundan da söz etti. Mesela, kan akışı artıyor ve hızlanıyormuş. Sonra, yağ eritici etkisi varmış. Oksijen kullanma potansiyeli artarken, doku yenilenmesi de hızlanıyormuş. Ayrıca, kasların sertliğinin arttıyor ve vücut fazla suyu da atıyormuş. Bu faydaları duyanca, karboksiterapinin denemeye değer olduğunu düşündük.
Karboksiterapi ve Kullanıldığı Alanlar
Doktor Gül Hanım, sellülit, çatlak, ameliyat ve yara izlerinde kullanılan karboksiterapinin, yağlanma, sarkma tedavilerinde; el, yüz gibi cilt gençleştirilmesinde de yaygın olarak kullanıldığını anlattı.
Ayrıca son zamanlarda karboksiterapi; mikrodolaşım bozukluğuna bağlı penis erektil disfonksiyon problemlerinde, romatizma problemlerinde, fiziksel aktivitenin ve performansın artırılmasında, spor yaralanmalarında iyileşme sürecinin hızlandırılmasında, diabete bağlı kılcal damar anormalliklerinde, ve damar sertliği problemlerinde de uygulanıyormuş.
Karboksiterapi, hamileler, emziren anneler, kanser, ülser gibi ciddi rahatsızlıklar geçirenler dışında herkese de rahatça uygulanabiliyormuş.
Karboksiterapi Kaç Seansta Uygulanıyor?
Doktorumuza göre, bünye farklılıkları olmasına rağmen gerçek düzelmeler ancak 5. seansla beraber görülebiliyor ve tam anlamıyla sonuç almak için de 15 ile 20 seans arası bir devamlılık gerekiyor. Haftada 2 veya 3 kez gidilebiliyormuş terapiye; gene de seanslar arasında 48 saat ile 72 saat geçmesi de gerekliymiş. Doktorumuz, teyzeme seans öncesi aspirin almaması gerektiğini ve ayrıca dar giysilerini tedavi boyunca kullanmaması gerektiğini de söyledi.
Tedavi sonrası etki ise anladığım kadarı ile 6 ay boyunca geçerli. Biz, aslında kalıcı bir sonuç almayı bekliyorduk. Yani, 6 ay sonra tekrar aynı tedavinin uygulanması gerekliliği kafamızda soru işaretleri yaratmadı değil.
Karboksiterapi Fiyatları
Fiyatlarsa maalesef oldukça yüksek. Bizim gittiğimiz merkezde karboksiterapi seansı 150 TL idi. En az 15 seans gideceğinizi düşünürsek, 1.750 TL gibi bir fiyat ortaya çıkıyor.
Internetten diğer merkezlere baktığımda, seans fiyatlarının şehre ve muhite göre değiştiğini gördüm. Seansı 80 TL’ye de 200 TL’ye de veren merkezler var.
Son söz olarak, şunu söyleyebilirim: faydaları ve kullanım alanı oldukça geniş olan karboksiterapi, pahalı ama etkili bir yöntem…
Takma Kirpiklerle Delici Bakışlara Sahip Olun…
Bu yazımda, daha anlamlı bakışlara sahip olmak için başvurabileceğiniz bir “güzellik hilesinden” bahsedeceğim.
Güzel gözlere sahip olmak kadar düzgün kaşlara ve dolgun kirpiklere sahip olmak da önemlidir. Aslında, bunları bir bütünün parçaları olarak da görebiliriz. Ama herkesin kirpikleri dolgun olacak diye bir beklentimiz de olmamalı. Sizin kirpikleriniz seyrek veya kısa olabilir. Bu durumda, takma kirpik kullanarak çok daha etkileyici bakışlara sahip olabileceğinizi rahatlıkla söyleyebilirim.
Çok çeşitli boylarda ve renklerde bulabileceğiniz takma kirpikler temelde 2 türdür:
1- Şerit şeklinde bütün kirpikler
2- Birbirinden ayrı tekli kirpikler
Şerit Şeklindeki Takma Kirpiklerin Uygulanması
Bu tip kirpikler, baz makyajından sonra, göz makyajından önce takılmalıdır. Kirpikleri taktıktan sonra, göz makyajını uygularken çok dikkatli olmak gerekir.
Şerit kirpikleri çıkarmak istediğinizde ise nemli bir pamukla kirpikleri ıslatın daha sonra gözün dış kenarından iç kenarına doğru, yavaşça sıyırarak çıkartın.
Birbirinden Ayrı Tekli Kirpiklerin Uygulanması
Tekli kirpikler, daha doğal görüntüye sahip olup ve aynı zamanda uzun süre kullanılabilir. Farklı uzunluklara sahiptir.
Tekli kirpikler, şerit kirpiklerden daha kullanışlı ve hafif olduğundan gözü yormazlar. Kirpikler, kendi özel yapıştırıcıları ile kullanılmalıdır.
Takma Kirpiklerin Takılması Uygun Olmayan Durumlar
Takma kirpiklere yönelik pek çok eleştiri vardır. Biraz bunlardan da bahsetmek de fayda var. Genelde kullanımın zor olduğu veya abartılı bir görünümle karşılaşılacağı zannedilir. Günümüzde çok doğal duran takma kirpikler üretiliyor ve bu kirpiklerin kullanımı ise çok da kolaylaşmış durumda.
Eğer alerjik bir bünyeye sahipseniz, kirpik yapıştırıcısına da alerjiniz olabilir. Ayrıca, göz çevresinde ve kirpiklerde oluşan farklı rahatsızlıklarda (arpacık, kirpik dibi iltihabı gibi) varsa, takma kirpik kullanmamızı öneririm.
Gözlerinizin hep gülmesi dileğiyle….
Güzellik Uzmanı Sadiye Köz
Rouge Güzellik (Estetik Merkezi)
Şaşkın Bakkal Küçük Ağa Sok. İffet Apt. No: 2/1 Kadıköy/İstanbul
Tel: 0216 360 52 06
Güzellik Uzmanı Sadiye Köz’den Makyaj Sırları

Günümüzde, kadınların kişisel bakımlarına son derece özen gösterdiklerini söyleyebiliriz. Güzellik kavramının da, bakım kelimesi ile eş değere sahip olduğunu görülüyor. Kısaca, güzel kadın eşittir bakımlı kadın. Ben, bu denkleme kendini tanımayı da eklemek istiyorum. Kendinizi tanımanız, güzelliğinizi öne çıkarmanız için çok önemlidir. Bunun en büyük nedeni ise doğru bakımı doğru yere uygulamak gerekliliğine dayanıyor.
Siz de kendinizi iyi tanıyarak, vücudunuzda veya yüzünüzde beğendiğiniz yerleri öne çıkrarak; daha geri planda kalmasını istediğiniz yerleri kamufle ederek güzelliğinize güzellik katabilirsiniz. “Bu nasıl olacak?” diyorsanız, size vereceğim şu küçük ama fark yaratacak ipuçlarını denemenizi öneriyorum. Sizlerle paylaşacağım ilk sırlar makyaja yönelik…
• Makyaj yaparken en dikkat etmeniz gereken nokta geri planda kalmasını arzuladığınız yerlere koyu renkler, öne çıkartmak istediğiniz bölgelere ise açık renkler kullanmanız gerektiğidir. Örneğin; sivri bir çeneye sahipseniz veya boyun bölgenizde sarkma varsa, bu bölgelere kapatıcı uygulamalısınız.

-
• Bayanları en çekici kılan unsurlardan biri de gözlerdir… Biz uzmanlar da, makyaj yaparken gözlere daha bir özen gösteririz. Bende, sizlere gözlerinizi, kalem veya eyeliner kullanırken badem şeklini vermeye çalışmanızı öneririm. Eğer iri gözlere sahipseniz, üst kısmına kalın eyeliner kullanmanızı öneriyorum.Küçük gözlere ise koyu renk far tercih etmelerini ve eye linerı gözün dışına ama tamamına değil, sadece büyük bölümünde kullanmalarını tavsiye edebilirim. Far, göz ucunda yoğunlaştırılmalı. Göz içine ise ise açık renklerde, mesela beyaz, kalem kullanın.
-
Ya dudaklar? Büyük dudaklara sahipseniz, dudaklarınızın içini kalemle çizin. Bu, dudaklarınızı daha biçimli gösterecektir. Küçük dudaklarda ise kalem dudak dışında, dudağı çevrelecek şekilde kullanılarak; dudakların daha dolgun gözükmesini sağlanabilinir.
Bir sonraki yazımızda buluşmak üzere… Güzeliğiniz ve ışıltınız hiç kaybolmasın!

Rouge Güzellik(Estetik Merkezi)
Şaşkın Bakkal Küçük Ağa Sok. İffet Apt. No: 2/1 Kadıköy/İstanbul
Tel: 0216 360 52 06








