HANGİ YAŞTA HANGİ SPORA, HANGİ ENSTRÜMANA???
03 Eylül 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Manşet, Çocuk Sağlığı
Çocuklarınızı televizyon ve internet bağımlılığından korumanın, yaratıcı, hayal gücü geniş çocuklar yetiştirmenin iki yolu var: Biri müzik, diğeri de spor. Siz istediğiniz kadar evde televizyona yasak koyun. Çocuğunuz isterse açmanın bir yolunu bulur. Bu sebeple yazımızı mutlaka okuyun!!!
ENSTRÜMAN SEÇİMİ
Çocuğun fiziksel yapısı göz önüne alındığında dört yaş itibariyle piyano eğitimine başlanabilir. Bu tabii ki pedagojik eğitim almış, dört yaş çocuğuyla iletişim kurabilecek bir eğitmen eşliğinde olmalıdır. Piyano ufak yaşta başlanabilecek bir enstrüman özelliğine sahiptir. Piyanonun direkt reaksiyon ve melodi verebilme özelliğinin payı bunda çok büyüktür. Bu yaşlardaki çocuklar keman, gitar, flüt, davul vb. enstrümanlardan belirli bir yaşa kadar ses alamadıkları için melodi çıkartmakta zorlanacaklarından başlatılırsa bile hemen soğuyabilirler.
Bunun tehlikeli yanı çocuğun müzikten tamamen soğuması olabilir. 7-8 yaştan itibaren keman eğitimine başlamak doğrudur. 8-9 yaş aralığında çocukların ilgisine göre gitar ve davul gibi enstrümanlara yönelmeleri sağlanabilir. Konservatuvarlarda enstrüman seçimi 11 yaşında yapılır. Demek oluyor ki çocuk 11 yaşından itibaren istediği her enstrümanı seçebilir, çalabilir. Hiçbir zaman bir enstrümana başlamak için geç kalındığı düşünülmemelidir. Merakı, hevesi olan 50 yaşındaki bir kişi bile istediği herhangi bir enstrümanı çalmaya başlayabilir.
En çok dikkat edilmesi gereken konu eğitmen seçimidir. Doğru eğitmen, enstrümanı iyi çalabilen kişi anlamına gelir. Eğitmen önce müziği sevdirmeli, ardından karşısındaki kişinin amaçlarını, isteklerini anlayabilecek biri olmalıdır.
ÇOCUĞUNUZ HANGİ YAŞTA HANGİ SPORU YAPMALI?
2-3 YAŞ
Sadece koşmak, yakalama, zıplama gibi temel hareketleri yapabilirler. Bu nedenle bu yaşta bir spor tercihi yapmak yerine, aileler çocukların aile bireyleri ve arkadaşlarıyla oyun oynamalarını sağlamalıdır. Bu amaçla bahçede koşma, yürüme, dans etme, suda gözetim altında oynama ve deneyimli kişiler eşliğinde jimnastik seçilebilir.
4-6 YAŞ
Dans etme, yüzme, jimnastik, ip atlama, elim sende, sek sek oynayabilir; üç tekerlekli bisiklete binebilir. Bu yaşta deneyimli kişiler eşliğinde yüzme ve jimnastiğe başlanabilir. Altı yaşından sonra çocuklarda güvenli ve kontrollü hareket yapma yeteneği gelişir ve spor tercihleri yavaş yavaş oluşmaya başlar.
7-10 YAŞ ARASI
Jimnastik, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, hentbol, bisiklet, tenis, yüzme gibi sporlarla ilgili temel eğitime ve bunların birleşimini içeren sporlara başlayabilirler. Zaman zaman bazı spor kulüpleri çocuklara ve ailelereyanlış yönlendirme yapabilmektedirler. Eğer çocuk sadece basketbol oynanan bir spor kulübüne gidiyorsa, çocuğa basketbolun tüm detayları yavaş yavaş verilmeye çalışılır. Ama asıl yapılması gereken çocuklara tüm toplu sporları içeren oyunlar oynatıp, onların el-göz hareket koordinasyonunun gelişmesini sağlamaktır.
10 YAŞ SONRASI
Önceki yaşlarda başladıkları sporları daha organize olarak yapmaya devam ederken, atletizm, güreş ve küreğe başlayabilirler. Birkaç yıl sonra ise daha çok kuvvet gerektiren sporlara; boks, tekvando, karateye yönlendirilebilirler. Bu sporlara daha erken de başlanabilir, ama yine de direkt bu sporlara değil, onların alt yapısını oluşturacak, esnekliklerini, dengelerini ve koordinasyonlarını geliştirecek temel hareketleri içeren antrenmanlara başlamak uygun olacaktır.
DOĞAL TERAPİ
KOKULARIN GÜCÜ AROMATERAPİ
Bitkilerden elde edilen yağlarla uygulanan aromaterapi, rahatlamanın da en güzel yollarından biri… Spa merkezlerinde uygulatacağınız ya da evde düzenleyeceğiniz aromaterapi seanslarıyla kendinizi daha huzurlu hissedebilir ve uzmanlara göre stres kökenli bazı sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
DİLERSENİZ EVDE DE UYGULAYABİLİRSİNİZ!!!
Bu yöntemin çok güzel bir yanı da uygulanması için mutlaka bir spa merkezine gitmenizin gerekmemesi. Aslında evinizde kokulu bir mum yakmak bile bir tür aromaterapi. Ancak bu işi daha bilinçli bir şekilde yapmak isterseniz, sevdiğiniz ve sizi iyi gelen birkaç yağı seçebilir ve bunları küçük seramik kaplarda ısıtarak( altında minik mum yeri olan ve sadece bu iş için üretilen özel kapları, doğal malzemeler satan dükkanlarda bulmanız mümkün) odanızın havasını değiştirebilirsiniz.
Bu yağların etkisiyle kimi zaman canlanabilir, kimi zaman da stresten arınabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken kuralsa bu yağları mukoza ( göz, burun ve ağız içi gibi) ve ince derilere ( koltukaltı gibi) kesinlikle temas ettirmemeniz. Aromaterapi klinik ortamlarda da daha farklı amaçlarla uygulanıyor. Buralarda, pek çok kas hastalığı, bel ve sırt ağrıları, romatizma kemik sorunlarıve kabızlık, tansiyon, uykusuzluk, el ve ayak terlemeleri, tedirginlik, gerginlik, baş ağrısı gibi stres kaynaklı problemlere aromaterapi seanslarıyla çare aranıyor. Ayrıca selülit ve kilo şikayetleri için de bu masajdan faydalanan var.
AROMATERAPİ SEANSLARINDA EN FAZLA AŞAĞIDAKİ YÖNTEMLERDEN YARARLANILIYOR:
MASAJ
Kas ağrılarını, kaslarda oluşan gerginliği gidermek amacıyla problemli bölgeye uygun yağla masaj yapılıyor.
BUĞU
Sıcak suyun içine, bir kağıt mendilin üzerine ya da yastığa gereken yağdan damlatılıyor ve koklanıyor.
BANYO SUYUNA EKLEMEK
Küvete doldurduğunuz sıcak suya hazırladığınız uygun karışımı ekleyerek aromaterapi özellikli bir banyo yapabilirsiniz. Yağı direkt olarak suya eklemeniz genellikle tavsiye edilmiyor. Bunun için önerilen, uygun yağ karışımını bir kaşık tuzla karıştırarak banyo suyunuza katmanız.
TENEFFÜS
Yakılan kokulu mum ve tütsüler de bu amaçla kullanılabiliyor.
BANYO ÜRÜNLERİYLE
Sabunlar, şampuanlar ve duş jelleri aromaterapik özellikli olarak sunulabiliyor. Etkileri çok geniş çaplı olmasa da hem teneffüs edildikleri hem de cilt tarafından emildikleri için belli bir ölçüde yarar sağlayabiliyor.
HANGİ YAĞ, NE SAĞLIYOR?
LİMON YAĞI
Cilde ve saçlara parlaklık veriyor, canlandırıyor.
OKALİPTÜS YAĞI
Stresi gideriyor, canlandırıyor ve nefesi açıyor.
NANE YAĞI
Solunum sistemine iyi geliyor, kişinin kendisini pozitif hissetmesini sağlıyor.
PAPATYA YAĞI
Cildi yatıştırıyor, stresi gideriyor, sakinleştiriyor.
GÜL AĞACI YAĞI
Hem bedensel hem de zihinsel yorgunluğa iyi geldiği söyleniyor.
LAVANTA YAĞI
Zihni açıyor, negatif düşüncelerin önüne geçiyor.
YASEMİN YAĞI
Sıkılaştırıcı özelliği var ve kişinin daha zinde hissetmesine yardımcı oluyor.
GREYFURT YAĞI
Kuruntu ve kıskançlık gibi duyguları gideriyor.
ÇAY AĞACI YAĞI
Antiseptik özelliği ile küçük iltihabi durumlara iyi geldiği belirtiliyor.
KEKİK YAĞI
Canlandırıcı ve uyarıcı özelliği var. Doğal antiseptik özelliği de bulunmakta.
PORTAKAL YAĞI
Gevşemeye, rahatlamaya yardımcı oluyor.
BİBERİYE YAĞI
Vücutta oluşan morlukları bu yağla masaj yaptığınızda, bir iki saat içinde morluğun azaldığını göreceksiniz. Ayrıca baş ağrısında, alına yapılan masajla ağrınız hafifleyecektir.
ZENCEFİL YAĞI
Kan dolaşımını hızlandırarak cilde tazelik veriyor. Nezle, grip ve soğuk algınlığında buğusunu 1-2 dakika kadar teneffüs ederseniz hastalığınızı daha rahat ve hızlı atlatabilirsiniz.
Kaynak:HT Akılllı Alışveriş
HAMİLELERE ÖZEL BAKIM
Hamilelik döneminde cilt her zamankinden daha fazla bakıma ihtiyaç duyar. Bu dönemde birkaç ay içinde vücudunuz büyük değişim gösterir. Cildinizi nemlendirmek, çatlak ve deformasyonları önlemek için seçtiğimiz kozmetik ürünleri deneyin. Güzelliğinizi koruyun.
MUSTELA, STRETCH MARKS DOUBLE ACTION
İçeriğindeki besleyici ve yumuşatıcı yağlarla cildin kolajen üretimine destek veren, çatlak önleyici krem.
79 TL
VICKY, ANTI-STRETCH MARK CREAM
İçeriğindeki besleyici bitkisel yağlarla cildin sıkılaşmasına, çatlak izlerinin azalmasına destek veren krem.
74,90 TL
L’OCCITANE, MOM AND BABY BALM
İçeriğindeki bitkisel yağlar ve yulaf ezmesiyle cildi rahatlatan, gerginlik hissini azaltan ve elastikiyetini arttıran balsam.
79 TL
LIERAC, PHYTOLASTIL
Çatlak izlerinin ilerlemesini durduran ve oluşumunu önlemeye yardımcı olan krem.
75 TL
MOTHERCARE, STRETCH MARK CREAM
Shea ve jojoba yağlı çatlak kremi, cildin elastikiyetini arttırıyor.
17,90 TL
L’ROUGE, ANNELİK ÖNCESİ KREM
Hamilelik sırasında oluşabilecek çatlakları engellmeye yardımcı krem.
34,52 TL
ROC, MATERNITY ANTI-STRETCH MARKS
İçeriğindeki soya, tatlı badem, kuş üzümü çekirdeği, kuşburnu yağlarıyla hamilelik ve emzirme döneminde cildi besleyen ve çatlakları önleyen yağ.
43 TL
Kaynak: HT Akıllı Alışveriş
ENDESKOPİ YÖNTEMİYLE 10 YAŞ GENÇLEŞMEK MÜMKÜN!!!
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarının teşhisinde kullanılan endoskopi yöntemi artık güzelleşmek amacıylada yararlanılabilen bir yöntem. Kadınlar cerrahi operasyon gerektirmemesi nedeniyle yüz gençleştirmede botox ve dolgu maddelerini daha çok tercih ediyor. Ancak şimdi onların tahtını sarsacak yeni bir yöntem var. Tek bir uygulamayal 5-1o yaş daha genç görünüm vaat eden endoskopi yöntemine başvuranların sayısı hızla artıyor.
Elbette tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi bunda da cilt yapısının esnekliği başarı oranını direkt etkiliyor.
İŞLEM SÜRESİ 2-4 SAAT
Tüm estetik işlemlerde olduğu gibi bu yöntemde de soru aynı: Kaç yıl gençleşiriz?
Tekniğine uygun olarak yapılmış bu tip bir operasyondan sonra kişilerin yüz bölgelerinde yaklaşık 10 yaş kadar bir gençleşme görülür. Sağlıklı beslenme, spor ve düzenli bir yaşam ile bu operasyonun etkileri uzun süre korunabilir. Etkinin kalıcılığı diğer klasik yöntemlerle hemen hemen aynıdır. Bu etki zamanla yok olduğunda da endoskopik müdahale tekrarlanabilir, bunda hiçbir sakınca yoktur.
HANGİ MEVSİMDE YAPILMALI?
Bu yöntem her mevsim yapılabilir. Ancak diğer estetik uygulamalarda olduğu gibi, bunda da havaların çok sıcak olmadığı dönemlerin seçilmesinde fayda var. Özellikle ameliyat sonrası konforuna önem veren kişilere, yaz dışındaki diğer mevsimler önerilir.
DÜNYANIN İLK VE TEK YIKANABİLİR ALÇISI İLE DUŞ ALABİLİR, DENİZE VE HAVUZA GİREBİLİRSİNİZ!!!
ORTOPEDİDE DEVRİM YARATAN BULUŞ TÜRKİYE’DE!
Mucidi Güney Koreli bir doktor olan Hibrit Alçı, yaz aylarında sıkça yaşanan kazalarda, özellikle kol ve bacak kırıklarında, tedavi için alçı kullanılmasını gerektiren sakatlanmalarda, kazazedenin tedavisini konforlu bir şekilde sağlıyor ve tatiline devam etmesine fırsat veriyor.
Sıcak yaz aylarında özellikle havuz başında meydana gelebilecek kazalarda sıkça yaşanan kol-bacak kırılmaları, tatilinizi zehir edebilir. Dünyada bu tür durumlar için üretilen yeni bir tedavi sistemi olan Hibrit Alçı sistemi – HM CAST şimdi Türkiye’de… Bu yeni ürün, özellikle kol ve bacak kırık çıkıklarında ve tedavi için alçı kullanılmasını gerektiren sakatlanmalarda, kazazedenin tedavisini konforlu bir şekilde sağlıyor ve tatiline devam etmesine fırsat veriyor. Bilindiği gibi klasik alçıda suyla temasın olmaması gerekiyor. Oysa Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST ile havuza, denize girmek, duş almak mümkün.
Dünyanın ilk ve tek yıkanabilir alçısının sunduğu kolaylıklarla, her şeye rağmen tatilinize devam edebilir, günlük aktivitelerinizi kesintisiz sürdürebilirsiniz. Sadece alçının takılmasından sonra 24 saat beklemek gerekiyor. Sonra suyla temasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST eski tip alçılara göre son derece hafif olmasıyla da dikkat çekiyor.
Eski tip alçılar 3–4 kiloya kadar çıkarken, bu ürün çok hafif. Kol kırıklarında uygulanan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST sadece 250 gram civarında. Bacak kırıklarında ise 350 grama kadar çıkıyor. Bu durum hastaya büyük hareket kolaylığı sağlıyor. Günlük aktiviteleri kısıtlamayan, kısmi de olsa hareket özgürlüğü sunan bu alçı sayesinde, hastanın psikolojisi de olumlu bir şekilde etkileniyor.
Bütün Türkiye’de satılıyor Güney Koreli Ortopedi uzmanı Dr. Lee’nin buluşu olan ürün patentli ve FDA, KFDA onaylı. CE Belgesi de bulunan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, özel deri koruyucu kılıf ile birlikte kullanılıyor. Böylece alçı uygulanan bölgenin hava almasını sağlıyor ve tahrişi önlüyor. Özel dokusu sayesinde hastayı terletmeyen Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, kaşıntı ve koku da yapmıyor. Uygulaması da son derece kolay. Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, oda sıcaklığındaki suya batırıldıktan sonra, deri koruyucu kılıf ile birlikte, çorap gibi geçirilerek kırık uzva giydiriliyor. 7 ila 15 dakika içinde sertleşen alçı, görevini yerine getirmeye başlıyor. Her ölçüye uygun olarak tasarlanan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, 12 ayrı ölçüde bulunabiliyor.
Ayrıca, yüksek X-Ray geçirgenliği sayesinde alçıyı çıkartmadan röntgen çektirmek mümkün olabiliyor. Özel şeridi sayesinde kolayca çıkarılabilen ve kesilirken toz çıkartmayan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, istenirse tekrar birleştirilerek kullanılabiliyor. Kırıklar dışında, yumuşak doku enfeksiyonlarında, travmada ve atel kullanmayı gerektiren durumlarda da tercih edilebiliyor. Atel kullanan ve sürekli çıkarıp yeniden takan hastaların iyileşme sürecinin uzamasının da önüne geçilebiliyor. Konforu, şık görünümü ve sağladığı avantajlar nedeniyle dünya çapında büyük ilgi gören Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, Türkiye’ye İzmir merkezli MF Medikal Özel Sağlık Hizmetleri tarafından getiriliyor.
Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, Türkiye çapında giderek yaygınlaşıyor ve özel hastaneler ile medikal malzeme satan firmalarda bulunuyor.
Ayrıntılı bilgi için: PR Ekstra – 288 51 24
ÇOCUĞUNUZ YÜZMEYE BAŞLARKEN…
Yaz sıcaklarının başlaması, okulların kapanmasıyla birlikte herkes yavaş yavaş tatil hayalleri kurmaya başladı. Yaz tatili denince akla ilk gelenlerden biri de ”yüzme aktivitesi” oluyor. İşte çocukların yüzme aktivitesiyle ilgili bilinmesi gereken bazı konular.
Yüzme, her yaşta herkes için çok önemli sportif bir aktivite. Her şeyden önemlisi bu aktivite, bol bol hareket etmemizi sağlıyor. Her yaz, tatil yerlerinde, su kenarlarında en çok da çocukların bitap düşene dek eğlendiklerine şahit oluyoruz. Anne- babalar da çocuklarını oyalayan bu aktiviteden dolayı gayet mutlu oluyorlar. Peki yüzme sporunu ne kadar tanıyoruz ve çocukların yüzmeyi öğrenmeleri için ne kadar çabaliyoruz? İhmalkar davranmaya gelmeyecek kadar ciddiye alınması gereken yüzme aktivitesi hakkında merak edilenleri Coliseum Sportif Yaşam Merkezi’nden Yüzme ve Dalış Eğitmeni Gökhan Gökal anlattı.
YÜZMENİN ÇOCUK GELİŞİMİNDEKİ ÖNEMİ NEDİR?
Yüzme, çocuklarda kas-iskelet yapısının gelişimine yardımcı olan bir spor dalıdır. Bütün spor dallarının temelini oluşturur. Çocukların koordinasyonlarını geliştirir ve ileride yapacakları spor dalları için anne-babalara yüzme eğitimi mutlaka tavsiye edilir. Ayrıca çocukların metabolizmasının hızlandırarak yemek problemi olan çocukların daha fazla açıkmasını ve yemek yemesini sağlar.
ÇOCUKLAR KAÇ YAŞINDA YÜZME ÖĞRENEBİLİR?
Çocukların yüzmeye başlama yaşı 6′dır. Fakat günümüzde bu yaş grubu 4′e kadar inmiştir. Çocuk eğer emir ve komut alabiliyorsa ve fiziksel gelişimi iyiyse daha küçük yaşlarda da yüzme öğrenebilir.
ÇOCUKLARA NASIL YÜZME ÖĞRETİLİR?
Çocuklara; ‘’suyu sevdirme”, ‘’suya nefes verme” ve ”ayak vurma” olacak şekilde 3 evrede yüzme öğretilir.
KLORLU HAVUZLARIN ÇOCUKLAR İÇİN BİR RİSKİ VAR MI?
Elbette yüzmek için, havuz veya deniz de temiz bir suyu tercih etmeliyiz. Havuzların hijyeni klorlamayla sağlanır. Ancak, bu klor hassas bazı kişilerde gözlerde alerjiye neden olur. Astımı ve hava yolları hassas olan çocuklarda da solunum sıkıntısı yaratabilir. Bu etki, özellikle havalandırması yetersiz olan kapalı havuzlarda daha da artar. Klorlu havuz, çocukların hassas cilt yapısına eğer dozajı fazla olursa alerjik etki yapabilir. Çoğu zaman gözlere zarar vermese de yakıp kızarmasına neden olur. Yüzme gözlüğü kullanarak bu sorunu ortadan kaldırabiliriz.
MARİFETLİ BEBEKLER
17 Temmuz 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Manşet, Çocuk Sağlığı
NASIL DA ANLIYORLAR!
Henüz yeni doğmuş bile olsalar size anlayan gözlerle bakan bebeklerin ne kadar marifetleri olduklarını biliyor musunuz? Kokunuzu ve teninizi tanır, duygularınızı hissederler.
*BEBEKLER BİR NESNEYE 8-15 SANİYE ODAKLANABİLİRLER
Desenli ve hareket halindeki şeyler daha çabuk dikkatlerini çeker. Başını ve gözlerini uzun bir süre ondan ayırmayabilir hatta izlediklerini taklit etmeye, duydukları sesi çıkarmayabilirler.
*ONLARLA KONUŞUN
Sesinizi tanıyacak ve sizi dinleyecektir. Dilerseniz şarkı söyleyin; banyoda, yemekte, bezini değiştirirken…Konuşmaya erken başlamasında bu ilk diyaloglar önemlidir.
*ONUN DOKUNUŞLARINA KARŞILIK VERİN
Aranızda kurduğunuz temasın, sevginizin bir göstergesi olduğunu unutmayın. Onu kucağınıza aldığınızda susmasının sebebi de bu olsa gerek. Tabi onu sürekli kucağınıza almadan da güvende olduğunu hissettirmeye çalışın yoksa kollarınızda derman kalmayabilir.
10 ADIMDA DAHA UZUN YAŞAYIN
DAHA SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAMANIN KOLAY YOLLARINI UZMANLAR AÇIKLIYOR…
1 KAHKAHA ATIN
Norveç’te durumu ağır hastalarla yapılan bir araştırmaya göre, espri anlayışı olanların yaşama şansının yüzde 31 fazla olduğu ortaya çıkmış. ” Kahkaha attığınızda vücudunuz stres hormonlarını daha az üretir,” diyor Pittsburg Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Dr. Bruce Rabin.
2 BESİN TAKVİYESİ ALIN
Doğanın Şifalı Eli kitabının yazarı olan Dr. Ender Saraç, sağlığınızı korumak ve daha uzun yaşamak için doğal yedi maddeden yararlanmanızı öneriyor. ”Formülünde, tere tohumu, funda yaprağı, yeşil çay, krom, zencefil, L-Carnitine ve CoenzymeQ10 bulunan besin takviyesini her gün almanızı öneririm,” diyor Saraç. Zerrin Özer, Deniz Seki ve Ajda Pekkan gibi birçok ünlü isim de bu ürünü kullanıyor.
3 DİŞLERİNİZE İYİ BAKIN
Dişlerinizi fırçalamanın yanı sıra diş ipi kullanırsanız bazı hastalıkları önlemeniz mümkün. ”Diş ipiyle dişlerin aralarını temizleyerek damar ve bağışıklık sisteminizi yaşlandıran tartar karşı önlem alabilirsiniz,” diyor Dr. Michael Roizen.
4 YÜRÜRKEN KONUŞUN
Her gün yarım saat yürüyüş yapmanın sağlığınız için çok iyi olduğunu zaten biliyorsunuz. Bu yürüyüşü bir arkadaşınızla beraber yapmak çok daha iyi. ” Fiziksel aktivitenin anti-anging faydalarını almakla birlikte, sosyalleşerek de bağışıklığınızı güçlendirip stresi azaltabilirsiniz,” diyor Dr. Roizen. 10 yıl boyunca Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre, çok arkadaşı olan 70 yaşın üzerindeki kişiler, daha az sosyal çevresi olanlara oranla ortalama yüzde 22 daha uzun yaşıyor.
5 GÖKKUŞAĞINI TADIN
Ne kadar renkli besinler tüketirseniz o kadar sağlıklı olursunuz. ”Canlı renklerde sebze ve meyveler anti-oksidan deposudur,” diyor Ultra Longevity kitabının yazarı ve Canyon Ranch Resort’un Medikal Direktörü Dr. Mark Liponis. Alışveriş arabanıza, öğlen ve akşam yemeklerinize kırmızı biber gibi renkli yiyecekleri ekleyin.
6 İDEAL KİLONUZA KAVUŞUN
Gençken olduğunuz kiloda kalmaya çalışın. ”18-40 yaşları arasında çok fazla kilo almak özellikle tehlikeli çünkü, her yüzde onluk kilo artışı kan basıncını artırır ve bu da yaşlanmayı etkileyen en önemli nedenlerden birisi,” diyor Roizen. Ayrıca, Transcend: Nine Steps to Living Well Forever kitabının yazarı Dr. Terry Grossman’a göre, günlük kalori alımınızı yüzde 10-20 oranında azaltarak daha uzun yaşamanız mümkün.
7 İYİLİK YAPIN
2007′de 30′dan fazla çalışmanın sonuçlarına göre, gönüllü yardım edenler daha uzun yaşıyor ve depresyon ve kalp hastalıkları da dahil olmak üzere daha az sağlık problemiyle karşılaşıyor. ” Arkadaş edinmek ve sosyalleşmek için harika bir yol. Gönüllü olmak insanlara hayatlarında bir amaç veriyor.” diyor Dr. Rabin.
8 SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİN
”Bir hekim kontrolünde hastalık riskleri taşıyıp taşımadığınıza dair gerekli test ve tetkikleri yaptırın.” diyor Dr. Ender Saraç. Bazı hastalıkların erken teşhis edilmesi hayatınızı kurtarabilir. Uygun bir tedavi programı ile riskleriniz minimuma düşürülebilir.
9 İYİ UYUYUN
Araştırmalara göre, yedi-sekiz saatlik bir uyku idealdir. ”Yetersiz uyku, kalp sağlığı, obezite, diyabet riskini artırırken, bağışıklık sistemimizi de zayıflatıyor,” diyor Dr. Liponis. Uykunuzu iyi alabilmek için, tamamen karanlık ve serin bir odada uyumanızı öneriyor Liponis. Gerekirse göz bantlarından yardım alın.
10 STRESİ UZAK TUTUN
”Uzun ve kaliteli bir yaşam için stres yönetimi çok önemli,” diyor Saraç. Yoga, nefes terapisi, reiki gibi aktivitelerle spiritüel alanda rahatlatıcı bir ruh hali yaratın. Saraç ayrıca, stresi azaltan Pasiflora, melisa ve Walerian gibi desteklerden yararlanabileceğinizi de söylüyor.
YAZ GELMEDEN SELÜLİTLERE VEDA
26 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Cilt Bakımı, Güzellik, Kadın Sağlığı, Manşet
B’IOTA LABORATUVARLARI MEDİKAL MÜDÜRÜ DR. ÖMER TEZCANER, SELÜLİTLE İLGİLİ GERÇEKLERİ ANLATTI…
Selülit dolaşım, genetik yapı, hormonlarla ilgili bir sorundur. Kadınlarda ergenlikle birlikte başlayan hormonal değişiklikler, genetik nedenler veya dolaşım bozukluğu kişinin sağlıksız yaşam tarzıyla birleşerek selülit oluşumuna neden olabilir. Yapılan araştırmalara göre kadınların %90′ının selülit sorunu yaşadığı belirlenmiştir. Ergenlik çağından itibaren görülmeye başlanan bir sorun olan selülite karşı 14-15 yaşlarından itibaren önlem almak daha iyi sonuç verir.
SELÜLİTE KARŞI NE YAPMALI?
Selülitin oluşumunu engellemek ve görünümünü en aza indirmek için bunlara dikkat edin!!!
Sabahları kalktığınızda bir bardak ılık suyun içine, birkaç damla limon veya elma sirkesi damlatıp için. Bu şekilde metabolizmanız daha hızlı çalışacak ve yağ yakımınız hızlanacaktır. Gün içinde 2 litre su içmeye dikkat edin.
Günde en az 1 bardak taze sıkılmış greyfurt suyu için. Greyfurt, yağları parçalayıcı özelliğiyle selülitlerin görünümünü azaltır ve cildinizin daha canlı görünmesini sağlar.
Siyah çay ve kahve yerine bitki ve meyve çaylarını tercih edin. Biberiye, funda, sinameki, karanfil, zencefil ve lezzetini sevdiğiniz çayları için. Bal ve limonla tatlandırın.
Tuz, şeker ve şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun.
Kızartmalardan ve yağlı yiyecekler tüketmekten kaçının. Yemeklerinizi haşlanmış, buharda pişmiş ya da buğulama olarak tercih edin.
Haftada en az iki kez balık tüketin. Izgara ya da buğulama yapın.
Vitamin ve minerallerden destek alın. A ve E vitaminleri derinin görünümünü düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum ise dokuları kuvvetlendirir.
Bol bol taze sebze ve meyve tüketin. Siyah üzüm, kırmızı greyfurt, portakal, elma, enginar, brokoli, ıspanak ve maydonozu tercih edin. Meyveleri yemeklerinizden 2 saat sonra veya öncesinde tüketin.
Selülit giderici ürünlerden destek alın. Antiselülit kremleri deriye direkt nüfuz edip yağ hücrelerini etkiliyor. Selülitler tamamen yok olmasa da görünümlerini azaltmak mümkün.
Selülitlerden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biri de masaj. Evde kendi kendinize bile bunu yapabilirsiniz. Antiselülit kremleriyle yapacağınız masajla daha etkili sonuç alabilirsiniz.
Beslenme ve antiselülit ürünleri yanında, mutlaka düzenli olarak spor ve yürüyüş yapmalısınız. Günde 15 dakika bile ayırmanız sonucu olumlu etkileyecektir.
EDİTÖRÜN SEÇİMİ
CLARİNS, LIFT-MINCEUR HAUTE DEFINITION
Cilt yüzeyini sıkılaştıran ve gerginleşmesine yardımcı olan losyon.
Fiyatı: 128 TL
M. ASAM, BODY STYLING CREME
Üzüm çekirdeği ekstresi, yeşil çay ve jojoba yağı özleriyle cildi şekillendirici krem
Fiyatı: 86 TL
BIOTHERM, CELLULI LASER INTENSIVE NIGHT
Üçlü bitkiler ile şeker karşıtı bileşenlerle harmanlanmış. Selüliti kontrol altında tutmak için mikro dolaşımı canlandırır.Vücudun depoladığı yağ ve şekeri enerjiye dönüştüren inceltici losyon.
Fiyatı: 159 TL
Strawberry fiyatı: 70 TL
NIVEA, GOOD-BYE CELLULITE
Cildin sıkılaşmasına ve selülitlerin azalmasına yardımcı krem
Fiyatı: 29 TL
MURAD, FIRM AND TONE SERUM
Sıkılaştırıcı ve tonlayıcı serum. Cilt içinde dolaşımı harekete geçirir. Sıkılığı ve esnekliği arttırır. Selülit ve çatlakların görünümünü fark edilir derecede azaltır. Selülitleri 8 haftada azaltmayı hedefler.
Fiyatı: 210 TL
Strawberry Fiyatı: 99 TL
KORRES, BLACK TEA AND VERBENA ANTI- CELLULITE CREAM GEL
Vücut hattını yeniden şekillendirmeye yardım eden krem jel. Yağ birikimini önleyen siyah çay, mine çiçeği ve kafeini birleştirir. Mineral yağlar, silikon ve paraben içermez. Dermatolojik olarak test edilmiştir.
Strawberry Fiyatı: 64 TL
LAURA MERCIER, CREMEE BRULEE SUGAR SCRUB
Şeker tanecikli ovucu. İçerdiği macadamia nut ve tatlı badem ile cildi yumuşatırken, A ve E vitaminleriyle cildi nemlendirir ve yatıştırır. Cildin yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlar.
Strawberry fiyatı: 73 TL
ÇOCUKLARIMIZLA DOĞRU İLETİŞİM KURABİLİYOR MUYUZ?
23 Nisan 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Manşet, Çocuk Sağlığı
EMİR VERMEK, YÖNETMEK
YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, SUÇLAMAK







