HANGİ YAŞTA HANGİ SPORA, HANGİ ENSTRÜMANA???
03 Eylül 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Manşet, Çocuk Sağlığı
Çocuklarınızı televizyon ve internet bağımlılığından korumanın, yaratıcı, hayal gücü geniş çocuklar yetiştirmenin iki yolu var: Biri müzik, diğeri de spor. Siz istediğiniz kadar evde televizyona yasak koyun. Çocuğunuz isterse açmanın bir yolunu bulur. Bu sebeple yazımızı mutlaka okuyun!!!
ENSTRÜMAN SEÇİMİ
Çocuğun fiziksel yapısı göz önüne alındığında dört yaş itibariyle piyano eğitimine başlanabilir. Bu tabii ki pedagojik eğitim almış, dört yaş çocuğuyla iletişim kurabilecek bir eğitmen eşliğinde olmalıdır. Piyano ufak yaşta başlanabilecek bir enstrüman özelliğine sahiptir. Piyanonun direkt reaksiyon ve melodi verebilme özelliğinin payı bunda çok büyüktür. Bu yaşlardaki çocuklar keman, gitar, flüt, davul vb. enstrümanlardan belirli bir yaşa kadar ses alamadıkları için melodi çıkartmakta zorlanacaklarından başlatılırsa bile hemen soğuyabilirler.
Bunun tehlikeli yanı çocuğun müzikten tamamen soğuması olabilir. 7-8 yaştan itibaren keman eğitimine başlamak doğrudur. 8-9 yaş aralığında çocukların ilgisine göre gitar ve davul gibi enstrümanlara yönelmeleri sağlanabilir. Konservatuvarlarda enstrüman seçimi 11 yaşında yapılır. Demek oluyor ki çocuk 11 yaşından itibaren istediği her enstrümanı seçebilir, çalabilir. Hiçbir zaman bir enstrümana başlamak için geç kalındığı düşünülmemelidir. Merakı, hevesi olan 50 yaşındaki bir kişi bile istediği herhangi bir enstrümanı çalmaya başlayabilir.
En çok dikkat edilmesi gereken konu eğitmen seçimidir. Doğru eğitmen, enstrümanı iyi çalabilen kişi anlamına gelir. Eğitmen önce müziği sevdirmeli, ardından karşısındaki kişinin amaçlarını, isteklerini anlayabilecek biri olmalıdır.
ÇOCUĞUNUZ HANGİ YAŞTA HANGİ SPORU YAPMALI?
2-3 YAŞ
Sadece koşmak, yakalama, zıplama gibi temel hareketleri yapabilirler. Bu nedenle bu yaşta bir spor tercihi yapmak yerine, aileler çocukların aile bireyleri ve arkadaşlarıyla oyun oynamalarını sağlamalıdır. Bu amaçla bahçede koşma, yürüme, dans etme, suda gözetim altında oynama ve deneyimli kişiler eşliğinde jimnastik seçilebilir.
4-6 YAŞ
Dans etme, yüzme, jimnastik, ip atlama, elim sende, sek sek oynayabilir; üç tekerlekli bisiklete binebilir. Bu yaşta deneyimli kişiler eşliğinde yüzme ve jimnastiğe başlanabilir. Altı yaşından sonra çocuklarda güvenli ve kontrollü hareket yapma yeteneği gelişir ve spor tercihleri yavaş yavaş oluşmaya başlar.
7-10 YAŞ ARASI
Jimnastik, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, hentbol, bisiklet, tenis, yüzme gibi sporlarla ilgili temel eğitime ve bunların birleşimini içeren sporlara başlayabilirler. Zaman zaman bazı spor kulüpleri çocuklara ve ailelereyanlış yönlendirme yapabilmektedirler. Eğer çocuk sadece basketbol oynanan bir spor kulübüne gidiyorsa, çocuğa basketbolun tüm detayları yavaş yavaş verilmeye çalışılır. Ama asıl yapılması gereken çocuklara tüm toplu sporları içeren oyunlar oynatıp, onların el-göz hareket koordinasyonunun gelişmesini sağlamaktır.
10 YAŞ SONRASI
Önceki yaşlarda başladıkları sporları daha organize olarak yapmaya devam ederken, atletizm, güreş ve küreğe başlayabilirler. Birkaç yıl sonra ise daha çok kuvvet gerektiren sporlara; boks, tekvando, karateye yönlendirilebilirler. Bu sporlara daha erken de başlanabilir, ama yine de direkt bu sporlara değil, onların alt yapısını oluşturacak, esnekliklerini, dengelerini ve koordinasyonlarını geliştirecek temel hareketleri içeren antrenmanlara başlamak uygun olacaktır.
DOĞAL TERAPİ
KOKULARIN GÜCÜ AROMATERAPİ
Bitkilerden elde edilen yağlarla uygulanan aromaterapi, rahatlamanın da en güzel yollarından biri… Spa merkezlerinde uygulatacağınız ya da evde düzenleyeceğiniz aromaterapi seanslarıyla kendinizi daha huzurlu hissedebilir ve uzmanlara göre stres kökenli bazı sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
DİLERSENİZ EVDE DE UYGULAYABİLİRSİNİZ!!!
Bu yöntemin çok güzel bir yanı da uygulanması için mutlaka bir spa merkezine gitmenizin gerekmemesi. Aslında evinizde kokulu bir mum yakmak bile bir tür aromaterapi. Ancak bu işi daha bilinçli bir şekilde yapmak isterseniz, sevdiğiniz ve sizi iyi gelen birkaç yağı seçebilir ve bunları küçük seramik kaplarda ısıtarak( altında minik mum yeri olan ve sadece bu iş için üretilen özel kapları, doğal malzemeler satan dükkanlarda bulmanız mümkün) odanızın havasını değiştirebilirsiniz.
Bu yağların etkisiyle kimi zaman canlanabilir, kimi zaman da stresten arınabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken kuralsa bu yağları mukoza ( göz, burun ve ağız içi gibi) ve ince derilere ( koltukaltı gibi) kesinlikle temas ettirmemeniz. Aromaterapi klinik ortamlarda da daha farklı amaçlarla uygulanıyor. Buralarda, pek çok kas hastalığı, bel ve sırt ağrıları, romatizma kemik sorunlarıve kabızlık, tansiyon, uykusuzluk, el ve ayak terlemeleri, tedirginlik, gerginlik, baş ağrısı gibi stres kaynaklı problemlere aromaterapi seanslarıyla çare aranıyor. Ayrıca selülit ve kilo şikayetleri için de bu masajdan faydalanan var.
AROMATERAPİ SEANSLARINDA EN FAZLA AŞAĞIDAKİ YÖNTEMLERDEN YARARLANILIYOR:
MASAJ
Kas ağrılarını, kaslarda oluşan gerginliği gidermek amacıyla problemli bölgeye uygun yağla masaj yapılıyor.
BUĞU
Sıcak suyun içine, bir kağıt mendilin üzerine ya da yastığa gereken yağdan damlatılıyor ve koklanıyor.
BANYO SUYUNA EKLEMEK
Küvete doldurduğunuz sıcak suya hazırladığınız uygun karışımı ekleyerek aromaterapi özellikli bir banyo yapabilirsiniz. Yağı direkt olarak suya eklemeniz genellikle tavsiye edilmiyor. Bunun için önerilen, uygun yağ karışımını bir kaşık tuzla karıştırarak banyo suyunuza katmanız.
TENEFFÜS
Yakılan kokulu mum ve tütsüler de bu amaçla kullanılabiliyor.
BANYO ÜRÜNLERİYLE
Sabunlar, şampuanlar ve duş jelleri aromaterapik özellikli olarak sunulabiliyor. Etkileri çok geniş çaplı olmasa da hem teneffüs edildikleri hem de cilt tarafından emildikleri için belli bir ölçüde yarar sağlayabiliyor.
HANGİ YAĞ, NE SAĞLIYOR?
LİMON YAĞI
Cilde ve saçlara parlaklık veriyor, canlandırıyor.
OKALİPTÜS YAĞI
Stresi gideriyor, canlandırıyor ve nefesi açıyor.
NANE YAĞI
Solunum sistemine iyi geliyor, kişinin kendisini pozitif hissetmesini sağlıyor.
PAPATYA YAĞI
Cildi yatıştırıyor, stresi gideriyor, sakinleştiriyor.
GÜL AĞACI YAĞI
Hem bedensel hem de zihinsel yorgunluğa iyi geldiği söyleniyor.
LAVANTA YAĞI
Zihni açıyor, negatif düşüncelerin önüne geçiyor.
YASEMİN YAĞI
Sıkılaştırıcı özelliği var ve kişinin daha zinde hissetmesine yardımcı oluyor.
GREYFURT YAĞI
Kuruntu ve kıskançlık gibi duyguları gideriyor.
ÇAY AĞACI YAĞI
Antiseptik özelliği ile küçük iltihabi durumlara iyi geldiği belirtiliyor.
KEKİK YAĞI
Canlandırıcı ve uyarıcı özelliği var. Doğal antiseptik özelliği de bulunmakta.
PORTAKAL YAĞI
Gevşemeye, rahatlamaya yardımcı oluyor.
BİBERİYE YAĞI
Vücutta oluşan morlukları bu yağla masaj yaptığınızda, bir iki saat içinde morluğun azaldığını göreceksiniz. Ayrıca baş ağrısında, alına yapılan masajla ağrınız hafifleyecektir.
ZENCEFİL YAĞI
Kan dolaşımını hızlandırarak cilde tazelik veriyor. Nezle, grip ve soğuk algınlığında buğusunu 1-2 dakika kadar teneffüs ederseniz hastalığınızı daha rahat ve hızlı atlatabilirsiniz.
Kaynak:HT Akılllı Alışveriş
HAMİLELERE ÖZEL BAKIM
Hamilelik döneminde cilt her zamankinden daha fazla bakıma ihtiyaç duyar. Bu dönemde birkaç ay içinde vücudunuz büyük değişim gösterir. Cildinizi nemlendirmek, çatlak ve deformasyonları önlemek için seçtiğimiz kozmetik ürünleri deneyin. Güzelliğinizi koruyun.
MUSTELA, STRETCH MARKS DOUBLE ACTION
İçeriğindeki besleyici ve yumuşatıcı yağlarla cildin kolajen üretimine destek veren, çatlak önleyici krem.
79 TL
VICKY, ANTI-STRETCH MARK CREAM
İçeriğindeki besleyici bitkisel yağlarla cildin sıkılaşmasına, çatlak izlerinin azalmasına destek veren krem.
74,90 TL
L’OCCITANE, MOM AND BABY BALM
İçeriğindeki bitkisel yağlar ve yulaf ezmesiyle cildi rahatlatan, gerginlik hissini azaltan ve elastikiyetini arttıran balsam.
79 TL
LIERAC, PHYTOLASTIL
Çatlak izlerinin ilerlemesini durduran ve oluşumunu önlemeye yardımcı olan krem.
75 TL
MOTHERCARE, STRETCH MARK CREAM
Shea ve jojoba yağlı çatlak kremi, cildin elastikiyetini arttırıyor.
17,90 TL
L’ROUGE, ANNELİK ÖNCESİ KREM
Hamilelik sırasında oluşabilecek çatlakları engellmeye yardımcı krem.
34,52 TL
ROC, MATERNITY ANTI-STRETCH MARKS
İçeriğindeki soya, tatlı badem, kuş üzümü çekirdeği, kuşburnu yağlarıyla hamilelik ve emzirme döneminde cildi besleyen ve çatlakları önleyen yağ.
43 TL
Kaynak: HT Akıllı Alışveriş
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!!!

SONBAHAR TRENDLERİ
30 Ağustos 2010 Yazan didem
Kategori Genel, Manşet, Moda, Moda "Renk", Takı & Aksesuar, Trend
MOR: ASALETİN VE CAZİBENİN RENGİ
Markalar, bu sonbahar yine mor rengi baş tacı yaptı. Oscar De La Renta’dan Louis Vuitton’a kadar her marka mor rengi defilelerinde kullandı. Makyajda da, Mac, Nars, Lancome gibi pek çok markayı etki alanına aldı. Siz de bu sezonda mor rengi kullanmayı ihmal etmeyin, bizden söylemesi…
AFRİKA ETKİSİ
Dünya Kupasıyla birlikte herkes gözünü bu etnik kıtaya çevirdi. Moda da bundan nasibini aldı. Afrika’nın etnik çizgileri ve yerli desenleri elbiselerde, aksesuarlarda, ayakkabılarda ve hatta makyaj trendlerinde yerini aldı. Her defilede bu çizgileri, leopar desenleri, çöl havasını, kırmızıları ve kahveleri görmekteyiz. Siz hala bu esintiden etkilenmediniz mi?
PARLAYAN YILDIZ SİZ OLUN
Taşlı kıyafetlere ve aksesuarlara bayılıyorsanız, bu trend tam size göre. ” Çok mu kokoş oldum? ” demeden, gönül rahatlığı ile bol taşlı elbisenizi ve ya pabetinizi giyebilirsiniz. Bu sezon taşlar hiç olmadığı kadar çok parlıyor!!!
PİLİLİ PANTOLON YİNE ÇOK TRENDİ
Geçen kış ve sonbahar hatta yazın bile çok moda olan bu pantolonlar bu sonbahar ve kış yine çok moda. Yumuşak kumaşlardan, dökümlü, aşağı doğru daralan bu pantolonlardan mutlaka alın. Bu arada, MANGO’nun online alışveriş sitesi açılmış. Ben birkaç ay önce öğrendim. Mango’nun online sitesinin indirim bölümünden çok uyguna bu pantolonlardan birkaç tane alabilirsiniz.
YİNE DANTEL, HEP DANTEL
Ben bayılıyorum dantele. Bana kalsa dantelli ne görsem alırım. Fakat bunu eşimin pek hoş karşılayacağını sanmıyorum. Şimdi bayanlar bayram yakın. Çok güzel dantelli elbiseler var. Ben bir tane Koton da, bi tane de Mango da gördüm. Bayram için alıcam. Siz de elinizi çabuk tutun, bayrama ne kaldı ki!!!
BAYRAM TATLISI: GÜLLAÇ
Güllaç, yapımı kolay gibi görünen ama incelik isteyen geleneksel tatlılarımızdandır.
Güllaç İçin Gerekli Malzemeler:EN TUTKULU SEZON
Yaz indirimi başladı, raflar talan edildi, kalanların yanına sonbahar trendini yansıtan yeni ürünler eklenmeye başlandı. Dikkatle bakarsanız bu keşmekeşte ” ATEŞLİ” bir detay hemen dikkatinizi çekecektir: Yeni sezon ” ALEV ALEV” geliyor, tutkunun rengi kırmızı şimdiden 2010-2011 sonbahar-kış sezonuna damgasını vuracağının sinyallerini veriyor.
Dışarısının hamam gibi olduğuna, nem oranının yüzde 90′lara vurduğuna aldanmayın. Maalesef 2010 yazının son demlerine gelmiş bulunmaktayız, sonbahar önümüzdeki aydan itibaren kendini hissettirecek. Tabii alışverişler de bu geçişten etkilenecek.
MODACILARIN ÇOĞU ” KIRMIZI ” DEDİ
Modacıların çoğu 2010-2011 sonbahar-kış sezonunda ”KIRMIZI” da birleşti. Hem resort hem de ana sezon kolleksiyonlarında kırmızı renk hakimiyeti söz konusu…
Kırmızı, önümüzdeki sezon gerek çanta, ayakkabı, çorap gibi aksesuarlarda gerekse elbise, ceket, pantolon, mini elbise, capri, deri pantolon gibi pek çok kıyafette, içimizi ısıtacak.
ABİYE ELBİSELER BAŞ DÖNDÜRÜYOR
Kırmızı ve tonları, abiyeler söz konusu olduğunda en feminen modellerde tercih ediliyor. Örneğin daracık, vücuda oturan mini ya da uzun verev kesim yırtmaçlı bir elbisede… Kırmızı dantel, deri, saten, şifon veya kadifeden hazırlanmış iddialı bir tasarım, açıkçası benim de zaman zaman favori parçalarım arasına giriyor.
AKSESUVARDA SON DURUM
Ve son olarak: aksesuarlar…Aksesuar seçimlerinde kırmızı bir ayakkabı, deri saten bir çantanın yerine bu sezon hiçbir şeyin tutmayacağını bu sezon söyliyeyim… Simsiyah bir elbiseye hayat vermek istiyorsanız, feminen yanınızı gösterin ve aksesuar tercihinizi kırmızıdan yana kullanın. Gelin yaz bitiyor diye dertlenmekten vazgeçin, kendinizi yeni sezonda sizi bekleyen tutku seline bırakın. Modanın ve iddianın tadına varın.
EN YENİLER!!!
SUYA GEREK YOK
ORIFLAME’İN yeni ürünü HairX Pure Balance Kuru Şampuan her gün saçını yıkamaya fırsat bulamayanlar için ideal.
Fiyatı: 9,90 TL
NEUTROGENA’NIN çok kuru ciltler için ürettiği bakım losyonu cildi nemlendirirken, onarıp daha dayanıklı kılma iddiasında.
Fiyatı: 20,95 TL
BU ÇANTA KANSERLE SAVAŞIYOR
AVON Sağlığa Yolculuk Projesi kapsamında satışa sunduğu ve geliri meme kanseriyle mücadele çalışmalarına bağışladığı ürünlerine bir yenisini ekledi. Yüzde 100 pamuklu kumaştan üretilen bu çanta plajda ve günlük hayatta kullanmak için uygun.
Fiyatı: 15,90 TL
İRİ ÇERCEVELERDEN HOŞLANANLARA
LACOSTE EYEWEAR’ın yeni kadın koleksiyonundaki kare şeklinde iri çerceveli ve renkli saplı gözlüklerin siyah, kahve, pembe ve kırmızısı var.
Fiyatı: 552 TL
BIÇAKLAR ONA EMANET
Buldumbuldum.com’da satılan Woodo bıçak seti, mutfağını eğlenceli bir şekilde dekore etmek isteyenler için… Setin insan şeklindeki plastik ana gövdesine gizlenmiş mıknatıslar bıçakların sabit durmasını sağlıyor.
Fiyatı: 159 TL
SEVİMLİ MAYMUNLAR
KİPLİNG markasının maskotu olan ve çantalarının üzerinde de bulunan maymun anahtarlıklar artık ayrı olarak da satılıyor.
Fiyatı: 15 TL
YAZLIK TAKILAR
KYO MY FRIENDS’in yaz koleksiyonundaki renkli bilezik ve kolyelerde doğal taşlar, boncuklar ve püsküller kullanılmış.
Fiyatları: 9,90-54,90 TL arasında değişiyor.
VANİLYA DA VAR ACI BİBER DE
Baharat markası KOTANYİ yeni serisinde hem tatlı düşkünlerini hem de acı sevenleri düşünüyor. Değirmen kapaklı şişelerde satılan karamel-vanilya karışımı, tuzlu acı biberin fiyatı: 5,49 TL
DÜNYANIN İLK VE TEK YIKANABİLİR ALÇISI İLE DUŞ ALABİLİR, DENİZE VE HAVUZA GİREBİLİRSİNİZ!!!
ORTOPEDİDE DEVRİM YARATAN BULUŞ TÜRKİYE’DE!
Mucidi Güney Koreli bir doktor olan Hibrit Alçı, yaz aylarında sıkça yaşanan kazalarda, özellikle kol ve bacak kırıklarında, tedavi için alçı kullanılmasını gerektiren sakatlanmalarda, kazazedenin tedavisini konforlu bir şekilde sağlıyor ve tatiline devam etmesine fırsat veriyor.
Sıcak yaz aylarında özellikle havuz başında meydana gelebilecek kazalarda sıkça yaşanan kol-bacak kırılmaları, tatilinizi zehir edebilir. Dünyada bu tür durumlar için üretilen yeni bir tedavi sistemi olan Hibrit Alçı sistemi – HM CAST şimdi Türkiye’de… Bu yeni ürün, özellikle kol ve bacak kırık çıkıklarında ve tedavi için alçı kullanılmasını gerektiren sakatlanmalarda, kazazedenin tedavisini konforlu bir şekilde sağlıyor ve tatiline devam etmesine fırsat veriyor. Bilindiği gibi klasik alçıda suyla temasın olmaması gerekiyor. Oysa Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST ile havuza, denize girmek, duş almak mümkün.
Dünyanın ilk ve tek yıkanabilir alçısının sunduğu kolaylıklarla, her şeye rağmen tatilinize devam edebilir, günlük aktivitelerinizi kesintisiz sürdürebilirsiniz. Sadece alçının takılmasından sonra 24 saat beklemek gerekiyor. Sonra suyla temasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST eski tip alçılara göre son derece hafif olmasıyla da dikkat çekiyor.
Eski tip alçılar 3–4 kiloya kadar çıkarken, bu ürün çok hafif. Kol kırıklarında uygulanan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST sadece 250 gram civarında. Bacak kırıklarında ise 350 grama kadar çıkıyor. Bu durum hastaya büyük hareket kolaylığı sağlıyor. Günlük aktiviteleri kısıtlamayan, kısmi de olsa hareket özgürlüğü sunan bu alçı sayesinde, hastanın psikolojisi de olumlu bir şekilde etkileniyor.
Bütün Türkiye’de satılıyor Güney Koreli Ortopedi uzmanı Dr. Lee’nin buluşu olan ürün patentli ve FDA, KFDA onaylı. CE Belgesi de bulunan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, özel deri koruyucu kılıf ile birlikte kullanılıyor. Böylece alçı uygulanan bölgenin hava almasını sağlıyor ve tahrişi önlüyor. Özel dokusu sayesinde hastayı terletmeyen Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, kaşıntı ve koku da yapmıyor. Uygulaması da son derece kolay. Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, oda sıcaklığındaki suya batırıldıktan sonra, deri koruyucu kılıf ile birlikte, çorap gibi geçirilerek kırık uzva giydiriliyor. 7 ila 15 dakika içinde sertleşen alçı, görevini yerine getirmeye başlıyor. Her ölçüye uygun olarak tasarlanan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, 12 ayrı ölçüde bulunabiliyor.
Ayrıca, yüksek X-Ray geçirgenliği sayesinde alçıyı çıkartmadan röntgen çektirmek mümkün olabiliyor. Özel şeridi sayesinde kolayca çıkarılabilen ve kesilirken toz çıkartmayan Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, istenirse tekrar birleştirilerek kullanılabiliyor. Kırıklar dışında, yumuşak doku enfeksiyonlarında, travmada ve atel kullanmayı gerektiren durumlarda da tercih edilebiliyor. Atel kullanan ve sürekli çıkarıp yeniden takan hastaların iyileşme sürecinin uzamasının da önüne geçilebiliyor. Konforu, şık görünümü ve sağladığı avantajlar nedeniyle dünya çapında büyük ilgi gören Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, Türkiye’ye İzmir merkezli MF Medikal Özel Sağlık Hizmetleri tarafından getiriliyor.
Hibrit Alçı Sistemi – HM CAST, Türkiye çapında giderek yaygınlaşıyor ve özel hastaneler ile medikal malzeme satan firmalarda bulunuyor.
Ayrıntılı bilgi için: PR Ekstra – 288 51 24
YAZ SOFRALARI İÇİN 6 ”SICAK” FİKİR
MASA DEKORASYONUNDAN YEMEK SEÇİMLERİNE KADAR YAZ SOFRALARINIZIN DAHA DEKORATİF VE LEZZETLİ OLMASI SİZİN ELİNİZDE. KURALLAR BASİT, UYGULAMAK İSE OLDUKÇA PRATİK.
Teras veya arka bahçenizde hazırlayacağınız keyifli bir mangal partisi için atıştırmalardan içeceklere ve dekorasyona kadar sıra dışı, şık ve bir o kadar da trendy sunumlar hazırlamak için altı ipucunu biz veriyoruz, partiyi hazırlamaksa size kalıyor.
1. TABAKLAR KÜÇÜLÜYOR: Klasik bir yemek servisi üç tabaktan oluşur: Soğuk servis, sıcak yemek ve tatlı. Küçük aperatiflerle hazırlanmış bir kokteyl yaz sunumlarının en eğlenceli kısmı. Özellikle mangal partilerinde, misafirler masa etrafında oturmak yerine ayakta sosyalleşmeyi tercih ettiklerinden, klasik yemek servisi yerine küçük tatlı tabaklarında servis hazırlayabilirsiniz.
2. HAFİF VE LEZZETLİ PUNCHLAR: Bu yaz rengarenk punchlar hazırlamak çok moda. Üstelik mis kokulu taze meyvelerle hazırlayacağınız içeceği isteyene alkollü ya da alkolsüz olarak da ikram edebiliyorsunuz. Meyvelerle süslediğiniz içeceği cam kasede sunacağınız gibi ayaklı büyük bir cam kadehte de ikram edebilirsiniz. Böylece masanıza farklı bir stil de katmış olursunuz.
3. BİRA TEST PARTİLERİ: Dış mekan partilerinde bu yıl lezzet testleri çok popüler. Küçük bardak ya da tabaklarda tadımlık olarak sunacağınız seçeneklerin yanına hakkında not almaları için renkli not kağıtları iliştirmeyi de unutmayın. Özellikle içecek seçeneklerini bol buz doldurulmuş galvaniz kovalarda ikram edebilirsiniz.
4. DOĞALLIK ÖN PLANDA: Sade, renkli ve uygulaması çok pratik dekorasyon fikirleri yazlık seçenekler arasında. Yeşil en trendy renk, özellikle de parlak tonları. Yemek masasının ortasına yerleştireceğiz cam ve toprak saksıları bol yapraklı çiceklerle masada bir odak noktası yaratıp yiyecek ve içecekleri bunun etrafına dağıtabilirsiniz.
5. BRUNCH KEYFİ: Yaz partileri ille de akşamları organize edilmez. Eğer keyifli bir terasınız varsa bol güneşli, aydınlık ve taptaze bir pazar sabahını arkadaşlarınız için hazırlayacağınız bir brunchla karşılayabilirsiniz. Rengarenk dilimlenmişve süslenmiş taze meyve dilimleri, lezzetli fransız tostları ve sıkılmış portakal suyuna kim hayır diyebilir ki? Sofram daha zengin dursun istiyorsanız menünüze şekerle karamelize edilmiş muzlar, çikolatalı keke dilimleri ve minik kadehlerde creme brule ekleyebilirsiniz.
6. MEYVE DEKORLARI: Yaz ayları tam bir meyve şöleni gibi. Öyleyse neden bundan faydalanmıyorsunuz? Örneğin kavun, salatalık ve nane karışımı bir parça feta ekmeği ve hindibağ filizleri ile birlikte hazırlayarak şık bir sunum yaratabilirsiniz. Yanında vereceğiniz hafifi alkollü bir içecek ya da bol naneli bir limonata lezzeti pekiştirir. Çok sıcak günlerde bol buzlu bir salatalık çorbası da hazırlayabilirsiniz.








